10 Şubat 2013 Pazar

Çizelim Sosyalleşelim

  Mobil (gezici) olma konusu eskiye kıyasla oldukça zirvede. İster telefon uygulamaları olsun ister mobil internet ve oyunlar olsun şu anda en çok pazar payı bu kategoride. Unutmadan, tabletler bu pastada en büyük dilimi hak ediyor. Mobil platformların kategori ayırtetmeksizin zirve yapmasında insanların devamlı paylaşma güdüsü yatıyor. En basit örnekle facebook'ta paylaşılan sürüyle kişisel fotolar veya ne yaptıklarını duyurmak gibi.




 Firmalar boş durmadan hemen bu paylaşım kazanına kendi kazanlarını da eklemeye başladılar. Önce foursquare (yer bildirimi) adlı programı gördük. Daha sonrasında insanların devamlı kaynaşmasını sağlayan ask.fm (soru sorma kanalı) ve formspring sayfalarıyla tanıştık. Aslında sıralamaya kalksak şu anda yüzlerce hatta binlerce bunlara benzer yazılımlar cirit atıyor.  İlk çıktığında gazetecilerin özellikle haber alışverişi için kullandığı twitter bugün amacının hayli ilerisinde desek yanılmış olmayız.




  Gelelim asıl meselemize, yine sosyal bir uygulama olan "Didlr" adlı mobil platforma. İşleyişi ve kullanması biraz farklı olan Didlr aslında bir sosyal ağ çizim programı. Basit bir renk paleti ve fırça ile içinizdeki sanatçı ruhu konuşturup Didlr halkı ile paylaşıyorsunuz hatta arkadaşlarınızı da davet edip devamlı çizmeye endeksli bir dünyada yaşıyorsunuz. Twitter ve paint programlarını birleştirin ve karşınızda Didlr.  Basit ama çok etkili. Görüşmek üzere ;)



 Uygulama o kadar popüler ki sadece tek platform içerisinde yer almıyor hatta tabletlerde de kullanıldığından, yetenekli kişiler sanatını mobil platformda da konuşturuyor. Gözümüze çarpan güzel çizimleri sizlerle paylaşıyoruz;





















26 Ocak 2013 Cumartesi

Taze Klip çıktı

 Wax Poetic'in en sevdiğim yanı İstanbul'a dair izler taşıması. Yani sözlerin veya kliplerin. Bunda tabi İlhan Erşahin'in payı büyük :)  Son albümleri için internette deli gibi klip ararken (canlı performanslar hariç) en sonunda "No Escape" klibini buldum. Akustic versiyonu da orjinali kadar iyi olan ve İstanbul/İstiklal'de canlı performans olarak kaydedilen parçayı sizlere sunmaktan onur,gurur ve bir şeyler duyuyorum.

19 Ocak 2013 Cumartesi

Eskiden bu vardı: Hey mayt versene borç

  Eskiden bu vardı bölümünde aklımızda kalanları kurcalayarak içerisinden Arçelik Mite Buster elektrik süpürgesini size tanıtmak istedik. Gören de pazarlıyoruz sanacak. Yok ben bir şey almıyorum, zaten üretimi durmuş bir ev aleti. Diğer süpürgelerden farklı kılan neydi peki bu aletin ?


 Şöyle anlatmak gerekirsek, daha iyi bir temizlik sunmayı hedefleyen bu cihaz evlerimizdeki halılarda yaşayan mite (mayt) mikropları da daha iyi bir çekiş gücü ile alarak süpürme sonrasında yok ediyordu. Ev tozundan alerji meydana gelen bünyeler için birebirdi. Gerçi şimdi yaptığım araştırmalarda Güneş Işığı mite'ı yok ediyormuş. Buyur buradan yak :) Yani Güneş girmeyen eve doktor girer lafına geliyoruz.

 Evinizi süpürdünüz cillop gibi oldu, sonrasında hortumun takıldığı yerde kapak vardı onu aşşağıya indirip. Mite düğmesine basıyordunuz ve içerisindeki artan sıcaklıklarda mite'lar ölüyordu (muş) Arçelik yazan kısım ise kapaktı ona bastığınızda kapak açılır diğer ekipman başlıkları ortaya çıkıyordu tülleri, kornej aralarını, koltuk altlarını süpürmek için.

 Aklımızda ve eskilerde kalan bir ürünü size tanıttığımız için çok mutluyuz :D yine bekleriz. Hayırlı işler.


13 Ocak 2013 Pazar

Yol farketmeksizin ...

 Bisiklet bölümümüzün bu seferki konusu yol bisikletinin sadece kalıplarda bildiğimiz olan yol bölümü ile olan kısmı. Yol bisikleti adı üzerinden de anlaşıldığı üzere, yol ve yolcu aerodinamiği için özel ve hafif alaşımdan (alüminyum veya karbon) yapılıyor. Sürüş biçimi de hafif kamburumsu (rüzgarlı havalarda özellikle) oluyor. Yol bisikleti bugüne kadar hep bu dediğimiz işte asfalt ve düz yollarda kullanılır biçimindeydi. Martyn Ashton bu kalıpların dışına çıkarak bize yol bisikleti ile neler yapılabileceğini gösteriyor.

 Unutmadan belirtelim, bu işleri yapmak için çok profesyönel olmak ve bisikletinizin en iyi karbon malzemeden üretilmiş olması gerekmektedir. Aksi taktirde, altından kalkamayacağınız kazalarla karşılaşabilirsiniz. Buyrun hep birlikte izleyelim;



Bu güzelliğin perde arkası ise

Giden geri gelir mi ?

2005-2006 yılları. O zamanlar gençliğin verdiği enerji ve arayışlar... ah o güzel zamanlar, jeşkeler yok tabi :) bir oraya bir buraya vuruyoruz kendimizi. Sonraları Pulp diye bir mekan keşfediyoruz ve atıyoruz kendimizi oraya. O zamanlar mekanın ve piyasanın en havalı, adam gibi grubu olan MAT ile tanışıyoruz. Piyasadaki tüm şarkıları kendi yorumlarıyla o kadar güzel söylüyorlardı ki o zamanlar böyle bir grup da görmemiştim. Repertuar çok genişti.












 Daha sonra matonline forum sayfaları olduğunu keşfediyoruz ve diğer performansları kovalıyoruz... İlk performanslarında "Yosun" adlı parçalarını dinlemiştik, kendi üretimleri olan hoş bir parçaydı, sözleri de bir o kadar iyi.

 Grup Elemanlarını tanıtmaya başlarsak;

Korhan Uran (Salça) Bas gitar









Engin Murat Yavuz (Zibidi) Gitar









Fatih Aygün (Vokal, gitar)







Onur  (Bateri) (Daha sonra ayrılıp yerine Taner Keser geliyor)


Daha sonra 2007 senesinde kendi ismini taşıyan ilk albümlerini  (MAT- MAT) Piyasaya sürüldü. İçerisinde 13 adet parça vardı. Hatta İstanbul klibi ve diğer klipleri için de figüranları kendi hayranlarından seçerek böyle bir güzellik yaptılar.

 Bu sırada dream tv ve diğer müzik kanallarında muhteşem bir şekilde klipler dönmeye başlıyordu. Hatta bazı şovlara da katılıp canlı performans verdiler.

 O zamanlarda flash animasyonların popüler olduğu dönemde destroy onur nikli bir arkadaş devamlı eğlenceli işler yapıyordu. Mat bunları sevdi ki "Herkes Biliyor" parçasını destroy onur'a yaptırdı.

 Zamanın sevilen ve beyinlerde yer eden çizgi filmi "Clementine" için ise çok güzel bir parça yapılmıştı. Sözlerin olmadığı ve etrafta gördüğünüz alet edevat ile yapılmış keyif dolu parçanın klibi de yanılmıyorsam Galatasaray Lisesi'nde çekilmişti.





 Aradan uzun zaman geçti, kendilerini THY reklamı "Feel Like a Star" mottolu jingle ile gördük.



2011 senesinde son albümleri ve ayrılacağının haberini veren Mat ayrılık üçlemesi adında son albümünü yayınladı.

 Her başlangıcın bir bitişi olduğunu ya da her güzelliğin birgün solacağını unutmuştuk. Sayfalarındaki haberde artık devam etmeyeceklerini ve bundan sonra jingle hazırlamak ile meşgul olacaklarını öğrendik.




 Mat hakkında yazmamızın sebebi aslında, gençlik zamanlarını olabildiğince dolu dolu ve saçmalayarak geçirdiğimiz bir zamanda kendimizden birer parça bulmamız ve geceden bağlandığımız yerlere sabaha kadar eşlik etmemizdi. İyi de olmuş açıkçası... Devam etse hiç fena olmazdı. Umarız günün birinde yeniden araya gelirler. Albüm olmasa bile canlı performans izlemek isteriz onlardan.


Yosun tutmamak istiyorsanız;


İstanbul ağlatır


Daha fazla bilgi için ise;

http://www.matonline.net/hakkimizda
http://www.yosunmuzik.com/soundtracks-and-jingles

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı