24 Ağustos 2013 Cumartesi

Türkiye'nin Jeopolotik Önemi

 Eyy dostlar :) dayanamadım geldim yine. Bir şeyler yazalım çizelim dedik. O da etraftaki rahatsızlığın hiç dinmemesinden dolayı oldu. Gezi Parkı öncesi ve sonrası dikkat edersiniz etraf bir şekilde sakinleşemiyordu. Mısır'ı desen ayrı, Suriye'si desen ayrı. Biliyorsunuz Batı'nın Büyük Ortadoğu Projesi var ama bunu ehemen istediği gibi gerçekleştiremeyeceği için kullanacakları yöntemler çok farklı şekilde olacaktı. Gerçek örnekleri verelim,

 Yabancı şirketlerin Ülke içinde sayısının artması.
 Buna bağlı medya kuruluşlarının da artması
 Yabancı şirketlerin yerli hammaddeyi çıkartması ve işlemesi
 Kendi para değerlerini arttırıp, sizin tekelinizi kırmak
 Darbe eski bir yöntem gelişmiş devletler için, şimdi demokrasi adı altında milleti kışkırtmak


Şirketler adlı bir belgesel izlemiştim. Şu anda kolayca bulabilirsiniz hatta bunun hakkında da bir şeyler yazacaktım ama olaylar o kadar birbiri ile karmaşık bir bağlantı ile bağlı ki açıkçası buna fazla zaman ayıramadım ve her gerçeği öğrendiğinizde yüzünüzün biraz daha düşmesi... İşte bu yüzden yazmaya da ara vermiştim :) Şimdi şirketler konusu şöyle, bizim pazarımıza giren yabancı elemanlar ,şirketler yani yüüzdesel olarak nüfuzları kaç bilmiyorum ama en olmadık şekilde derinlere işlemeye çalışıyorlar. İlk zamanlar Türk ortakla pazara giren şirketler zamanla Ülke içindeki değişimi anlamaya çalışıyorlar.

 Her şeyi bir kenara bırakalım. Jeopolotik önem ta yıllar önce oluşan bir kavram.

 Olay günümüzde YERALTI KAYNAKLARI SAVAŞIDIR.

İlkokulda okuyan çocuklarınıza hala tarih derslerini sudan sebep bahanelerle çıkan savaşlardan sonra böyle oldu diye okutuluyorsa alın onları bir köşeye gerçekleri anlatın lütfen. 106 yıl önce II. Abdülhamit petrol haritası hazırlattığı zaman diğer Ülkeler hemen gözünü bu tarafa çevirdi. Dikkat ederseniz tarih sahnesinde de Osmanlı İmparatorluğu çöküş zamanlarında diğer devletler hep bir isyan peşinde ve halk ayrımcılık istiyordu. Tarihin gerçekleri çoğunlukla saklanıyor. II.Abdülhamit petrol haritasını çıkarttıktan sonra arka planda gizli anlaşmalar oluştu bunun sonucunda ne hikmetse sanki kağıda çizilmiş gibi devletler hemen arazileri paylaştılar.


Petrol o kadar farklı bir kaynak ki olmazsa olmaz bir durumda ve şu anda yeraltı yüzdeleri düştüğü için daha kıymetli ve batı artık doymayan bir yaratık haline geldi. Daha fazla ve daha fazla. Gözleri hiçbir şeyi görmüyor bu yüzden varil fiyatlarını neredeyse sıfır maliyetle kendileri çıkartmak istiyorlar.

 Paranın kontrolsüzce kullanılması ve insani değerlerin günümüzde yitirilip yerine açgözlülüğün gelmesi işte ahlakı kaldıran öldüren nedenlerden biri. Bu yüzden bulunduğumuz konum çok tehlikeli yeraltı madenlerimizin çoğu çıkartılmamış ve bu şimdilerde savaş sebebi. Bor-Uranyum vs. madenler şimdi ve gelecekte çok ama çok önemli birer element. Petrol'ün bitimine yakın bunlar enerji elde etmek için kullanılacaklar.

 Keza su savaşları şimdilerde gizli gizli ilerliyor. Toprakları parçalayıp, önemli su yatağı geçişlerini elde edip onlardan elektrik üretecekler. Neden mi ? Geleceğin teknolojisi Elektrikli Otomobiller :)
Sonra firmalar arasında elektrik istasyonları savaşları başlayacak, pardon başlamayacak onlar zaten bunların da kararını verdiler bile.


 Televizyon izlememeye çalışıyorum. İzlersem de geceleri iki-üç kanal doyurucu programlar yapıyor onları izliyorum. Bunun dışında izlemek isterseniz iki tane belgesel tavsiye edebilirim size. Günümüzde artık devlet politikalarına yön veren yeni yöntem: Şirketlerin büyümesi ve verilen kararları anlatan "Şirketler" belgeseli ve diğeri de "Elektrikli arabayı kim öldürdü?"





7 Ağustos 2013 Çarşamba

Biraz Mola

 Sevgili canlar, cananlar ve dostlar. Blog üzerinde takipçi olanların dışında kaç kişi okuyor veya izliyor bunu bilmiyorum ama burayı ilk yayın hayatına geçirip, şekillendirme işi gerçekten çok keyifliydi. Hayatta yaptığım en büyük hata ise kendimi hep gerçeklerle yüzleştirmem oldu. Toz pembe gözlükleri takamadım, kullanamadım. Kandıramadım, kandırmadım.

 Meğer bazı şeyleri doğru yapmamak gerekiyormuş. Bünyem yoruldu açıkçası. Yazmak çok keyifli bunu inkar etmiyorum :) bünye olarak rahat duramayan bir kişiliğe sahibim, çok farklı işlere dalıyorum ve bu tek kişilik bünyenin kaldıracağı şeyler değilmiş.

 En son gezi olaylarının patlak vermesi de tadımı tuzumu çok kaçırdı.

 İşi balon gibi şişirip, kendine pastada pay almak isteyenler

 Hala ilkokul tarih kitaplarıyle tazecik beyinleri yalanlarla yıkayanlar, hatta komiktir ki ilkokul-ortaokul-lise kademelerinde tarih dersleri hep aynı gidiyor. Birileri demiyor mu bu beyinlere "Savaşlar Ülken'in jeopolitik öneminden dolayı çıktı"

 Milleti yalan dolan haberlerle, photoshoplarla gaza getirenler

 Araştırma ve okuma merakı olmayan toplumun, körü körüne her şeye balıklama atlayıp inanması

 Yeni nesilin (genelleme yapmıyorum) sadece sanal ortamlarda ahkam kesip deli gibi kız peşinde koşup kendi asosyalliklerini kusması buna paralel içinden çıkılamaz durumlardan kendini kurtaramaması

 ve daha fazlası. Herkes kendi küpünün peşinde.

 Ben uzun bir mola veriyorum bu[ara]ya :) sessizlik seven biriyim ve başka projeleri hayata geçirmeye başladım. He arada olur ya, yine dükkanım bu[ara]da :)  döktürürüz bir şeyler. Kalın sağlıcakla. Bir şey olursa aklınıza gelen. Çekinmeyin, yazın, paylaşın.

 Hoşçakalın

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı