Kediler sokaklarda anlamsız anlamsız gezerken,köpekler ise sigara böreği yerken ben ne yapıyorum? Siz ne yapıyorsunuz? Portakalın ve elmanın asit düzeyi aynı mı lehnnn?
Sıyırdım farkındaysanız aklım başımda değil. Şimdi bunu geçelim de gelelim asıl konuya.
Ne zamandır şöyle güzel bir sese,güzel bir albüme hasrettim taaaa ki yanlışlıkla ve uykulu bir bünyeyle klip ararken. Cuma gecesi arkadaşa bir parça atacakken elim yanlışlıkla "Cults" grubunun "Abducted" adlı parçasına gitti ve iyiki de gitmiş. Hayatımda en zevk aldığım bir hata oldu sanırım. Grubumuz Indie Pop icra etmektedir fakar şöyle bir şey var 80-90 kuşağının enerjik hissini vermektedir. İnanmıyorsanız dinleyin ulen adamı hasta etmeyin demiyorum bakın anlatıyorum. Bu enerjik hissini veren sadece kullanılan enstrümanlar veya sound dışında vokal olan Madeline Follin ablanın o tatlı ve şeker sesi :)
Hala Madeline Follin'in kim olduğunu çıkaramadıysanız pazar günleri gazeteler ile verilen bulmacalar içindeki iki resim arasındaki farkı bulun kısmını inceleyin lütfen. Imogen Heap-Feist ve Grace Slick üçlemesinden sonra yeni birisini daha kabul ettik aramıza o da Madeline ablamız canımız kanımız.
Cults yeni kurulan bir grup ama ilk albüme göre hiç de yabana atılacak işler yapmamışlar. Helal olsun diyorum, tavuk-pilav ve ayran ısmarlıyorum. İlk albümde grupla aynı ismi taşıyor. Dikkatimi çeken iki parça var ilki tanıştığım parçaları Abducted ikincidi de You Know What I Mean. Onun dışındakiler de tabi ki güzel ama hoşuma gidenler içinde ilk sırayı bunlar aldı. He bak bu adam kendine müslüman anlattı anlattı canımız çekti, sevdirip gitti demeyesiniz diye iki parçayı da sizlerle paylaşalım.
Kısık sesde sessiz bir yerde de dinlenebilecek bir ses bu veya çok neşeliyseniz hatta ve hatta kafaysanız :D tatlı bir saykodelik modu da yaşayabilirsiniz.
Bu klipte de Küçük İbo'yu oynatacaklarmış ama kazık kadar olduğu için vazgeçmişler bu hobbiti bulmuşlar;
10 Aralık 2011 Cumartesi
4 Aralık 2011 Pazar
What is this? This is a Eşşeğin Ayağı
Sevgili sanal alem okuyucuları,klavye delikanlıları ve sosyal-asosyallik arasında gidenlerim. Hepinize kucak dolusu sevgileri sunuyorum ve hemen yanımdaki uzaylı konuğuma dönüyorum. 51. Bölgeden bize bol radyasyonlu şekerler getirmiş sağolsun...
Gözümüze çarpan ciddi başlıklarla bu[ara]da sizlerleyiz.
Katliam virüsü geliştirilmiş. Afferim lan valla afferim alkışlayacağım ama her yerim kireç tuttuğundan şeyimle alkışlıyorum sizi. Hollanda'da Erasmus Tıp Merkezi'nde Ron Fouchier abi başka işi gücü yok hani bilime nasıl faydalı olurum veya ne yaparsam daha iyiye gideriz işlerini bırakmış. Mallama sen gel herhalde playstation'da çok Residen Evil oynadı, katliam virüsü geliştir. Olur mu böyle şey ya? Sevgili okurlar siz söyleyin. Şeytan diyor git bas Tıp Merkezini ağzının orta yerine iki tane çarp adam akıllı da aklı yerine gelsin denyonun. Tamam günümüzde artık savaşlar silah,taş,sopa vs. ile yapılmıyor da bu kadar göz dağı vermek de saçma yani. Aşı deseniz zaten onlar hastalıkların yayılması için bir piyon.Bunu da H5N1 ( Bu ne lan 5N 1K gibi) kuş giribinden geliştirmiş. Açıkçası kınıyorum ve özet olarak da y@?!raaa yedik sonumuz hayrola.
Geçen arabayı yıkatıyorum inanır mısınız pırıl pırıl oldu sonra arkaya bir baktım beni yıka,beni sil,abi beni sev yazıları çıktı anlam veremedim. Belki de vermek istemedim.
Alişan abimizde ne zaman yüzünde güller açsa bir haller oluyormuş. Havada durdu şahitleri var gibi değil bu bambaşka bir şey. La la la, ho ho ay aman çok mutluyum triplerine girdiğinde evindeki duvarlarda ibranice yazılar çıkıyormuş,silince yine çıkıyormuş. Şimdi abi birincisi gözleri iyi bir hastanede kontrol ettirmekte fayda var ikincisi tavuk karası olmuş olabilirsin. Üçüncü olarak da hangi temizlik maddesini kullanıyorsun? Bir ACE-Domestos ikilisi ile bu sorunun üstesinden gelebilirsin diye düşünüyorum. Bkz. Ayşe Teyze ile ilgili blogum..Umarız en kısa zamanda bu hastalık geçer de kendisini ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde görmeyiz.
Evde çok gizli bir sığnağım var ne bulsam oraya saklıyorum hatta iki tane atom bombası bile var. Zor günler için hani can sıkıntısında patlatılacak bir şey değil. Küçükken annem tembihlerdi hep olum boş bulduğum atomları eve getirme diye.
Türkiye'nin en az 10 atom bombası var! Bu kalıp neredeyse 5-6 seneden beri ABD (İşin ingiltere tarafı da var) hangi ülkeye girmek istese bu bahaneyi ve dikkat edin Kitle imha silahları var! Bahanesini kullanıyor ben de kıllanıyorum haliyle. Yalan dolan yapmaya gerek yok varsa bile dış güçlerden izinsiz kullanılamaz yoksa bile demin bahsettiğim konu geçerli. Bize saldırmak istiyorsanız açık açık sözlemeniz yeterli.
Gözümüze çarpan ciddi başlıklarla bu[ara]da sizlerleyiz.
Katliam virüsü geliştirilmiş. Afferim lan valla afferim alkışlayacağım ama her yerim kireç tuttuğundan şeyimle alkışlıyorum sizi. Hollanda'da Erasmus Tıp Merkezi'nde Ron Fouchier abi başka işi gücü yok hani bilime nasıl faydalı olurum veya ne yaparsam daha iyiye gideriz işlerini bırakmış. Mallama sen gel herhalde playstation'da çok Residen Evil oynadı, katliam virüsü geliştir. Olur mu böyle şey ya? Sevgili okurlar siz söyleyin. Şeytan diyor git bas Tıp Merkezini ağzının orta yerine iki tane çarp adam akıllı da aklı yerine gelsin denyonun. Tamam günümüzde artık savaşlar silah,taş,sopa vs. ile yapılmıyor da bu kadar göz dağı vermek de saçma yani. Aşı deseniz zaten onlar hastalıkların yayılması için bir piyon.Bunu da H5N1 ( Bu ne lan 5N 1K gibi) kuş giribinden geliştirmiş. Açıkçası kınıyorum ve özet olarak da y@?!raaa yedik sonumuz hayrola.
Geçen arabayı yıkatıyorum inanır mısınız pırıl pırıl oldu sonra arkaya bir baktım beni yıka,beni sil,abi beni sev yazıları çıktı anlam veremedim. Belki de vermek istemedim.
Alişan abimizde ne zaman yüzünde güller açsa bir haller oluyormuş. Havada durdu şahitleri var gibi değil bu bambaşka bir şey. La la la, ho ho ay aman çok mutluyum triplerine girdiğinde evindeki duvarlarda ibranice yazılar çıkıyormuş,silince yine çıkıyormuş. Şimdi abi birincisi gözleri iyi bir hastanede kontrol ettirmekte fayda var ikincisi tavuk karası olmuş olabilirsin. Üçüncü olarak da hangi temizlik maddesini kullanıyorsun? Bir ACE-Domestos ikilisi ile bu sorunun üstesinden gelebilirsin diye düşünüyorum. Bkz. Ayşe Teyze ile ilgili blogum..Umarız en kısa zamanda bu hastalık geçer de kendisini ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde görmeyiz.
Evde çok gizli bir sığnağım var ne bulsam oraya saklıyorum hatta iki tane atom bombası bile var. Zor günler için hani can sıkıntısında patlatılacak bir şey değil. Küçükken annem tembihlerdi hep olum boş bulduğum atomları eve getirme diye.
Türkiye'nin en az 10 atom bombası var! Bu kalıp neredeyse 5-6 seneden beri ABD (İşin ingiltere tarafı da var) hangi ülkeye girmek istese bu bahaneyi ve dikkat edin Kitle imha silahları var! Bahanesini kullanıyor ben de kıllanıyorum haliyle. Yalan dolan yapmaya gerek yok varsa bile dış güçlerden izinsiz kullanılamaz yoksa bile demin bahsettiğim konu geçerli. Bize saldırmak istiyorsanız açık açık sözlemeniz yeterli.
13 Kasım 2011 Pazar
Konuya nasıl başlasam derken zaten bu yazdıklarımla girişi yapmış bulunuyorum anladınız değil mi? Bu kadar gerilmeye hiç gerek yok esneme hareketleri yaparak üstesinden gelinebilinir. Gidişata bakıyorum da pek iç açıcı şeyler göremediğimden ve haliyle de "Ulan sittir et" Diyemiyorum çünkü etrafımda olan biten şeyler,aynı yer kabuğundayım diğer vatandaşlarımla. Terör, deprem, bombalama ... Ekonomi bir yandan kötü gibi gösteriliyor fakat bakıyorum deliler gibi tüketim çılgınlığı devam ediyor.Bunların bazıları medyanın görevi yani suni gündem yaratmak bazı kesimi uyutmak. Her zaman doğru haber verilecek diye bir şey yok. Neyse onun dışında bazı gözümüze çarpan hatta gözümüze giren haberleri irdelemeye;
İzmit'te meydana gelen Deniz otobüsü olayı.84 doğumlu terör örgütü ile bağlantısı olan eleman sen gel kaçırmaya çalış. Başka işi yok, tamam amaç zaten zarar verme ama gözlemlerim doğrultusunda şu yorumları net yapabiliyorum;
1- Türkiye'nin sadece Doğu değil artık çoğu yerinin güvenli olmadığı izlenimini vermek.
2- Buna paralel yine Dış Ülkelere bunu göstermek.
3- Dışarıdan düğmeye basanların veya bastırtanların "Bakın istersek neler yapabiliyoruz!" Mesajlarını bu yoldan vermesi.
Olarak özetleyebiliriz.Bu akşam haberlerinde de Mersin'de bir apartmanda bir dairede bomba yapmaya çalışan bir örgütün elinde de bomba patladı ve olay yerine gidildi. Avrupa Ülkeleri zaten finans yönünden kıvranıyor bizi de işte Allah kahretsin ki bu terör olayları ile oyalıyorlar. Oyalamakla kalmayıp zarar ve can kaybı veriliyor.
Vay be! İçim rahatladı şu an he bildiğin gibi değil. Saldım daşşaklaru kanepeye oturuyorum :D ne lan bu? ABD böyle dedi diye oh mu çekeceğiz? Bırakın ya! O zaman Kandilli ne iş yapar ? Diye sorarım sizlere. Deprem olacak veya olmayacak ki olacak oluyorda aralarda. Bununla yaşamayı öğreneceğiz.1999 depreminde en önemli şey olarak ne öğrettiler? Deprem çantası yapacağız bir kere.Saniyeler var abisi, o yüzden bunu en iyi şekilde kullanmamız lazım. Yine klasik Türk aklı devreye girdi bu son depremde de binalar artık istendiği gibi yapılmayacak yok öyle böyle kardeşim sen önce tüm Türkiye'nin yer yüzü koşullarını bir dök ortaya ona göre ev yap.Her yere beton yapılacak diye bir kaide yok ki. Para hırsı yüzünden giden canların dönüşü de yok artı bunun hesabını veren de yok! Biraz daha geniş çaplı düşünmek ve sorgulamak herkesin iyiliğine diye düşünmekteyim.
DASK olayında gerçekleri hepimiz gördük.Deprem vergisi için yapılan ödemeler ne oldu? Karayolları yapılmış o parayla. Şimdi resmi işlerin içinde olan bir ahbabımın yaptığı açıklamaya göre yani yasa öyleymiş hatta bu havuzda (Havuza bak deprem için deniliyor :) toplanan para her şey için kullanılabilinirmiş :S yuh yani. Ya zaten şöyle bir şey var belki paranoyak diyeceksiniz ama kaç tane Ülke Türkiye kadar kendi yurduna envai çeşit araba markası ve fabrikası açtırabiliyor? Göya savaşlar bittikten sonra antlaşmalar imzalandı falan fişman yahu madenleri biz işletemiyoruz.Onu yapamıyoruz, yabancılara yine tanınan haklar üst seviyede.Neyse konu sapmasın. sadece özgürlüğümüz kalmış bu konuda. Kısaca Türkiye'de çok marka araba olması biraz demeyeyim fazla bir şekilde baskıdan dolayıdır. Sen çok araba için pazar aç biz de sana Karayolu yapmak için para verelim.Dask için verilen paralar nerelerde yenildi acaba çok merak ediyorum. Yeni deprem yasası deniliyor. Avrupa yakasında acayip acayip yerlerde kazık kadar binalar yapılıyor.Hayırlısı olsun Türkiyem diyorum ve burada noktalıyorum.He unutmadan Zeytinburnu tarafından geçerseniz 16/9 evleri var koskoca arazi de eşşek kadar bi onlar dikmiş o evleri ve denize de yakın ağır bir depremde kim hesap verecek? Hep soru işaretleri var ama bunları cevaplayacak kişiler veya sözler ortada yok.
İzmit'te meydana gelen Deniz otobüsü olayı.84 doğumlu terör örgütü ile bağlantısı olan eleman sen gel kaçırmaya çalış. Başka işi yok, tamam amaç zaten zarar verme ama gözlemlerim doğrultusunda şu yorumları net yapabiliyorum;1- Türkiye'nin sadece Doğu değil artık çoğu yerinin güvenli olmadığı izlenimini vermek.
2- Buna paralel yine Dış Ülkelere bunu göstermek.
3- Dışarıdan düğmeye basanların veya bastırtanların "Bakın istersek neler yapabiliyoruz!" Mesajlarını bu yoldan vermesi.
Olarak özetleyebiliriz.Bu akşam haberlerinde de Mersin'de bir apartmanda bir dairede bomba yapmaya çalışan bir örgütün elinde de bomba patladı ve olay yerine gidildi. Avrupa Ülkeleri zaten finans yönünden kıvranıyor bizi de işte Allah kahretsin ki bu terör olayları ile oyalıyorlar. Oyalamakla kalmayıp zarar ve can kaybı veriliyor.
Vay be! İçim rahatladı şu an he bildiğin gibi değil. Saldım daşşaklaru kanepeye oturuyorum :D ne lan bu? ABD böyle dedi diye oh mu çekeceğiz? Bırakın ya! O zaman Kandilli ne iş yapar ? Diye sorarım sizlere. Deprem olacak veya olmayacak ki olacak oluyorda aralarda. Bununla yaşamayı öğreneceğiz.1999 depreminde en önemli şey olarak ne öğrettiler? Deprem çantası yapacağız bir kere.Saniyeler var abisi, o yüzden bunu en iyi şekilde kullanmamız lazım. Yine klasik Türk aklı devreye girdi bu son depremde de binalar artık istendiği gibi yapılmayacak yok öyle böyle kardeşim sen önce tüm Türkiye'nin yer yüzü koşullarını bir dök ortaya ona göre ev yap.Her yere beton yapılacak diye bir kaide yok ki. Para hırsı yüzünden giden canların dönüşü de yok artı bunun hesabını veren de yok! Biraz daha geniş çaplı düşünmek ve sorgulamak herkesin iyiliğine diye düşünmekteyim.
DASK olayında gerçekleri hepimiz gördük.Deprem vergisi için yapılan ödemeler ne oldu? Karayolları yapılmış o parayla. Şimdi resmi işlerin içinde olan bir ahbabımın yaptığı açıklamaya göre yani yasa öyleymiş hatta bu havuzda (Havuza bak deprem için deniliyor :) toplanan para her şey için kullanılabilinirmiş :S yuh yani. Ya zaten şöyle bir şey var belki paranoyak diyeceksiniz ama kaç tane Ülke Türkiye kadar kendi yurduna envai çeşit araba markası ve fabrikası açtırabiliyor? Göya savaşlar bittikten sonra antlaşmalar imzalandı falan fişman yahu madenleri biz işletemiyoruz.Onu yapamıyoruz, yabancılara yine tanınan haklar üst seviyede.Neyse konu sapmasın. sadece özgürlüğümüz kalmış bu konuda. Kısaca Türkiye'de çok marka araba olması biraz demeyeyim fazla bir şekilde baskıdan dolayıdır. Sen çok araba için pazar aç biz de sana Karayolu yapmak için para verelim.Dask için verilen paralar nerelerde yenildi acaba çok merak ediyorum. Yeni deprem yasası deniliyor. Avrupa yakasında acayip acayip yerlerde kazık kadar binalar yapılıyor.Hayırlısı olsun Türkiyem diyorum ve burada noktalıyorum.He unutmadan Zeytinburnu tarafından geçerseniz 16/9 evleri var koskoca arazi de eşşek kadar bi onlar dikmiş o evleri ve denize de yakın ağır bir depremde kim hesap verecek? Hep soru işaretleri var ama bunları cevaplayacak kişiler veya sözler ortada yok.
12 Kasım 2011 Cumartesi
Pilim mi bitmiş?
Net dünyasının sevgili, saygılı, mesafeli, sütlü, kremalı okuyucuları hepinizin öncelikle küçükbaş ve büyükbaş bayramınızı kutluyorum, kutlamakla kalmayıp derilerinizi evinizden alıp sene sonuna doğru deri mont yapacağım ve karşınıza geçip pis pis sırıtacağım. Kurban Bayramı artık belli bir noktadan sonra rutin işlere sahiplenir oldu. Mesela bunları sayacak olursak;
Dananın mezbaha'dan kaçıp şehir trafiğinin bilmem neresine koyması, sonracığıma ucuz etin yahnisi yavan olur hesabı acemilerin bu kesme işlemine soyunması ve mide bulandırıcı yaralanmalara sebebiyet vermeleri. Yine mezbaha'dan kaçan dananın bu sefer semt içindeki dükkanlara kaçması :D :D ulan komik komik işler. Güzel ama dinin emirlerini yerine getiriyorlar. O kadar kemse yerlerine götürün uyarıları yapılmasına rağmen yine kaçak kesim vardı TV başında biraz baktım nerede boş arazi var hemen yüklenmişler.
Bu Bayram'ın aslında biraz garip geçeceği bana önceden söylenmişti gibi salakça bir yaptım ve siz hala bunu okuyorsunuz.Hemen atlayın diğer satıra :D bunları yazarken keyifli gibi geliyor ama aslında çok sinirliyim sevgili okurlar, sinirden hayvan gibi çikolataya saldırdım hem yazıyor hem yiyorum, sıkılınca hem yiyor hem yazıyorum.Ayaklarımla da not tutuyorum o derece sinirliyim.

Öğlen annanemdeydik, benim biraz işlerim vardı kuytu köşeye çekildim onları hallettim biraz sonra misafirler geldi onlarla muhabbet falan feşmekan öyle geçti.Sonra kuzenlerle Tv'ye takıldık balık avında patlama olmuş, almayanı dövüyorlarmış. Hemen bağırdım "Seninki kaç cm?" Diye. Adam yılların tecrübesi tabi "Çok uzun paçalara geliyor" Dedi ve sustum. İlerleyen saatlerde Tv'nin bozuk olduğunu anladım her 15dk'da bir (Lost dizisini izlediyseniz) Black Smoke'da ki yazar kasadan çıkan fiş sesi gibi ses geliyordu önce anlam veremedim ama reklamlar arasında VOUGE dergisinin bu ayki sayısında Benjamin Linus'u görünce şimşekler çaktı,sağnak yağış şehri hemen etkisi altına aldı. Bir de iş yerim havalimanına çok yakın her dakka Lost dizisindeki o uçak motoru sesini duyduğumla Previously on Lost'a bağlıyorum dedim sonra da kendimi Mr. Eko ile özleştirdim oldu olacak Black Smoke Mr. Eko'yu yutar hesabı Mor ve Ötesinden Festus'u söylemeye başladım;

Kim miyim?
Emniyette bir zenci
Yaşar mıyım?
Şansım yüzde elli ...
İkinci artçı dalgası geldi, bu sefer reklamlardan ama ve birebir gerçeği gözlerimle gördükten sonra "Ya bu nasıl çelişkidir!!!" Diye fenalıklar geçirdim. İsmini vermek istemediğim bir operatör her iki saatte bir baz istasyonu dikmiş. Valla canım ya, ailede zaten bir bayram havası yaşanıyordu Kurban ile birleşince çifte bayram oldu ne yapacağımızı şaşırdık. Kimisi deliler hastanesine kaldırıldı kimi de kayıplara karıştı.
Dananın mezbaha'dan kaçıp şehir trafiğinin bilmem neresine koyması, sonracığıma ucuz etin yahnisi yavan olur hesabı acemilerin bu kesme işlemine soyunması ve mide bulandırıcı yaralanmalara sebebiyet vermeleri. Yine mezbaha'dan kaçan dananın bu sefer semt içindeki dükkanlara kaçması :D :D ulan komik komik işler. Güzel ama dinin emirlerini yerine getiriyorlar. O kadar kemse yerlerine götürün uyarıları yapılmasına rağmen yine kaçak kesim vardı TV başında biraz baktım nerede boş arazi var hemen yüklenmişler.
Bu Bayram'ın aslında biraz garip geçeceği bana önceden söylenmişti gibi salakça bir yaptım ve siz hala bunu okuyorsunuz.Hemen atlayın diğer satıra :D bunları yazarken keyifli gibi geliyor ama aslında çok sinirliyim sevgili okurlar, sinirden hayvan gibi çikolataya saldırdım hem yazıyor hem yiyorum, sıkılınca hem yiyor hem yazıyorum.Ayaklarımla da not tutuyorum o derece sinirliyim.

Öğlen annanemdeydik, benim biraz işlerim vardı kuytu köşeye çekildim onları hallettim biraz sonra misafirler geldi onlarla muhabbet falan feşmekan öyle geçti.Sonra kuzenlerle Tv'ye takıldık balık avında patlama olmuş, almayanı dövüyorlarmış. Hemen bağırdım "Seninki kaç cm?" Diye. Adam yılların tecrübesi tabi "Çok uzun paçalara geliyor" Dedi ve sustum. İlerleyen saatlerde Tv'nin bozuk olduğunu anladım her 15dk'da bir (Lost dizisini izlediyseniz) Black Smoke'da ki yazar kasadan çıkan fiş sesi gibi ses geliyordu önce anlam veremedim ama reklamlar arasında VOUGE dergisinin bu ayki sayısında Benjamin Linus'u görünce şimşekler çaktı,sağnak yağış şehri hemen etkisi altına aldı. Bir de iş yerim havalimanına çok yakın her dakka Lost dizisindeki o uçak motoru sesini duyduğumla Previously on Lost'a bağlıyorum dedim sonra da kendimi Mr. Eko ile özleştirdim oldu olacak Black Smoke Mr. Eko'yu yutar hesabı Mor ve Ötesinden Festus'u söylemeye başladım;

Kim miyim?
Emniyette bir zenci
Yaşar mıyım?
Şansım yüzde elli ...
İkinci artçı dalgası geldi, bu sefer reklamlardan ama ve birebir gerçeği gözlerimle gördükten sonra "Ya bu nasıl çelişkidir!!!" Diye fenalıklar geçirdim. İsmini vermek istemediğim bir operatör her iki saatte bir baz istasyonu dikmiş. Valla canım ya, ailede zaten bir bayram havası yaşanıyordu Kurban ile birleşince çifte bayram oldu ne yapacağımızı şaşırdık. Kimisi deliler hastanesine kaldırıldı kimi de kayıplara karıştı.
24 Ekim 2011 Pazartesi
Bu sefer iki darbe ama gerçeğinden daha ağır!
Sırf hayatımız eğlence veya işte görmek istediklerimiz ile geçmiyor. Madem yaşıyoruz her şeyiyle kabul etmek gerekiyor gülmek,ağlamak,şaşırmak...Sabah tüm Türkiye önce 24 sonra da 26 şehit ile ayaklandı.Hakkari'de olanlar bardağı taşırdı. Bundan önce olmadı mı? Oldu ama nereye kadar sürecekti bu didişme. Gazetelere ve tv'lere baktığımızda sadece üzüntülerini dile getiriyorlar ama iş silah satmaya gelince herkes en önden koşmaya çalışıyor. Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur bu biline. Mecliste kendilerini hanımcık ve beyfendi gibi göstermeye çalışan o ismi lazım değil parti sözde barış havası estirmeye çalışıyor ama böyle olmaz işler. İmralı'da yatan bir canavar,besleniyor mu yoksa ceza mı çekiyor belli değil. 80'e kadar idam varken ne oldu da birden katilleri korumaya çalıştık? Uzun mevzular bunlar ama göz ardı edilecek cinsten değil.
Canımı sıkan durum şu birincisi medya zaten göz boyamak için her şeyi kullanıyor. Ülkenin başındaki kişiler yahu sen biraz sert yap da şu Millet bir kendine gelsin. Davos'ta "One Minute" demekle olmuyor. Giden geri gelmez! Çorum'da ki şehitin annesi kahrından öldü. Bir diğer baba göya hakaretten 11 ay hapis aldı. Ne yapıyoruz? Kurtarma mı yoksa ceza mı veriyoruz? Sonunda bıçak kemiğe dayandı, bordo berelilere talimat verildi. İnşallah olumlu sonuçlar ortaya çıkar da su iş biraz rayına girer. Yani ben bu[ara]dan işte klavye delikanlılığı yapmak istemiyorum tabi herkes tepkili bu yadsınamaz ama bu işte gerçekten çok yanlış var ve çoğu bünye bu dolduruluşa geliyor. Mesela gerçek örnek vermek gerekirsek; Gerçek şehit sayısı saklanıyor aslında 87 tane olduğunu okudum göya Ülke'de şehit sayısı %50'yi geçerse Devlet istifa etmek zorunda ondan hep bu rakam 26-28'lerde geziniyor. İkincisi basın kuruluşları her taktiği gazetelere,tv'lere veriyor ulan mantıklı olun yapılır mı bu yahu!!! Ters menyal veriyorsa ona bir şey demem,başımın üstüne. Üçüncüsü ordu zayıflatıldı, delik don gibi afedersin kötülemek için söylemiyorum. Yıpratıldı he ama gerçekten kata kulle yapan olduysa ve temizlendiyse ne ala ama buna da inanamıyorum.
Tam biraz kendimize gelmeye çalışırken 23 Ekim pazar günü Van'da 7,2 depremi meydana geldi. Yer yerinden oynadı. Yine tutarsızlıklar baş gösterdi Kandilli 6,6 hissedildi dedi ama yurtdışındaki ölçümler 7,2 diyordu sonra kabul edildi evet 7,2 idi ama bunu bir faydası yok işler zordu. Göçük altında kalan yüzlerce belki binlerce insan vardı. En son okuduğum arkadaşımın iletisinde hastane çökmüştü, bebek altında kalmış. Tüylerim diken diken. SMS olarak ne kadar katkıda bulunabilinir onu bilemem ama şu anda tek mantıklı gelen açıkçası PTT KARGO , MNG KARGO , ARAS KARGO , YURTİÇİ KARGO firmalarından ÜCRETSİZ kargo gönderebilirsiniz.
Not: (Kargo firmalarının isimlerine tıklayarak resmi sayfalarına ulaşabilirsiniz ;)
İstanbul Üniversitesi çalışanı bir bayanla konuştum ve kendileri özel bir ekip göndermişler gerçekten taktir ettim kendilerini. Onu dışında İlk gönderilecekler arasında bana nelerin yollanacağını söyledi;
1-Bebek mamaları
2-Bebek bezleri
3-Temizlik ürünleri (Sıvı sabun,deterjan vs.)
4-Battaniye ve giyecek
Onun dışında sizler de ekleme yapabilirsiniz. Temennimiz BATI-DOĞU çelişkisini bir kenara bırakıp bu olayların hiç yaşanmaması.Umarım yarınlar daha güzel olur.
Efes Pilsen Blues Festivali'de bu seneki konserlerini de İstanbul ve sonrakiler dahil olmak üzere iptal etti ve örnek bir davranış sergilediler.Ayrıca VAN İÇİN ROCK kapsamında maddi destek için;
4x4, aslı, aylin aslım, ayşe saran, murder king, can bonomo, cem köksal, çilekeş, demirhan baylan, demir demirkan, dilemma, duman, direc-t, emre aydın, ete kurttekin, feridun düzağaç, foma, gece, gece yolcuları, gripin, haluk levent, kurban, mabel matiz, malt, marsis, melis danişmend, model, moğollar, multitap, ogün sanlısoy, özge fışkın, pamela, redd, tnk, yüksek sadakat küçükçiftlik park'da sahne alacaklardır.
Siz Beğendiniz ;)
-
Ağustos ayında Ramazan'da Caz etkinliklerinde İlhan Erşahin'i izledik,eğlenceliydi ama kontra bas görünce birden garipsedim.Alp Ers...
-
A dı belki eğlenceli bir oyun veya aktivite gibi gelse de işin aslı tamamen tersini gösteriyor. Mobbing nedir ? G enelde iş yerlerinde d...
-
Çok uzun zaman önce değil çok da kısa süre önce de değil.Ortalarda bir yerlerde işte,gözümüze çarptılar.Sonra youtube ve diğer sosyal ağlar...
-
K endimden bir şey anlatmayı pek sevmem,kendimi de anlatmam hal ve hareketlerin beni tanımlaması,tamamlaması lazım ondan sonra zaten siz be...
-
3-2-1 ve karşınızda Limp Bizkit.Helllllll Limp Bizkit in the house y'allll Orta ikinci sınıftayken yanlışlıkla tanıştığım bir grup va...







