Kavırlıyoruz Kıvranıyoruz
Aslında bu duruma uygun bir foto bulmak çok zordu. Hani adı üstünde kavırlıyoruz (Cover, hani ingilizce var yani) ne olabilirdi ? Mesela gitar veya akustik performans sergileyen bir grubun fotosu bilmem ne... İşimiz çoğu zaman mizahi bir uslup olduğundan bu başlığımıza bu fotoyu uygun buldum. Sevenler, sevmeyenler ? Kabul edilmiştir. All right teyzecim ;)
Geçen gün de bahsetmiştim değişik başlıklar da açılacak diye bu "Kavırlıyoruz kıvranıyoruz" başlığı bunlarda birisi. Bunu çıkış amacı ise tamamen beynimi absürd bir şekilde yemekle meşgul olan kemirgenler. Şöyle ki efendim ne zaman boş bir anım olsa bu Türkçe şarkıları değişik kelime oyunları ile değiştirerek söylüyorum. Baktım bu bir, iki, üç oldu yazayım, eğleneyim biraz da keyfime bakıp, sizlerle paylaşmak istedim. Ondan ilk cover parçamız ise Nükleer Başlıklı Kız - Fondoten parçası. Aslında cover demeyelim buna. Çünkü sözleri değiştirilmiş. Daha çok alternati versiyonu olabilir. Kendilerini çok seviyorum güzel sözlerin yanı sıra nadir güzel sololar barındıran parçalara sahip bu grup. Kendilerinin aflarına sığınarak bu sözleri aktarıyorum bu[ara]ya. Yeni albümlerini en kısa zamanda bekliyoruz.
Fondoten
Artık her şey muzlu camlar ardında
gözler alıştıkça kalabalık reyonlara
bu yeni eski barkodlar zamanında
herkesin aklı fondoten fiyatlarında
kazık yerken yakalar fiş üzerinde bazen insan
ama giden para üstleri dönmedi hiçbir zaman
post makinasında kalamaz pinin hala görüyor duyuyorsan
ekstreyi bulamazsın nefesin biter, cüzdan solar
cüzdan dolu bu gerçek sliplerle
kendim yaslandım bankaların duvarlara
bu yeni eski çıkmaz reklamlarda
herkesin aklı fondoten fiyatlarında
zamanla yok olur gider borçlar
silinir gider bütün slipler
kapatamaz bu gerçekleri çipler
Esen kalın bizi unutmayın... Bir dahaki alternatif versiyonlarda görüşmek üzere :)
7 Ocak 2013 Pazartesi
Siz Beğendiniz ;)
-
B ize uzun gelen bir aradan sonra soluğu bir blues festivalinde almak oldukça keyifliydi. Gerçi hepsinin tadı farklı. En son 21. festivale...
-
Merhabaaaaaaaaa adlı yazının ikinci ayağı olan bu yazımda da yine etkinliklerden devam ediyoruz yola.Bu sefer Temmuz'un 2 ila 3'ü ol...
-
K üçüklüğümüzde seyahatlerde yanımıza aldıklarımızı düşündüğümde, walkman, iskambil kağıdı, dönemin çizgi karakterli oyun kartları (hatta ...
-
Mart Ayı iyi ki de gitti,biraz olsun şu yoğun ve daraltı psikolojisinden kurtuldum gibi.Nisan 1 ve şakaları olmadan da nefes almaya başlad...
-
21 Ocak Cuma günü Borusan Müzik Evi'ne ilk defa adımımı atıyordum.Dışarıdan her geçtiğimde sadece çelik konstrüksiyona bağlı renkli fl...

0 Sen ne diyon birader? Anlat:
Yorum Gönder