26 Mayıs 2008 Pazartesi

Sende-Bende

Herkes kötülüklerin gitmesini isterken
Biz sevdiklerimizi terkediyoruz
Hem de büyük bir acıyla

Anlıyoruz boş olduğunu
Doluya doldurmanın
Çünkü hazmetmemişler
Çünkü doymuşlar sevgiye

Ben aç değilim
Sadece gereken değeri vermeliyim

Anlamsız gelebilir sana
Ne olduğunu öğrenmişsin sadece lafta
Yaşamamışsın gerçeği
Yaşadım sanmışsın,kandırmışlar seni

Değiştiremem bundan sonra
Bildiklerin sana doğru

Aynı noktaya gelsek de bazen
Sanırım ayrı yollarda yürümeliyiz
Her ne kadar birbirimizi paylaştıksa da


(Dibe çöküş)

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Çark

Ne zaman küçük bir çocuktum
Dinlemeyi öğrendim

Ne zaman küçük bir çarktım
Sistemin parçası olmayı öğrendim

Ne zaman hisseder gibi oldum
Kaybetmeyi öğrendim


( Öyle bir anlık geldi işte)

29 Nisan 2008 Salı

Gelecek

Herşeyin sona erdiği yerdeyim
Ne beklediğimin farkında değilim
Umutlar sırt çantamda
Saatim durmuş
Yanıyorum bu durakda

Toz bulutu kaplı
Kapı gıcırtıları
Parmak ucuma düştü
Yağmur taneciği
Issız tavan arası gibi rutubetli
Anne koynu gibi sıcacık
Baba kızgınlığı gibi öfkeli
Kalmalı mı? Gitmeli mi?

Zincirlerim yok ki
Neden düşüneyim?
Bu saatten sonra neyin kararı verilmeli?
Tek bir yol var sonu nereye gider
Düşenmeden hareket etmek ise ahmaklığın göstergesi
Yeni bir yol mu çizmeli?

Haydi dürt kendini
Kalk ayağa yol uzun bekler beni
Arkama baksam boş kuyu karanlığı
Atmosfer bile hoşçakalı özlemiş
Yankılanır merhabalar

Sen

Ne şiir tadında ne şarkı ne de deneme birden akıverdi sözler.Atıl abi ile lost dizisi hakkında konuşurken muhabbet başka yerlere kaydı şeker tadında ortaya bunlar çıktı

Jack insan gibi birisiyle beraber olur
Kate gibi bir kadınla olacağıma
Juliet ile beraber olurum
Kadın dediğin sadakati sevmeli
Arkadan bıçaklamamalı
ama Sezar bile demiş sende mi Brütüs?

Aslında devamını getirmek isterim,getiririmde boku çıkar diye korkuyorum o yüzden tadımlık kalsın.

28 Nisan 2008 Pazartesi

Bu kremalı geceler

Ne zamandan beri deneme tadında,şarkı tadında yazıyordum uzun zaman oldu aktarmayalı

*Hastalık düzeliyor gibi mümkünse girmeyecek artık hayatıma yeni biri.Evet sert bir kural

*Kendini eğitmek hakikatten önemli ama şunu ele alıyorum burda kitap okumak,türlü festivalleri takip etmek efendime söliyim mi onu da bilmiyorum yani görgü bazında şimdi dışarıya baktığımda bi edep adap var nerden gidilir nereden yürünür nerde yol verilir nerden inilir... gibi buraya geldiğimde tamam bir acele olduğu belli ve artık kabul etmeliyiz metropol olduğunu İstanbul'un ama ayı görünümündekileri nası ehlileştireceğiz?

*Karşılaştırmadım zaten 90'ları gören biri olarak ki 90 öncesi ayıp olan şeyler şimdi sansürsüzce evimin kapısından içeri giriyor.

*Bazen spot ışıkları çok ağır olabiliyor.

*Ben alışmamışım civcivli hayata tek katlanışım güzel bir hayat kurmak.

*Yorulduğunuz zaman artık gelen gideni aratmayacak o kadar kişi kapınızı çalmış olacak ki,artık belli bir yerde durmak isteyeceksiniz o zamanda bekle babam bekle.Buna benzer sözü Erdem abi masör odasında söyledi o kadar tatlı söyledi ki böyle dokunsalar ağlayacaktım.Bu söz de bugün müzik dinlerken arabada kafamda şişti birden.

*Bu kısa oldu böyle n'apalım

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı