2 Haziran 2010 Çarşamba

Kapak ve direk (Eurovision 2010)

 2010 Eurovision şarkı yarışması için Ülkemizi Manga adlı grup temsil etti.Şarkının fır döndüğü zamanlarda tv'lerde ben pek olaya hakim değildim.Etrafımdakiler "Ya dinledin mi?" "Bence zor" falan gibi laflar duydum.Dur bir de ben dinleyeyim dedim.Pek başarılı bulmamıştım onun da nedeni şu olsa gerek; illa kendi müzik zevkime göre kıyaslama yapacak olmamdı ki sadece rock ve metal'e göre yapmıyordum.Sözler akıcı oraya eyvallah fakat ritimler arası tutmuyor gibi geldi.İlk 20 oralarda dolaşırız diyordum ki tv'yi açıp izlemedim bile finali (Minikler turnuvam vardı.Can alıp,can veriyordum :D ) Ertesi gün radyodan öğrendik ki 2. olmuşuz ne de güzel tabi şu patlak veren İsrail olayıda işin içine girince istemeden sorasım geldi.Hangi Ülkeler bize yüksek puan verdi?Biliyorsunuz ki Eurovision işin makyaj kısmında şarkı yarışması ama iş oy kısmına gelince ülkeler ellerindeki tek silahı oylama yaparak kullanıyor ve hiç konuşmadan size cevabını bildiriyordu.Hatta şimdi bunları yazarken NTV'nin net sayfasında Can Dündar ile olan röportajlarını izliyorum.Can Dündar bile işin kulis tarafını merak ediyordu.Yüzdüler yüzdüler işin kuyruğuna gelmişlerdi.Sunuculardan Fransız olan sunucu (adını da bulamadım,araştırdık,ya da gözümüzden kaçtı) "Bu şarkıya kim oy verir?" diyerek küçümsemiş ardından cevap mikrodalganın o güzel sıcaklığıyla hemen gelmiş Fransa 12 puanı yapıştırmış.Ablaya hemen Erikli Su'dan güzel bir kapak gelmiş anlayacağınız.2. Yarı finalde de Erik Solbakken (Bir de diğer taraftan baksa ne olacak çok merak ediyorum) Türk Bayrağı kravatını yere atmış.Ona da burdan Guiness rekorlar kitabına giren en uzun bayrak direğini zeytinyağsız takdim etmek istiyorum siz de izin verirseniz ki vereceksiniz biliyorum.Bayrak direğini planlı koyuyorum ki arkadaş zorlanmasın efenim :D Kalın sağlıcakla.

27 Mayıs 2010 Perşembe

Ötesi mi? Berisi mi?

 Yaratıcılık hünerini insana verilen bir armağan olarak görüyorum.Sonradan belki kazanılabilinir ama ikisini de çıkaracağı sonuçlar tabii ki de farklı olup yine farklı kitlelere hitab edecektir.Mor ve Ötesi'nin yeni albümü "Masumiyetin Ziyan Olmaz" piyasaya çıktı.Rock kültürü bazında ve işlediği toplumsal konularla beğenimi kazanmıştır hep özellikle de "Darbe" parçasıyla ki her albümde illa eskiye bir dokundurma yaparlar.Kafama takılan ise nette haberlere göz atarken karşıma çıkan klip meselesi "Yorma Kendini" ile ilk single'ı duyurdular fakat Bloodhound Gang grubunun ünlü The Ballad Of Chasey Lain adlı parçası ile fena halde benzerlik gösteriyor.Tabi bilerek mi yapıldı,bilmeyerek mi ya da esinlenilmiş mi orasını sizlerin takdirine bırakıyorum.İki klibinde direk linklerini yapıştırıyorum çünkü Bloodhoun'un parçası +18'lik blog'da direk göstermek istemedim.Boşu boşuna kapanmasın diye buyrun efenim;

Mor ve ötesi-Yorma Kendini
http://www.youtube.com/watch?v=imDRoRuaHW0

Bloodhound Gang-The Ballad Of Chasey Lain
http://www.youtube.com/watch?v=If9fC9aJd-U

11 Nisan 2010 Pazar

Mayıs Ayı Etkinlik seçimi GREASE BROADWAY MÜZİKALİ

 Yönetmenliği Rondal Khiser'in yaptığı başrollerinde John Travolta,Olivia Newton ve Stockard Charning'in paylaştığı 1978 ABD yapımı müzikal/romantik/komedidir.İlk defa Broadway müzikali olarak sahnelenmiş.

Bu kadar teknik detaydan sonra asıl sevincimiz Müzikalin İstanbul Kuruçeşme'ye gelecek olması 25 mayıs'tan,2 hazirana kadar müzikal sürecek fiyatı ve daha detaylı bilgi için;

http://www.biletix.com/event.htm?id=LTGRE


17 Mart 2010 Çarşamba

She and Him

 Müzik albümlerinde seçiciyimdir.Özellikle de yabancı sanatçılarda her ne kadar sert sound'u tercih eden biri olsam da yumuşak geçişler çok önemli bir yer tutar bende.Neyse zaten sempatisi ve güzelliğiyle baş döndüren biri olan Zooey Deschannel hanımefendimiz ne zaman albüm çıkaracak diye yaygara çıkaracakken.Bir de baktım ki ohooo çıkmış bile.Tabi ki en son 500 Days of Summer soundtrack'inde kendisini dinledikten sonra böyle düşünüyordum.Bir de baktım ki facebook mesajlarıma bir şey gelmiş.She and Him ikinci albümünü 23 Mart'da çıkarıyormuş adı da "Wolume II" bir sevindim bir sevindim ki kuru sıkım olsa bir kaç el havaya ateş edecektim.Bütün akrabaları arayıp kırk gün kırk,kırk gece şenlikler düzenleyecektik ama nasip olmadı,üzüldüm açıkçası.Neyse mendil sallarız olur biter dedik öhö öhö tamam toparlayalım.She and Him'in yaptığı müzik Amerikan Indie Folk türüne giriyor.Biraz da aslında biraz çok anlamsız kalıyor tam yazın sıcaklığını hissettirecek şarkılar az da olsa 70-80 kolejlerdeki enerjik ritimleri sezdim.İçinizde bir şeyler kıpraşıyor eğer bu tür seviyorsanız veya hoşunuza gittiyse tabi.

  Bu albüm sadece Zooey ile sınırlı değil unutmadan M. Ward ile ortak bir yapım.Kendisi usta bir söz yazarı,gitardaki tınılar ise muzzam bir tamamlayıcı.Zooey'in sesine zaten söylenecek bir söz yok.Ne yapalım bari 23 Mart gelene kadar Wolume I ile yetinelim.He unutmadan da geçemeyeceğim biraz da müzikal bir tarz varmış gibi geldi.


NPR'ın sitesinde zaten en sevdiğim yanı da bu albümdeki tüm şarkıları dinleyebiliyorsunuz.Orayada buyrun buradan girin efenim;
http://www.npr.org/templates/story/story.php?storyId=124615798
 In the Sun Klibini izlemek içinse; http://pitchfork.com/news/38130-video-premiere-she-him-in-the-sun/

6 Mart 2010 Cumartesi

O günden sonra Kennedy (Bölüm 2)


 Cinayeti işleyen olarak illa ki birilerinin gösterilmesi gerektiğinden Lee Harvey Oswald (24 yaşında) somut olarak bilinen kişidir.Fazla ömrü yetmedi tabi ki de yaşamaya gece kulübü sahibi olan Jack Ruby Lee Harvey’i Dallas polis müdürlüğünün önünde öldürdü.Olayla ilgili görüntüler kısmına şimdi girmek istemiyorum çünkü daha başka şeyler ortaya çıkacak o yüzden sadece şu anda kullanılan silahlar,kafadaki bir kaç soru işareti ve kişileri tanıtmaya çalışacağım.




 Lee Harvey Oswald


New Orleans (ABD) doğumlu olup 1956-1959 yılları arasında deniz piyadesi olarak görev yapmış ve bu sırada Rusça eğitimi almıştır. Suikastçı Oswald 1962 yılında Pentagonda göreve başlamış ancak 1963 yılında KGB ajanı olduğu söylentileri üzerine işine son verilmiştir. “Cinayeti gören 47 kişinin tamamı kalp krizi veya trafik kazalarında ölmüşlerdir” Oswald iki el ateş etmiştir ama başkan John F. Kennedy'nin vücudunda 8 yara izi bulunmuştur. 1964 Warren, 1975 Rockefeller ve yahudi asıllı senatör Frank Churc'ün oluşturduğu komisyonlar Oswald'ın bu suikasti tek başına gerçekleştirdiği sonucuna varmışlardır.

Kennedy’nin yediği iki kurşun açısını yakalamak için de 50m koşması gerektiği de ortaya atılan iddialardan biridir.Konvoyu düşünürsek gerçekten çok zor bir iş (imkansız)

 Jack Ruby

JFK’nin katil zanlısı olarak bilinmektedir.Lee Harvey mehkemeye götürülürken yüzlerce CIA ve FBI ajanının Smith&Wesson markalı tabanca ile öldürmüştür.















Ve işin ilginç kısmı;

 Jack Ruby'i komplo teorilerinin aranan malzemesi haline getiren şey ise Kennedy suikastini gören görgü tanığı Jessica C. Flonnkın'ın verdiği ifadedir. Yaşlı kadın Kennedy'nin Dallas Dealey Plaza'da vurulduğu anda suikasti kameraya çeken Abraham Zapruder'in arkasındadır ve suikastten sonra FBI'a verdiği ifade nettir: "Suikastten hemen sonra çimenli tepecikte geçen gün Lee Harvey Oswald'ı vuran adamı elinde dürbünlü tüfekle oradan uzaklaşmaya çalışırken gördüm. Çimenliğe tepeciğe gittiğimde heryerde barut kokusu ve duman vardı". Buna benzer bir ifadeyi suikast anında orada bulunan polis William Janetsson da kullanmıştır. Fakat Wıllıam Janettson ifadesinde Jack Ruby'i gördüğünü belirtmemiştir. William Janetsson sadece silah seslerinin çimenli tepecikten geldiğini ve oraya doğru koştuğunda heryerin barut kokusu ve dumanla kaplı olduğunu ifadesinde belirtmiştir.

Bundan sonra zaten kafa allak bullak oluyor,ister istemez Jack Ruby mi yoksa?Sağ gösterip sol vurmak bu olsa gerek.

Ve diğer bir not;
Meclisin Suikast Araştırmaları Komitesinin dosyaları, 2029 yılına kadar mühür altında olucaktır.

O zaman kadar kaç dosya yer değiştirecek veya değiştirdi?Kaç tanesi kayboldu?
 
 

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı