Bonus Card 10. yaşını kutlarken ben onun pek sevgili olan mı artııık sadece sömürgesi olan bir müşterisi miyim?Bilinmez ama şurada ki korkum kesin "Köprüyü bedava yaptı günü birlik" bunun acısı illa bir yerden çıkacak.Öyle almadan vermek...Ya ekstreye bir şekilde yansıyacak bu.Ne olur? Kredi kartı aidatını mı arttırır? Yoksa vadesiz hesaptakilerin işletim ücretlerine mi zam yapar? Orası meçhul.Biz yine alışılmışın içinde ödeyeydik de beleşi kusur kalsaydı taraftarıyız.Geçenlerde yine kendi kafasına göre işlem yapmış,aradım kendi bünyesindeki müşteri hizmetlerini baya bir fırçaladım.Sonuç olumlu fakat buralara kadar gelmesi işin üzücü.
Başka bir bankanın yine beni ve önümdeki on kişinyi gaza getirip temassız kart çıkarışını da unutamıyorum.Bunu şu amaçla çıkardı hem de üstüne özellikle basa basa "Yakında metrobüslerde bozukpara olayı kalkacak,elinizdekileri bu karta yükleyip temassız geçiş yapabileceksiniz" demesi üzerine herkes 18'lik ergen ateşindeki gibi formları doldurdu (bende dahil :D ne boka yanıyorsak) sonra neyse akbil makbil davaları canımı sıkıyordu.Dakka başı az kaldı yeniden yükle,yok efenim doldurma kuyruğu bekle,önündeki iki saatte parayı tanıtamaz... Uzar gider.Dedim bir kerede yükleyeyim de şu karta temassız tak tak geçerim.Unuttum falan.Neyse ertesi güne kredi kartı ödemem var ve unutmadan da sorayım dedim kullanaabiliyor muyuz? Diye (çünkü o zamana kadar sadece beşi bir yerde kullanan gördüm,diğer olaylardan ses seda yoktu) üstüne ne cevap gelse beğenirsiniz "Yok kullanılmıyor" Kan beynime sıçradı ve orda kalakaldı.Sen gel çıkart (hadi orası zor değil) üstüne bir de kart aidat parası iste.Ohooooo ölme eşeğim ölme sen zaten bana normal çıkartıyorsun.Böyle kim bilir kaç kişiye yaptılar.Yok efenim neymiş temassızmış.Ben temassız bir sürtücem o zaman görün siz kıvılcımları.Havai fişek bilem patlatıcam efem :D
Toplu taşıma araçlarından biraz muzdaribim.İşe gittiğim-geldiğim tek araç var İETT bünyesinde 73T.Ben hayatımda böyle bir otobüs yolcusu,şoförü,hattı ve çalışma disiplini görmedim.Yavaştan görüyoruz ama.Facebook ortamında da sinirli olduğum zamanlar yazarım başlığıma (ünlü değiliz sallamanız gerekmez ;) Ünlü şoför abimiz kafasına göre sürer,istediği durakta durur,istediğini alır.Daha bugün kadın inerken kapıyı kapamaya çalıştı,uyarmasak ikiye bölünüyordu.Akşam özellikle de sene ortasında 21:00 ve sonrası seferlerini kafalarına göre idare ederler.Başka yerlerden dönerler.Biz çok afedersiniz göt ve göte benzer şekillere bürünüyorduk ki güzel sanatlar öğrencisi o esnada önümüzden geçerken.Bir de resmimizi çizdi.Duygulandık tabi ki de.Ek yapıp,metrobüse de değineyim diyorum da o daha beter.Aklın bittiği yerde engelliler için merdiven başlıyor yeni yeni bir kaç yere rampa yaptılar.Herkes düz mantık.At gözlükleriyle koltuk başına oturanların acılarını biz çekiyoruz.Hizmet akıllıca ama uzun vadede olmalı ve bir kere yapma şansın varken en iyisini,ilerisine dönük olarak yapacaksın.Yarın öbürgün yolu bozulacak (ki bozulan yereler baya var) bir sürü uğraş ki Allah'tan uğraşı çok seven bir milletiz.Devamlı boş yere emek harcansın.Neyse bu kadar bu olaya değinme yeter.
Sağdaki pikçır da :D Günümüz 1. Haçlı Metrobüs Seferinden bir karedir efenim.Hoşçakalın,yeni bir İğne Zamanında görüşmek üzere.
4 Haziran 2010 Cuma
2 Haziran 2010 Çarşamba
Kapak ve direk (Eurovision 2010)
2010 Eurovision şarkı yarışması için Ülkemizi Manga adlı grup temsil etti.Şarkının fır döndüğü zamanlarda tv'lerde ben pek olaya hakim değildim.Etrafımdakiler "Ya dinledin mi?" "Bence zor" falan gibi laflar duydum.Dur bir de ben dinleyeyim dedim.Pek başarılı bulmamıştım onun da nedeni şu olsa gerek; illa kendi müzik zevkime göre kıyaslama yapacak olmamdı ki sadece rock ve metal'e göre yapmıyordum.Sözler akıcı oraya eyvallah fakat ritimler arası tutmuyor gibi geldi.İlk 20 oralarda dolaşırız diyordum ki tv'yi açıp izlemedim bile finali (Minikler turnuvam vardı.Can alıp,can veriyordum :D ) Ertesi gün radyodan öğrendik ki 2. olmuşuz ne de güzel tabi şu patlak veren İsrail olayıda işin içine girince istemeden sorasım geldi.Hangi Ülkeler bize yüksek puan verdi?Biliyorsunuz ki Eurovision işin makyaj kısmında şarkı yarışması ama iş oy kısmına gelince ülkeler ellerindeki tek silahı oylama yaparak kullanıyor ve hiç konuşmadan size cevabını bildiriyordu.Hatta şimdi bunları yazarken NTV'nin net sayfasında Can Dündar ile olan röportajlarını izliyorum.Can Dündar bile işin kulis tarafını merak ediyordu.Yüzdüler yüzdüler işin kuyruğuna gelmişlerdi.Sunuculardan Fransız olan sunucu (adını da bulamadım,araştırdık,ya da gözümüzden kaçtı) "Bu şarkıya kim oy verir?" diyerek küçümsemiş ardından cevap mikrodalganın o güzel sıcaklığıyla hemen gelmiş Fransa 12 puanı yapıştırmış.Ablaya hemen Erikli Su'dan güzel bir kapak gelmiş anlayacağınız.2. Yarı finalde de Erik Solbakken (Bir de diğer taraftan baksa ne olacak çok merak ediyorum) Türk Bayrağı kravatını yere atmış.Ona da burdan Guiness rekorlar kitabına giren en uzun bayrak direğini zeytinyağsız takdim etmek istiyorum siz de izin verirseniz ki vereceksiniz biliyorum.Bayrak direğini planlı koyuyorum ki arkadaş zorlanmasın efenim :D Kalın sağlıcakla.
27 Mayıs 2010 Perşembe
Ötesi mi? Berisi mi?
Yaratıcılık hünerini insana verilen bir armağan olarak görüyorum.Sonradan belki kazanılabilinir ama ikisini de çıkaracağı sonuçlar tabii ki de farklı olup yine farklı kitlelere hitab edecektir.Mor ve Ötesi'nin yeni albümü "Masumiyetin Ziyan Olmaz" piyasaya çıktı.Rock kültürü bazında ve işlediği toplumsal konularla beğenimi kazanmıştır hep özellikle de "Darbe" parçasıyla ki her albümde illa eskiye bir dokundurma yaparlar.Kafama takılan ise nette haberlere göz atarken karşıma çıkan klip meselesi "Yorma Kendini" ile ilk single'ı duyurdular fakat Bloodhound Gang grubunun ünlü The Ballad Of Chasey Lain adlı parçası ile fena halde benzerlik gösteriyor.Tabi bilerek mi yapıldı,bilmeyerek mi ya da esinlenilmiş mi orasını sizlerin takdirine bırakıyorum.İki klibinde direk linklerini yapıştırıyorum çünkü Bloodhoun'un parçası +18'lik blog'da direk göstermek istemedim.Boşu boşuna kapanmasın diye buyrun efenim;
Mor ve ötesi-Yorma Kendini
http://www.youtube.com/watch?v=imDRoRuaHW0
Bloodhound Gang-The Ballad Of Chasey Lain
http://www.youtube.com/watch?v=If9fC9aJd-U
Mor ve ötesi-Yorma Kendini
http://www.youtube.com/watch?v=imDRoRuaHW0
Bloodhound Gang-The Ballad Of Chasey Lain
http://www.youtube.com/watch?v=If9fC9aJd-U
11 Nisan 2010 Pazar
Mayıs Ayı Etkinlik seçimi GREASE BROADWAY MÜZİKALİ
Yönetmenliği Rondal Khiser'in yaptığı başrollerinde John Travolta,Olivia Newton ve Stockard Charning'in paylaştığı 1978 ABD yapımı müzikal/romantik/komedidir.İlk defa Broadway müzikali olarak sahnelenmiş.
Bu kadar teknik detaydan sonra asıl sevincimiz Müzikalin İstanbul Kuruçeşme'ye gelecek olması 25 mayıs'tan,2 hazirana kadar müzikal sürecek fiyatı ve daha detaylı bilgi için;
http://www.biletix.com/event.htm?id=LTGRE
Bu kadar teknik detaydan sonra asıl sevincimiz Müzikalin İstanbul Kuruçeşme'ye gelecek olması 25 mayıs'tan,2 hazirana kadar müzikal sürecek fiyatı ve daha detaylı bilgi için;
http://www.biletix.com/event.htm?id=LTGRE
17 Mart 2010 Çarşamba
She and Him
Müzik albümlerinde seçiciyimdir.Özellikle de yabancı sanatçılarda her ne kadar sert sound'u tercih eden biri olsam da yumuşak geçişler çok önemli bir yer tutar bende.Neyse zaten sempatisi ve güzelliğiyle baş döndüren biri olan Zooey Deschannel hanımefendimiz ne zaman albüm çıkaracak diye yaygara çıkaracakken.Bir de baktım ki ohooo çıkmış bile.Tabi ki en son 500 Days of Summer soundtrack'inde kendisini dinledikten sonra böyle düşünüyordum.Bir de baktım ki facebook mesajlarıma bir şey gelmiş.She and Him ikinci albümünü 23 Mart'da çıkarıyormuş adı da "Wolume II" bir sevindim bir sevindim ki kuru sıkım olsa bir kaç el havaya ateş edecektim.Bütün akrabaları arayıp kırk gün kırk,kırk gece şenlikler düzenleyecektik ama nasip olmadı,üzüldüm açıkçası.Neyse mendil sallarız olur biter dedik öhö öhö tamam toparlayalım.She and Him'in yaptığı müzik Amerikan Indie Folk türüne giriyor.Biraz da aslında biraz çok anlamsız kalıyor tam yazın sıcaklığını hissettirecek şarkılar az da olsa 70-80 kolejlerdeki enerjik ritimleri sezdim.İçinizde bir şeyler kıpraşıyor eğer bu tür seviyorsanız veya hoşunuza gittiyse tabi.Bu albüm sadece Zooey ile sınırlı değil unutmadan M. Ward ile ortak bir yapım.Kendisi usta bir söz yazarı,gitardaki tınılar ise muzzam bir tamamlayıcı.Zooey'in sesine zaten söylenecek bir söz yok.Ne yapalım bari 23 Mart gelene kadar Wolume I ile yetinelim.He unutmadan da geçemeyeceğim biraz da müzikal bir tarz varmış gibi geldi.
NPR'ın sitesinde zaten en sevdiğim yanı da bu albümdeki tüm şarkıları dinleyebiliyorsunuz.Orayada buyrun buradan girin efenim;
http://www.npr.org/templates/story/story.php?storyId=124615798
In the Sun Klibini izlemek içinse; http://pitchfork.com/news/38130-video-premiere-she-him-in-the-sun/
Siz Beğendiniz ;)
-
Ağustos ayında Ramazan'da Caz etkinliklerinde İlhan Erşahin'i izledik,eğlenceliydi ama kontra bas görünce birden garipsedim.Alp Ers...
-
A dı belki eğlenceli bir oyun veya aktivite gibi gelse de işin aslı tamamen tersini gösteriyor. Mobbing nedir ? G enelde iş yerlerinde d...
-
Çok uzun zaman önce değil çok da kısa süre önce de değil.Ortalarda bir yerlerde işte,gözümüze çarptılar.Sonra youtube ve diğer sosyal ağlar...
-
K endimden bir şey anlatmayı pek sevmem,kendimi de anlatmam hal ve hareketlerin beni tanımlaması,tamamlaması lazım ondan sonra zaten siz be...
-
3-2-1 ve karşınızda Limp Bizkit.Helllllll Limp Bizkit in the house y'allll Orta ikinci sınıftayken yanlışlıkla tanıştığım bir grup va...









