6 Ağustos 2010 Cuma

Hızına Hastayım (Bu bir TTNET Faciasıdır)

 İnternet kelimesi yok işte www ile başladı her şey kısımlarına hiç inmeyeceğim.Direk maruzatım budur.Nedir?
bir hafta öncesi bizim ev aranıp TTNET Müşteri Hizmetlerinden eski kullanıcılara yönelik bir kampanya olduğu söylenmiş 8Mbit 5 veya 6 ay boyunca yanılıyor olabilirim 15 TL sonraki aylar ise (24 aylık =2 sene) ise 49TL olacağını söylemişler tabi bana da sormak istediklerinden,daha sonra karar vereceğiz cevabı verilmiş müşteri hizmetkerine neyse mantıklı geldi.Hız ve fiyat oranı bulunduğum yere göre gayet iyiydi (Superonline kampanyaları bizim tarafa uğramadığı için başvuramıyorum) Neyse bugün telefon açtık tam beş kere.İlkinde bizi aradıklarında 22TL denmiş yukarda sonradan öğrendiğim için gerçek fiyatı yazdım.İkinci telefon konuşmasında 29 oldu bu fiyat,üçüncü aradama arkadaş kısa devre yaptı işin içinden çıkamadı telefonda bekletti bizi ve kendi kafasına göre 49 TL'ye çevirmiş net'i (canım benim diyerek bildiğim tüm küfürleri söyledim) en son aramamızda nihayet istediğimizi gerçekleştirdik.Sadece geçi dönemi için arada bir nette kopmalar oldu falan neyse şimdi iyi bu sefer hız testi yapalım dedik 8Mbit ya bakalım bi gösterişine,şahlanışına aaaaa o da ne? 2Mbit :D :D yerlere düştüm gülmekten bir daha telefon ettik emin misiniz? Diyoruz evet 8Mbit beyfendi diyor.Kare kökü falan mı aldılar diye düşündüm sonra aklıma bağlantı aldığınız postane ile mesafe geldi aklıma (Çünkü ne kadar uzaksanız hız bariz bir şekilde düşüyor) buna da şükür dedik.İşler bu [arada] çok komik.Milletin kullandığı hızları duysanız belki de duymuşsunuzdur ağzınız uçuklar.Bundan beş veya altı sene önce nette bir elemanla konuşurken İsveç'te ki net hızını sormuştuk T1 denilen bir bağlantı var onu kullanıyoruz demişti o ne kadar dediğimizde 23 falan diyince ben kendimi direk köprünün üzerinde buldum intihar edecektim çünkü o zaman ADSL yeni gelmişti ve 512 ile bağlanıyorduk (Mbit bile değil :D ) o zamandan bu zamana kadar çok şey mi değişti?Sanmıyorum yeni gelecek teknoloji için bile kolları sıvadık deyimi komik kalır.ADSL 2+ testleri Çanakkale'de oldu.Her yere fiber döşendiğine bile inanmıyorum.ADSL = Hız diye algılandı ülkemizde evet ama çoğunu isteyemiyorsunuz hakkınız değil.

  Türk Milletine ne verirsen ver yer onlar zihniyeti iyi olmadı kanımca,daha ne kadar gider böyle düşünmek bile istemiyorum artık sıkılıyorum.Bunun bir değişik versiyonunu Superonline adlı firma yaptı.Daha önce başka kampanya adı altında 8Mbit veya daha fazla hızı 3-4 ay boyunca baya makul şekilde kullanıyordunuz.Sonra ise yine cüzi bir miktar vererek devam ediyordunuz.Sonra heh aklıma geldi Quick Net'di ismi neyse bunun adı değişti (değişti derken taşın altından Superonline çıktı) ve bundan sonra 8Mbit'i kotalı yapacaklarını söylediler ve o anda kıyamet kopmaya başladı herkes tepki gösterdi.Forumlarda baya ses getirdi.Firma bunu kasten mi yaptı yoksa vatandaş acaba koyun mu yoksa bazı şeylere hala duyarlı mı?Diye yaptı bilemiyorum.Gerçek olan şu kuyuya biri taşı attı ve kaçtı.Deliler ise hala üzerinde uğraşmakta.
 Son söz olarak da PTT'nin T'si özelleşti Türk Telekom oldu ve Araplar ortalıkla bu işe girdiler acaba ortaklık bitince Telekom ne hale gelecek çok merak ediyorum.

1 Ağustos 2010 Pazar

Rüstem Batum Show (Eskiden bu vardı)

 80 jenerasyonu doğumluyum modifiyeli full kasa.Arada bir nitro cozurtlarım.Çelik jant havasında biriyim.90'ları aadm akıllı yaşayan ve günümüzü de kazasız belasız görmeye çalışan biriyim işte.Bu bölümde de ara ara hatırladıklarımızı paylaşacağız.Hani klişe olanlar değilde; Tipitip Sakızlar,turbo sakızlar,casio kol saatleri,ayşegül kitapları... Arada sıkışanlar gibi mesela eskiden Talk Show konsepti daha yeni yeni filizlenmeye başlarken.Rüstem Batum diye bir adamla karşılaştık.Vücudunun değişik reaksiyona girmesinden midir,nedir? Anlamsız bir rahatlık vardır kendisinde hatta bazı komedyenlerimiz bile (Levent Kırca) geyiğe almıştır.Değişik bir konuşur,güler neyse huzurlarınıza sunayım.

Levent Kırca'nın ti'ye aldığı bir bölüm (Youtube linkidir,açılmıyorsa kızmayın)



Turgut Özal ile olan bölüm

Küfürüne Hastayım (Bir de edebilse :)

  Küfür belki eskiden edildiğinde kulakları kapatacak derecede bir kötü bir söz işgali yapıyorsa da şimdi artık gelen geçen çok afedersin koyuyor da koyuyor.Geçiren geçirene.Yaşlısından gencine,çocuğundan büyüğüne,olanından olmayayına kadar herkes bol keseden koymakla meşgul bu sıralar.Çok ayıp çooooook :D
 Asıl dikkatimi çeken hani tamam bir sokak ağzınız vardır arada kullanırsınız veya sinirden kontrolünüzü kaybedersiniz kullanırsınız ama iş herkesin izlediği bir araçta olunca ister istemez boyut farklılaşıyor.TV eskisine göre daha katı kurallara sahip.Kötü söz,sigara,alkol (alkol için sansür konuluyor mu bilmiyorum fazla tv izlemediğimden) ve reklamları bol olan dizilerde bol bol buğulama (kötü söze bip var) yöntemi getiriliyor.Hatta bir ara gece belki tv'de eski yabancı diziler vardı bir sahnesinde adam yüzlerce sigara yaktığından dizi buğulu gösteriyordu.Hani neredeyse karşı komşumuz var biraz temizlik manyağıdır kendisi o balkondan atlayıp temizlemeye gelecekti.
 Kaliteli Tarih konularının işlendiği bir program var bayadan beri; Murat Bardakçı ile Pelin Batu'nun sunduğu.TV konusu daha öncede de belirtmiştim hassas bir iş belki sadece sen sahnede yüzlerce kişinin önüne çıkıyorsun ama o ev milyonlar belki de milyarlarca eve destursuz girmiş sen ordasın.Farkında olan kişiliği olsun duruşu olsun değiştirmiyor,tavizlere yer yok.Örnek alanlar bile var sizi o derece.Pelin Batu ablamızı çok tanımam az da tanımam ama ekran karşısında pek saygısı olmadığı kanaatine vardım.Ağzından kaçırdığı bir küfürlü bölüm gözüme çarptı belki birinci yanlışlıkla olabilir fakat birden fazla oluyorsa bu işte ya kasıt var ya da biraz iş reklama kaçıyor diye düşünüyorum.Sizi de fazla sıkmadan Pelin Batu'nun bombaları ile baş başa bırakıyorum.Son ekleme "Zeeeeeng" olayını da baya sevmiş ablamız.

Bombası elinde 1. Kısım


(www.habergo.com)Pelin Batu Canlı Yayında Küfür
Yükleyen habergo. - Film ve TV kanalındaki diğer videolara göz atın

Bombası elinde 2. Kısım


Pelin Batu canlı yayında küfür etti
Yükleyen turuncutime. - Seyahat videolarıyla yeni yerleri keşfedin.

İntikam isteyen bir DOĞA

 Her yer ev olmuş,piknik yapmayı özleyenlerle dolmuş etraf.Eskilerin anlattıkları ile yaşıyor şimdiki nesiller biraz da ben hiç olmazsa azıcık da olsa yaşadaığımız yerin eski halini az-çok biliyoruz.Ordan dere akarmış kimisi der burda kocaman orman vardı.Diğerleri de buranın denizi pırıl pırıldı herkes burada güneşlenir,yüzerdi.Bu anlattıklarımın çoğu yaşadığınız yerlerde mazide kaldı.Hemen kafada 40'lık ampul yandı di mi?Hayır mı tamam florasan olsun di mi daha çevreci hem ampule göre daha az enerji üretiyor.Uçmayalım fazla...

 Normal Dünya döngüsü şu şekilde gerçekleşiyormuş.Buzullar eriyecek iklimler değişecek ve tekrardan oluşacak bir soğuma ile bir buzul çağı yaşanacak.Tamam burada belirttik iklimler değişecek ama normal koşullarla gerçekleşerek malesef bu bizim için geçerli değil.Çok geriye gitmeye gerek yok,haziran ayının son haftasında (2010'un) İstanbul-Florya'da birden büyük misket büyüklüğünde dolu yağmaya başladı hatta hatırlarsanız meterolojide sel ile ilgili uyarılar yapmıştı.360 derece değişen bir hava için malesef meteroloji bile güven olmuyor.Hiç hayıflanmamamız lazım.Az da olsa çok da olsa doğanın düzeninde bir karışıklık meydana getirdik.Şimdi ise "Haaaaa öylemi" diyerek arkada bırakılan pislikleri toplamaya çalışıyoruz.

 Sene 2009 başları.Malum küresel ısınmadan kaynaklanan ve devamlı değişiklik gösteren hava durumu canımıza okuyacaktı fakat kimse bunun farkında bile değildi.İkitelli yolu o gün bambaşka bir senaryoya hazırlanıyordu.Fırtına öncesi sessizlik verildi ve birden sel hiç olmadığı kadar can ve mal kaybına neden oldu.Topkapı'dan-Avcılar güzergahına giderken,Yenibosna'yı geçtikten sonra sağ tarafa baktığınızda Osmanlı'dan kalma eski bir taş köprü bulunur.Altı kanal oyuklarına sahiptir fakat bugün onun altından geçen kanal (Ayama Deresi) farklı bir yol izliyor ya da izlettiriliyor.Dere yatağının da küçülmesinden dolayı işte o gün orada bulunan fidanlıktaki evlerde sular altında kaldı.Başkası anlatsa belki inanmazdım ama inanılmaz derecede sular yükselmişti.Doğa intikamını almıştı bu kadar sessizlikten sonra.Dere yatağı çok küçültüldü,halbuki her şeyi bilen insanımız bir şey olmaz edasıyla rahatlıktan uçuyordu.

 Mesela gerçek bir örnek vereyim sizlere sonradan kimse ağlayıp sızlamasın.Ataköy'de en son proje Ataköy Konakları adlı proje hayata geçirildi mekan olarak gayet güzel fakat bir sorun vardı,o da bu sitelerin kurutulmuş bir bataklığın üzerinde olmasıydı hatta atık giderleri için içinden iki üç insan geçebilen borularla yeni yer altı güzergahları yapıldı.Konaklar yapılmaadn önce oradaki koku yüzünden insanlar yakınlarından geçemiyordu o bölgenin.Arada başka dalavereler döndüğünden bir şekilde çözüm buluındu.Arka kısmına ise kocaman atık arıtma tesisi yapıldı :D hatta orada oturanlar için yanına Ataköy Plus AVM yapıldı şimdi kokudan eser yok millet cafelerde cirit atıyor.Atsın tabi gözümüz yok fakat şu bir gerçek olası bir sel baskınında veya Allah göstermesin deprem anında ne kadar dayanabilir orası tartışılır (Kurutulmuş bataklığın zemin haritası?) İnsanlara akıl veriliyor,kullanılsın diye kimi hinliğe,kimi cinliğe,kimi de iyiye kullanıyor.

 İyi olan kazansın diyoruz.Başka hayatlar gitmesin.Boş bulunan yere değil uygun lokasyona sahip yerlere inşa edilsin yapılar.

Giyişine Hastayım

 Boşuna reklam yapmayayım kimileri tarafından delilerce ses getirildiğine inanılan bir moda dergisi var.Hatta ilk sayısı için ünlü bir AVM'de sıraya bile girmişti millet ilk sayısını onlarca alan olmuştu.İçimden dedim alla alla moda için ses getiriyorsa,bari baştan getirttirilseydi.Diğer yabancı dergilerde olduğu gibi Türkiye'de kendine özgü sayfasını sunuyor.
 Asıl konumuz ise her ay bir ünlüyü seçip o ay boyunca ne giydiğini insanlarla paylaşıyorlar.Biraz da kıl oldum yahu bu sıcaklarda don paça gezen ben ne modanın trendini belirleyebildim ne de örnek olabildim ki öyle bir şeyde istemiyorum.Temmuz Ayı için Sivaslı Cindy lakaplı Tülin Şahin ablamızı seçmişler.Bir ona bakın bir de bana bakın aradaki farkı da boş bir kağıda yazıyorsunuz.Sonra boş bir şişenin içine koyup ağzına da sıkıca bir mantar tıkayıp denize atıyorsunuz.Eğer şişe birine ulaşırsa İzel'den "Denizleri aşta gel kurbanın olam" melodisi cebinize geliyor.

 İşte Tülin Ablamızın Temmuz Ayında giydiklerinden bir kaç derleme;



Biz böyle vuvuzelalı bir ortama hiç denk gelmedik.Kandırma bizi lütfen lütfen çok reca edeceğim.






Tamam giyiniş de bir problem yok ama o eldeki mikrofon ne?Her sokağa çıktığında mikrofon alınıyorsa işimiz iş yani olmaz.Mikrofonla sokağa çıkılmaz.






O kadar extrem bir kişilik var ki of of yani.Uçak motoru önünde böyle göstere göstere.Olmadı olmadı!O motor bir çalışsa var ya bildiğin kuşbaşı kıyma.Hayır benim başıma geldi az daha motora giriyordum son anda ittiler.Aman Tülin aman!







Bu da bizim imkanlarımızla ortaya çıkardığımız.N'apalım? Buna da şükür.Gerçi abi tombala çekmeye hazırlanıyor ama idare edin,görmezden gelin.

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı