24 Ekim 2010 Pazar

Orianthi

 Güzel bir bayan elektro gitar ile buluşursa ne olur? Ortaya Orianthi adlı bir bayan çıkarmış.Bugün bunu gördük,sadece bugün değil görmüş olduk.Ağustos ayında bir arkadaşımın facebook sayfasında Michael Jackson-Beat it'de ki elektro solosunu sarışın bir bayan deli gibi çalıyordu.Yok ya olamaz bir yerden playback falan oluyordur dedim veya sadece o parçayı çalışmıştır diye kendimi avutuyordum sonra şans eseri geçenlerde youtube'da videoları karıştırırken yine ünlü virtiöz steve vai ile beraber bu bayanı gördüm izleyeyim dedim o zaman,iyi ki de izlemişim ne de güzel çalıyormuş yahu.
 İsmi Orianthi Panagaris 22 Ocak 1985 doğumlu Yunan asıllı Avustralya'lı şarkıcı,söz yazarı ve gitarist.(Her ne hikmetse de Yunanlıları burunlarından anlayabiliyorum :) Şöhreti aslında yeni yeni parlıyor desem yalan olmaz single'ı According to you ile listelerde iyi girişler yapmış olsa da bir kısmını Michael Jackson'ın This is it adlı gösterisine de borçlu.Kimileri Michael gittikten sonra show'un da tamamlanamadığı için pek bir sükse yapamaz dediler ama bir efsane gittikten sonra yenileri doğuyor.
 Çalışmalarına gelecek olursak 2007 tarihli Violet Journey ve sonrasında ise Believe ve Believe II albümlerini yayınladı.Solo bazında bir kaç parçasını dinlediğimden Satriani ve Vai gibi bir çalışmaya sahip olduğunu sandım fakat hayal kırıklığına uğradım.Avril Lavigne'in ilk dönemlerinde ki gibi bir teenage albüm olarak geldi aralarda tabi ki eşşek osurtan soloları attırıyor ama sadece aralarda işte.Yine de sololar için dinlenilesi bir bayan hatta kaç tane böyle bayan var ki diyorum kendime ve sizlere?
 Son olarak eğer Satriani ve Vai'in projeleri olan G3 yeniden turlamaya başlarsa ve Orianthi ablamızı unuturlarsa ayıp etmiş olurlar kız bildiğin öttürüyor yahuuuu gitarı.Sizlere Michael abimiz ile olan beat it solosunu ve tabi ki de Steve Vai ile olan çalışmasını sunuyorum;

Michael abi yak bu[aradan]



Ah ne güzel çalarsın seeeeen

23 Ekim 2010 Cumartesi

Yalan Söylemişler

 Her kafadan bir ses çıkıyor bunlara inanmıyorum.Çoğunlukla sadece gördüklerime.Basına da olan güvenim azaldı çünkü doğru ve dürüst habercilik ilkesi artık yalanolmuş durumda.Çoğunluk gözlerin kendinde olmasını istiyor ve bunun için neler yapıyor bir bilseniz.En azından ismini vermeyeyim belden aşşağı konularda uzman olan doktorun yazdığı gazete sırf onun hastaları var diye satılıyor :) (Ağlanacak halimize gülüyoruz malesef) sorduğunuz zaman da "Yok abi ya sadece ne salak soru sormuşlar onlara bakıyoruz" Cevabı alıyorum.Buraya kadar hafif keyfimiz yerine gelsin diye yazdım.

 Festus Okey 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü”ne gözaltındayken ölen Nijeryalı sığınmacı Festus Okey’in, bir polis memurunun silahını almak üzere hamle yapması sonucu çıkan arbedede, silahın ateş alması sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.Açıklamada, olaydan sonra yapılan aramalarda Festus Okey’in fotoğrafının bulunduğu bir sahte kimlik ele geçirildiği belirtildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 20 Ağustos’ta iki yabancının Taksim’de şüphe üzerine durduruldukları ve üzerlerinin arandığı belirtildi.

Yapılan kontrollerde Festus Okey’in üzerinde satışa hazır durumda kokain bulunduğu kaydedildi.

Nijeryalı sığınmacının gösterdiği belgelerden BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne iltica talebinde bulunduğunun anlaşıldığı belirtildi.

Açıklamada, karakola sevk edilen Festus Okey’in iç çamaşırı içerisinde de 13 paket daha satışa hazır kokain bulunduğu, Nijeryalı sığınmacının bunun üzerine paniğe kapıldığı belirtildi.

Açıklamada, “Festus Okey paniğe kapılarak polis memuru C.Y.’nin silahını almak üzere hamle yapmış, memurun silahını vermemek için mücadele etmesi neticesinde çıkan arbedede silah ateş almış ve Festus Okey omzundan giren mermi ile yaralanmış, kaldırıldığı Taksim İlkyardım Hastanesi’nde de hayatını kaybetmiştir” denildi.

Açıklamada, mevzuat gereği karakolun sadece nezarethanelerinde kamera bulunduğu, diğer kısımlarda ise izleme yapılmadığı belirtildi. İstanbul Emniyeti, dün üzerinde kokainle yakalanan bir başka yabancının ikametinde ise Festus Okey’in fotoğrafının bulunduğu sahte Somali kimliği ele geçirildiği belirtildi.İncelemede Festus Okey’in arkadaşı olduğu anlaşılan bu kişinin de sığınma talebinde bulunduğu anlaşıldığı belirtildi.


(Fotoğrafa tıkladığınız zaman büyük halinden okuyabiliyorsunuz)

Neye göre hareket ediliyor anlamıyorum.İşin hep aslı sorusu kafalarda soru işareti olarak kalıyor.

Mor ve Ötesi'de Festus isimli bir parça yazmışlardı Masumiyetin Ziyan Olmaz albümüne.Sözler güzel ama biraz faka basılmış...

Festus'u dinlemek için;
Dinle beniiiiiiii 

20 Ekim 2010 Çarşamba

Neler vardı,neler olacak? (Etkinlikler)

 Etkinlik delisi oldum kabul ediyorum ve bunları da bu[araya] aktarırken büyük bir mutluluk duyuyorum.Eğlencesi bol,eğlence bittikten sonraki maceraları da ayrı bir keyif oluyor.Neler yaptık? Nublu'da 13 Ekim'de İlhan Erşahin's Istanbul Sessions'da baya eğlendik hem de Nublu'nun havasını da almış olduk ama amaaaa en çok muradına eren ben oldum sanırım.Önce konser başladan önce Turgut Abi'yi gördüm :) sonra Alp geldi bas gitarını sahneye yerleştirdi,daha sonra oturduğum yerin arkasında Alp ile Turgut abi yanyana konuşuyorlardı.İçimde durdurulamaz bir heyecan ile Alp'e fotoğraf çekilebilir miyiz diye sordum sonuç mutlu son :) bir de konser bitiminde İlhan Erşahin'i tebrik ettim onla da güzel bir anı oldu :) yeni albümden bir kaç parça çaldılar çok da güzeldi hatta yeni albüm daha bomba geliyor diyebilirim.İlhan Abi'ye yeni albümün hazırlıkları ne zaman biter ve bundan sonraki programınız nedir diye sorduğumda tatlı bir tebessüm ile bilmiyorum cevabını aldım :) olsun yine beklemeye değer.Aslın da konser bitiminde sırılsıklam olduk eve varana kadar nezleyi atlatsaydım cumartesi bir daha gidecektim ama kısmet işte :) (Ah bir de tam kadro çekilseydik işte o zaman tadından yenmezdi :)
 Neyse efendim Ekim 23 tarihinde Bronx Pi'de Stereo Total sahneye çıkıyor.Stereo Total ile ne zaman tanıştık?Yanılmıyorsam dört sene önce TV'de Sony tarafından dönen handycam reklamının şarkısı olarak kullanıldı ve oradan şakrı bizim kulağımıza aşina oldu saçma sapandı ama sevdik benimsedik hatta eve bile almayı düşündük alamadık pahalıydı.23 Ekim Saat 22:30'da konser başlar Bronx Pi'de ayrıntılı detaylar aşağıdaki linkte ve hatırlamanız için videoyu da ekliyorum;
Gel bu [aradan] gir

Sony Commercial / Stereo Total from bungalow commercials on Vimeo.
 Bir diğer etkinlik ise fazla detay veremeyeceğim bunlar için çünkü her biri çok çok uzun listeler halinde;
 İş Sanat Klasik ve Caz Konserleri 2010 3 Kasım tarihi ile başlıyor.Özellikle flarmoni orkestraları göz dolduruyor kaçırmamanız gerekenlerden biri de Londra Flarmoni orkestrası efenim.Detaylar için; Gel yamacıma bak ne var


 Akbank Sanat Piyano Günleri ise 10 Kasım ile start alıyor.Gerçi piyano çalma konusunda baya sıcakkanlıyım fakat etkinlikler olunca sade piyano bayıyor beni.Sanırım o kadar da durgun bir bünye yok hala bende :) Detaylar için; Akbank Sanat Piyano Günleri

 Unutmadan yine hatırlatıyorum 27 Ekim'de İKSV'da Marcus Miller Tutu Revisited Performansı var bu kaçırılmayacak inşallah ve yine tekrarlıyorum Kasım 5-6'sı Efes Pilsen Blues Festivali 'de İstanbul'da.Bedava bilet için geri sayımlar başladı haftaya bir veya iki soru soracağım buna vereceğim mail adresine en çabuk doğru yanıtı gönderen bir talihliye iki kişilik blues festivali bileti hediye edeceğim.Şimdilik hoşçakalıııııın,iyi eğlenceler herkeseeeee

Karman biraz da çorman

 20 Ekim 2010 Sabah 11:00 sularından sonra Adnan Polat-Frank Rijkaard görüşmesi tatlı bir sonla bitirilerek Frank hocamız görevini Metin Oktay Tesislerinde bitirdi.
 Futboldan adam akıllı anlamam oyununda tut da artık nesine kadar ama eh işte modunda oynarım çok iyi değilimdir.Çünkü Ülkemizde gördüğüm üzere olaylar başka tarafa çekiliyor hep koskoca 365 gün içinde basın ve kameraların gözü sadece derbiler ve yabancı transferler ile ilgili bir de iki-üç kişilik gruplarla TV'de yapılan programlar.Sporun aslında temelinde yatan aktivite olması değil bir kültürü barındırmasıdır.Gel gör ki bunu uygula.Yapabilirsen ne ala!
 Sabah işe geldiğimde spor okulu odasından kafamı uzattığımda direk Adnan Polat'ı gördüğümde hafif bir yusufçuk olmaya başladı,aslında olmazdı da hani futbol takımı kötü bir gidişat aldığından bize de bomba patlayabilir diye hemen ofise kaçtım.Aşşaıdaki bölümler inceleniyordu :D bende ses yakınlaştıkça yusufçuklarla olan dansım ikiye katlanıyordu.Neyse atlattık dedim hakkatten de öyleydi.Fazla tartışmıyoruz tabi en iyi dileklerimizle hayırlı olsun diyelim diyoruz.İlerleyen saatlerde Fatih Terim ile görüşülmüş anlaşılamamış gerçi iki gün önce web sitelerinde Hagi deniyordu ama ne olacağı bilinmez tabi.Ocak ayında stad açılışı var böyle güzel bir stad için böyle olayların yaşanması biraz gölgeye aldı bizleri ama iyi bir şekilde çıkacağımıza inanıyorum.Fenerbahçe'nin kurulmasında en çok emeği olan bir kulübün (Dostluk ve Rekabet ortamının yitirilmemesi için) ve bundan dolayı da zevk alan bir kulübün alnının akıyla çıkacağına umutla bakıyorum.Haftasonu derbi varmış bakalım oralarda ne olacak?
 Geçen hafta da Tugay Hoca başka bir takımla altyapı maçındaydı orada en son yeniyorlardı izlemek için yukarı çıkmıştık 82. dakikada 2-0 skor vardı tabi ki yenmiştir.Onun da adı geçiyor bakalım neler olacak hep birlikte göreceğiz.Yarın da A Bayan Takım Abdi İpekçi'de Fenerbahçe ile Cumhurbaşkanlığı kupası için mücadele verecek onlarada bol şanslar.

16 Ekim 2010 Cumartesi

Hastayım size bağyaaaan

 Ergenlik çağımda nasıldım diye düşünüyorum da o zamanlar kafada belirli bir portre de oturmuş bir bayan profili.Saçlar şöyle,kaşlar böyle,boyu posu olsun iki saat eğilmeyeyim işte huyu böyle olsun falan.Daha sonra tabi büyüyünce bunların sadece keşke böyle olsa ve belkilerle olabileceği tokat gibi değil bir posta ile bana ulaştırılmıştı.En azından yauv düzgün biri olsun benim olsun derdim.Nerden girdiysek bu muhabbete de anlamış değilim.Olay şu tabi manken camiasından pek fazla hoşlandığım kişi yok nedense şöyle elmacık kemikleri belirgin bayanlar dikkatimi çekiyor birden ve tabi en önemlisi de içindeki o hayata tutunuş enerjisini gözlerden ve dudaklardan okumak.Bunu belli edebiliyorsa ne mutlu o bayana.

 Grace Slick
Zenci gırtlağı diye bir şey vardır bilirsiniz müzik dünyasında.Ona sahipseniz zaten uuuuv tamam biraz da kendinizi gösterin şöhret kapıları yavaş yavaş aralanacaktır.Grace Slick beyaz bir ablamız ve ses işte dediğim gibi bu özelliklere sahip hem kulakların pasını silecek kadar güçlü ve gücü size hissettirebiliyor ve aynı anda birden de pamuk gibi olabiliyor.Hele bir de o duru güzelliği yok mu beni benden alıyor.Grace Slick ablamızı da Jefferson Airplane grubunun solisti olarak tanımıştık.Hani Jim Carrey'nin Cable Guy adlı filminde ki Somebody to love adlı cover'ı.İşte onu asıl bu ablamız söylüyor ve kendisini bana hayran bıraktırıyor.

 Tabı bu kadar masum olduğuna bakmayın.Hippi dönemlerinin kadını :) hatta bir röportajında elinden gelse dönemin başkanı Nixon'ın yemeğine zehir bile koyacağını kafasına koymuş :)











Videomuzu da ekleyelim ve tabi ki de diğer taraftan Jim abimizinkini de


Jefferson Airplane - Somebody To Love
Yükleyen monamijp. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!

Somebody to Love - Jim Carrey (Cable Guy)
Yükleyen -jim-carrey-. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı