28 Ekim 2010 Perşembe

Olmuş,olacak,oluyor

 Yine kısa kısa gözüme çarpan köşecik haberlele sizleri selamlıyorum.
 Geçen hafta mail kutuma düşen bir Microsoft haberine göre Windows Live Spaces alanı (Blog alanı ve şimdilerde daha çok sosyalleşme platformu) artık yerini WordPress.com'a bırakıyor.Açıkçası iyi oldu da diyebilirim spaces sayfanız sadece msn kullanıcıları ile daha çok haşır neşirdi ve oraya da yazdıklarım özellikle de ilk zamanlarda ki aşırı politik nedenlerden dolayı kapanmıştı.Sinirlenmiştim :) yılmadım yine yazmaya devam ettim.Kafamda oluşan her yeni fikirle kendimi yeniden yoğuruyorum inşallah WordPress ile de iyi bir platform yakalayabiliriz.Bana kapanması için verilen tarih 16,Mart fotoğraflar gitse problem değil de o kadar deneme ve içimden gelen yazılar var bir yedeğini alsam iyi olacak unutmadan.


 Hiç kimse bir Mcfly'a tavuk diyemez!

 Bu sözler bir yerden tanıdık geldi mi?Gelmediyse biraz daha geriye gidelim,hatta araba ile gidelim.Zaman sıçrayışları yapmak insanın uçmaktan sonra bir diğer tutkusu olmuştur diyebilirim.Hatta hayatımızda yaptığımız hatalarda bile "Keşke zamanı tersine çevirebilsem" dediğimiz mutlaka olmuştur.Geleceğe dönüş filmi bizi o zamanlar tam kalbimizden vurmuştu tabi teknoloji de bu kadar parlak değildi ve ilk filmden sonra üçlemesi oldu.Dr. Emmett Brown ve Marty Mcfly'ın macerları ve başlarından geçenler bizi bizden aldı.Hele o "Power of Love" adlı şarkı da kült haline gelmiştir sanırım.Geleceğe Dönüş filmi 25. yaşına girdi.25 seneden sonra hala karakterleri capcanlı görmek beni ayrı sevindiriyor.Aslında dördüncü de olsa fena olmazdı diyorum kendi kendime en son zaman makinası bir tren olmuştu ve Doktor acaba ne yapıyordur diye merak konusu oldu.
 Bu sahne unutulmayacaklar arasında."Marty Johhny be good" parçasını çaldıktan sonra asıl görevi olan geçmişteki anne ve babasını tanıştırmaktı bu kareden sonra da işlerin iyi kötü gittiğini söyleyemeyiz.








Yanık Marty Mcfly 
marty mcfly - johnny b. goode from etsw on Vimeo.


 Haydi gel içelim

 Haydi gel içelim diyorduk da şu andan itibaren pek iştahlı olduğumu söyleyemeyeceğim.İçkiye ÖTV zammı geldi.Zıkkımın pekini iç de diyebilirsiniz o da kabulümüzdür.Kırk yılda bir yapıyoruz onu da hani çok keyifli olunca hani insanlar dertten içer,sıkıntıdan,boku püsüründen falan ama bize sanırım ters etki yapıyor.Bu [aralar] içki sofrasına konuk olduğum misafir arkadaşları ertesi hafta bir şekilde bir yerlerde görüyorum merhaba hatırladınız mı?Diyorum ama hatırlayan aşk olsun ölçü mü kaçıyor anlamıyorum :) Gelen zamların özetine; Alkollü içkilerdeki maktu ÖTV, alkollü ürünlerin sadece içerdiği alkol miktarına uygulanıyor. Örneğin 35'lik rakı, yüzde 45 alkol içeriyor. Maktu ÖTV de, bu alkol miktarı üzerinden hesaplanıyor.
Buna göre yeni düzenlemenin ardından 70'lik rakıda 12 lira 47 kuruş olan maktu ÖTV tutarı, 16 lira 22 kuruşa çıktı. Bu durumda 70'lik rakının vergi yükünde 3 lira 75 kuruş lira artış meydana geldi. Rakının ÖTV'sindeki artış, oransal olarak ise yüzde 30 oldu.

 Fatmagül'ün suçu kıçı başı oynamasıydı
Hangi TV kanalında bile oynuyor haberim yok.Bir kaç kişinin ağzından duyuyorum.Yokbir yerde kıstırıyorlarmış da falan filan kız gidiyormuş kötü ellere.Toplumu yozlaştıran gerzek bir dizi daha karşımızda.Bir de demezler mi ya yok aslında bu dizinin içinde başka mesajlarda var anasını satayım işte Kurtlar Vadisi'nde Türkiye'yi siyah filmle kaplı arabalara ve belinde silah taşıyan insanlara çevirdiniz.Bu diziyle de bakın bakalım diğer tecavüz olaylarında patlak oluyor mu olmuyor mu?Bir de şişme bebek olayına el atmış birileri Allah akıl ve en yağsızından fikir versin diyorum.

  Çalınacak ne kaldı? Cevap A şıkkı dötümdeki don
 KPSS Skandalı ve çok geçmeden ÖSS sınavı soruları için ortaya çıkan skandallar birbiri ardına gözler önüne serildi.Sanki hiç bir şey yokmuşçasına da vurdumduymaz davrandı yukarıdakiler.Kimilerinin sesi çıkmadı bile.Tam bu kargaşa yeniden yatışırken ortaya bir de ehliyet sınavı soruları çıktı.Yahu ne acayip iş bilemedim ben yahu.Ulan bende ehliyet kursuna yazıldığımda tamam bir yusufçuk bir 3,5'luk korkularına kapıldım ama toydum sonra baktım ki kitabı yutup biraz da pratik yapınca bunlar havada karada yapılabiliniyormuş ama kardeşim sen gel bunda da kopya çek yuh yani sen valla ehliyet alma ben sana Haşim İşçan Geçidinden bisiklet alayım 4 teker sağlam valla ;) çok zekiler bluetooth'lu silgiler falan bir opereyşınlara bürünmüşler efendim.Detaylar için;Detayım bana tıkla ;)

26 Ekim 2010 Salı

Geliyorum Demez!

  Salla,oyna eller havaya diyemeden ansızın bizler uykuda iken 7,4 ile sarsıldık birden.Sonrasına kimin ne halt yediği,hangi muhitin ne kadar güvenli olduğu ve en azından insanımızın ne kadar bilinçli olduğu ortaya çıkmıştı akabinde de deprem uzmanlarının seksi erkek seçilmesine kadar türlü aptallıklar da yapılmadı değil (E burası Türkiye) 17 Ağustos depreminden sonra neler değişti.Öncelikle o depremden sonra artçılar belli bir süre devam etti TV kanallarında kapalı ortamlarda neler yapılacağı bir bir anlatıldı,evlerde öncelik verilmesi gereken deprem çantaları hazırlandı.Fay hatları aylarca gözlem altına alındı.Yanılmıyorsam bahsetmiştim yine bir bölümde Eylül veya Ekim ayında bir anlık artçı ile yeniden uyandık.Maalesef fotoselli bir bünyemiz olduğundan illa ki birileri bizi uyandırmalıydı.
 İnsanoğlunun en büyük hatalarından biri olan "Kendi başına gelmedikçe anlamaz!" Tezimi her zaman savunmuşumdur.Uçaklarda belirli miktarda sıvı alımına (300ml'den fazlası) kısıtlama gelmesi,o da bu tedbirden önce bir delinin uçakta 300 ml sıvı fazlası ile bomba yapmasından kaynaklanması ve sonradan önlemin alınması keza alışveriş merkezlerindeki standart güvenlik prosedürleri.Fazla dağılmayalım.Deprem sonrası dayanıksız bölgeler ortaya çıktı.Avcılar (sahile yakın bulunduğu için),Beylikdüzü (ama orası ile ilgili net bir şey anlamadım),daha bir çok ilde buna benzer risk haritaları çıktı.O zamandan bu zamana değişen tek şey bazı binaların temel güçlendirme girişimleri oldu ve bugün okuduğum bir haberde sanırım Ülke'nin bu alanda etkilenen kişileri veya semtlerin yüzlerini güldürecek.
  Haber: "İstanbul'a özel deprem kanunu"

7 bakanın da hazır bulunduğu toplantıda Başbakan’a olası deprem tablosu aktarıldı: ‘24 bin bina yıkılacak, toplam maliyet 60 milyar dolar.’ Başbakan ise binaların yıkılarak yeni binaların yapılmasını sağlayacak kanun tasarısı için talimat verdi: “Yıl sonuna kadar yetişsin.”

Ayrıntılı detay için: Tıklatın

Risk haritası ortaya çıkarılmış.Darısı diğer illerin başına.Bazen her türlü olumsuzluğa karşı yine kendime soruyorum.Akıllanıyor muyuz?

24 Ekim 2010 Pazar

Orianthi

 Güzel bir bayan elektro gitar ile buluşursa ne olur? Ortaya Orianthi adlı bir bayan çıkarmış.Bugün bunu gördük,sadece bugün değil görmüş olduk.Ağustos ayında bir arkadaşımın facebook sayfasında Michael Jackson-Beat it'de ki elektro solosunu sarışın bir bayan deli gibi çalıyordu.Yok ya olamaz bir yerden playback falan oluyordur dedim veya sadece o parçayı çalışmıştır diye kendimi avutuyordum sonra şans eseri geçenlerde youtube'da videoları karıştırırken yine ünlü virtiöz steve vai ile beraber bu bayanı gördüm izleyeyim dedim o zaman,iyi ki de izlemişim ne de güzel çalıyormuş yahu.
 İsmi Orianthi Panagaris 22 Ocak 1985 doğumlu Yunan asıllı Avustralya'lı şarkıcı,söz yazarı ve gitarist.(Her ne hikmetse de Yunanlıları burunlarından anlayabiliyorum :) Şöhreti aslında yeni yeni parlıyor desem yalan olmaz single'ı According to you ile listelerde iyi girişler yapmış olsa da bir kısmını Michael Jackson'ın This is it adlı gösterisine de borçlu.Kimileri Michael gittikten sonra show'un da tamamlanamadığı için pek bir sükse yapamaz dediler ama bir efsane gittikten sonra yenileri doğuyor.
 Çalışmalarına gelecek olursak 2007 tarihli Violet Journey ve sonrasında ise Believe ve Believe II albümlerini yayınladı.Solo bazında bir kaç parçasını dinlediğimden Satriani ve Vai gibi bir çalışmaya sahip olduğunu sandım fakat hayal kırıklığına uğradım.Avril Lavigne'in ilk dönemlerinde ki gibi bir teenage albüm olarak geldi aralarda tabi ki eşşek osurtan soloları attırıyor ama sadece aralarda işte.Yine de sololar için dinlenilesi bir bayan hatta kaç tane böyle bayan var ki diyorum kendime ve sizlere?
 Son olarak eğer Satriani ve Vai'in projeleri olan G3 yeniden turlamaya başlarsa ve Orianthi ablamızı unuturlarsa ayıp etmiş olurlar kız bildiğin öttürüyor yahuuuu gitarı.Sizlere Michael abimiz ile olan beat it solosunu ve tabi ki de Steve Vai ile olan çalışmasını sunuyorum;

Michael abi yak bu[aradan]



Ah ne güzel çalarsın seeeeen

23 Ekim 2010 Cumartesi

Yalan Söylemişler

 Her kafadan bir ses çıkıyor bunlara inanmıyorum.Çoğunlukla sadece gördüklerime.Basına da olan güvenim azaldı çünkü doğru ve dürüst habercilik ilkesi artık yalanolmuş durumda.Çoğunluk gözlerin kendinde olmasını istiyor ve bunun için neler yapıyor bir bilseniz.En azından ismini vermeyeyim belden aşşağı konularda uzman olan doktorun yazdığı gazete sırf onun hastaları var diye satılıyor :) (Ağlanacak halimize gülüyoruz malesef) sorduğunuz zaman da "Yok abi ya sadece ne salak soru sormuşlar onlara bakıyoruz" Cevabı alıyorum.Buraya kadar hafif keyfimiz yerine gelsin diye yazdım.

 Festus Okey 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Beyoğlu Asayiş Şube Müdürlüğü”ne gözaltındayken ölen Nijeryalı sığınmacı Festus Okey’in, bir polis memurunun silahını almak üzere hamle yapması sonucu çıkan arbedede, silahın ateş alması sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı.Açıklamada, olaydan sonra yapılan aramalarda Festus Okey’in fotoğrafının bulunduğu bir sahte kimlik ele geçirildiği belirtildi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nin internet sitesinden yapılan açıklamada, 20 Ağustos’ta iki yabancının Taksim’de şüphe üzerine durduruldukları ve üzerlerinin arandığı belirtildi.

Yapılan kontrollerde Festus Okey’in üzerinde satışa hazır durumda kokain bulunduğu kaydedildi.

Nijeryalı sığınmacının gösterdiği belgelerden BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne iltica talebinde bulunduğunun anlaşıldığı belirtildi.

Açıklamada, karakola sevk edilen Festus Okey’in iç çamaşırı içerisinde de 13 paket daha satışa hazır kokain bulunduğu, Nijeryalı sığınmacının bunun üzerine paniğe kapıldığı belirtildi.

Açıklamada, “Festus Okey paniğe kapılarak polis memuru C.Y.’nin silahını almak üzere hamle yapmış, memurun silahını vermemek için mücadele etmesi neticesinde çıkan arbedede silah ateş almış ve Festus Okey omzundan giren mermi ile yaralanmış, kaldırıldığı Taksim İlkyardım Hastanesi’nde de hayatını kaybetmiştir” denildi.

Açıklamada, mevzuat gereği karakolun sadece nezarethanelerinde kamera bulunduğu, diğer kısımlarda ise izleme yapılmadığı belirtildi. İstanbul Emniyeti, dün üzerinde kokainle yakalanan bir başka yabancının ikametinde ise Festus Okey’in fotoğrafının bulunduğu sahte Somali kimliği ele geçirildiği belirtildi.İncelemede Festus Okey’in arkadaşı olduğu anlaşılan bu kişinin de sığınma talebinde bulunduğu anlaşıldığı belirtildi.


(Fotoğrafa tıkladığınız zaman büyük halinden okuyabiliyorsunuz)

Neye göre hareket ediliyor anlamıyorum.İşin hep aslı sorusu kafalarda soru işareti olarak kalıyor.

Mor ve Ötesi'de Festus isimli bir parça yazmışlardı Masumiyetin Ziyan Olmaz albümüne.Sözler güzel ama biraz faka basılmış...

Festus'u dinlemek için;
Dinle beniiiiiiii 

20 Ekim 2010 Çarşamba

Neler vardı,neler olacak? (Etkinlikler)

 Etkinlik delisi oldum kabul ediyorum ve bunları da bu[araya] aktarırken büyük bir mutluluk duyuyorum.Eğlencesi bol,eğlence bittikten sonraki maceraları da ayrı bir keyif oluyor.Neler yaptık? Nublu'da 13 Ekim'de İlhan Erşahin's Istanbul Sessions'da baya eğlendik hem de Nublu'nun havasını da almış olduk ama amaaaa en çok muradına eren ben oldum sanırım.Önce konser başladan önce Turgut Abi'yi gördüm :) sonra Alp geldi bas gitarını sahneye yerleştirdi,daha sonra oturduğum yerin arkasında Alp ile Turgut abi yanyana konuşuyorlardı.İçimde durdurulamaz bir heyecan ile Alp'e fotoğraf çekilebilir miyiz diye sordum sonuç mutlu son :) bir de konser bitiminde İlhan Erşahin'i tebrik ettim onla da güzel bir anı oldu :) yeni albümden bir kaç parça çaldılar çok da güzeldi hatta yeni albüm daha bomba geliyor diyebilirim.İlhan Abi'ye yeni albümün hazırlıkları ne zaman biter ve bundan sonraki programınız nedir diye sorduğumda tatlı bir tebessüm ile bilmiyorum cevabını aldım :) olsun yine beklemeye değer.Aslın da konser bitiminde sırılsıklam olduk eve varana kadar nezleyi atlatsaydım cumartesi bir daha gidecektim ama kısmet işte :) (Ah bir de tam kadro çekilseydik işte o zaman tadından yenmezdi :)
 Neyse efendim Ekim 23 tarihinde Bronx Pi'de Stereo Total sahneye çıkıyor.Stereo Total ile ne zaman tanıştık?Yanılmıyorsam dört sene önce TV'de Sony tarafından dönen handycam reklamının şarkısı olarak kullanıldı ve oradan şakrı bizim kulağımıza aşina oldu saçma sapandı ama sevdik benimsedik hatta eve bile almayı düşündük alamadık pahalıydı.23 Ekim Saat 22:30'da konser başlar Bronx Pi'de ayrıntılı detaylar aşağıdaki linkte ve hatırlamanız için videoyu da ekliyorum;
Gel bu [aradan] gir

Sony Commercial / Stereo Total from bungalow commercials on Vimeo.
 Bir diğer etkinlik ise fazla detay veremeyeceğim bunlar için çünkü her biri çok çok uzun listeler halinde;
 İş Sanat Klasik ve Caz Konserleri 2010 3 Kasım tarihi ile başlıyor.Özellikle flarmoni orkestraları göz dolduruyor kaçırmamanız gerekenlerden biri de Londra Flarmoni orkestrası efenim.Detaylar için; Gel yamacıma bak ne var


 Akbank Sanat Piyano Günleri ise 10 Kasım ile start alıyor.Gerçi piyano çalma konusunda baya sıcakkanlıyım fakat etkinlikler olunca sade piyano bayıyor beni.Sanırım o kadar da durgun bir bünye yok hala bende :) Detaylar için; Akbank Sanat Piyano Günleri

 Unutmadan yine hatırlatıyorum 27 Ekim'de İKSV'da Marcus Miller Tutu Revisited Performansı var bu kaçırılmayacak inşallah ve yine tekrarlıyorum Kasım 5-6'sı Efes Pilsen Blues Festivali 'de İstanbul'da.Bedava bilet için geri sayımlar başladı haftaya bir veya iki soru soracağım buna vereceğim mail adresine en çabuk doğru yanıtı gönderen bir talihliye iki kişilik blues festivali bileti hediye edeceğim.Şimdilik hoşçakalıııııın,iyi eğlenceler herkeseeeee

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı