16 Ekim 2010 Cumartesi

Hastayım size bağyaaaan

 Ergenlik çağımda nasıldım diye düşünüyorum da o zamanlar kafada belirli bir portre de oturmuş bir bayan profili.Saçlar şöyle,kaşlar böyle,boyu posu olsun iki saat eğilmeyeyim işte huyu böyle olsun falan.Daha sonra tabi büyüyünce bunların sadece keşke böyle olsa ve belkilerle olabileceği tokat gibi değil bir posta ile bana ulaştırılmıştı.En azından yauv düzgün biri olsun benim olsun derdim.Nerden girdiysek bu muhabbete de anlamış değilim.Olay şu tabi manken camiasından pek fazla hoşlandığım kişi yok nedense şöyle elmacık kemikleri belirgin bayanlar dikkatimi çekiyor birden ve tabi en önemlisi de içindeki o hayata tutunuş enerjisini gözlerden ve dudaklardan okumak.Bunu belli edebiliyorsa ne mutlu o bayana.

 Grace Slick
Zenci gırtlağı diye bir şey vardır bilirsiniz müzik dünyasında.Ona sahipseniz zaten uuuuv tamam biraz da kendinizi gösterin şöhret kapıları yavaş yavaş aralanacaktır.Grace Slick beyaz bir ablamız ve ses işte dediğim gibi bu özelliklere sahip hem kulakların pasını silecek kadar güçlü ve gücü size hissettirebiliyor ve aynı anda birden de pamuk gibi olabiliyor.Hele bir de o duru güzelliği yok mu beni benden alıyor.Grace Slick ablamızı da Jefferson Airplane grubunun solisti olarak tanımıştık.Hani Jim Carrey'nin Cable Guy adlı filminde ki Somebody to love adlı cover'ı.İşte onu asıl bu ablamız söylüyor ve kendisini bana hayran bıraktırıyor.

 Tabı bu kadar masum olduğuna bakmayın.Hippi dönemlerinin kadını :) hatta bir röportajında elinden gelse dönemin başkanı Nixon'ın yemeğine zehir bile koyacağını kafasına koymuş :)











Videomuzu da ekleyelim ve tabi ki de diğer taraftan Jim abimizinkini de


Jefferson Airplane - Somebody To Love
Yükleyen monamijp. - Yüksek çözünürlüklü video keyfini yaÅ�ayın!

Somebody to Love - Jim Carrey (Cable Guy)
Yükleyen -jim-carrey-. - DiÄ�er müzik videolarına göz atın.

Tipimsin

 Saatlerce kalsam gitarla sevişirim çok afedersiniz demeyeceğim valla öyle.Hani kasası bayan vücudu kadar güzel belki ondan mı diyeceğim ama distortion (bozma) sesi beni içeriden içeriden şöyle bir dürter içimi gıdıklar sonra ver elini gitara.Klipte de bir gitarla bir bayan olunca samanlık seyran ve başka şeyler de oluyormuş çok sevdim çok.
 Not: Klip için +16 diyorum kalça,memişler ve çıplaklık öğeleri vardır sonradan uyarmadı demeyin.Hımm doya doya izleyeyim.Gözleriniz yerinden çıkmasın diye normal çerçeve boyutunda sunuyorum.Azmayın pataklarım heeee!


'030' by The Good The Bad (UNCUT) from 030 on Vimeo.

O an'a şahit olmak

 Havada duramadım belki şahitlerim yok ama bu sefer olaya benimle birlikte tanıklık eden birisi var hem de delilleriyle.Yanılmıyorsam iki sene önceydi.Kadıköy'e bir maç çekimine gidiyordum metroda İstanbul Üni.'den Antrenör arkadaşımı gördüm laflaya laflaya Sirkeci'ye kadar geldik.Neyse efenim o okula kaçacaktı ben de vapurla karşıya geçecektim vapurların oradaki üst geçitte bir an şoka uğradık.Hani tamam bir kuş sürüsü görürsünüz ama bunlar rastgele düzende veya işte göç ediyorlarsa belli bir düzende uçarlar giderler,umrunuzda olmaz anlık bakarsınız.Üst geçitin aşşağıya inen kısımın tepesinde kaldık ve O an'a şahit olduk.Bu kuş sürüsü her nasıl oluyorsa değişik şekillere bürünüyordu,inanamadık hala şoktaydık.En sonunda zaten finali yapıp ortadan kayboldular.Ney miydi o? Kalp şekline bürünen bir kuş sürüsü evet önce animasyon veya başka bir şey sandık ama bizimle birlikte olanlar da hala daha inanamıyorlardı.Daha sonra etrafımdaki çoğu arkadaşa anlattım tabi ki de dötünden uyduruyorsuna geldi iş.Ne yapayım o da benim için bir anı kalmıştı taaa ki bu güne kadar.Tesadüfe yine nette bir şeyler araştırırken buldum bu fotoğrafı.
 Somut bir delile dönüştüren bir kişi vardı artık.İstanbul Ticaret Üniversitesi iletişim fakültesi öğrencisi olan İlker Özcivan O an'ı ölümsüzleştirdi.Artık gönül rahatlığı ile anlatabilirim bunu :) bu [aralar] hep aradıklarımı buluyorum haydi hayırlısı :)

12 Ekim 2010 Salı

Aradım Durdum Seniiiii

 Böyle arada bir şey izlersiniz ama o anlık hiç bir kayıt mekanizmanız çalışmaz olan biten rutin gelir size ama o baştan çıkarıcı kişi veya şeyi gördüğünüzde iş işten geçmiştir.Ara da dur bakalım şimdi diye kendi kendinizi yersiniz.Benim de başıma gelenlerden birisi Blink 182 grubunun Always adlı parçasında oynayan hatun ablamızdır.Bir an şimşekler üzerime çaktı ki ne çaktı alamadım bir an kendimi o güzellikten tamam yapay olabilir ama yemede yanın da yat tabiri caizse tam bunun için olabilir.Ablamızın adı Sphie Monk'muş ne aradım da bulamamıştım ismini derken bu gün şansa buluverdim bir de klibi eklerim ve kaçarım iyi seyirler efeniiiim.

blink-182 - Always
Yükleyen universalmusicbelgique. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

11 Ekim 2010 Pazartesi

Etrafımdaki Hayat nasıl bir Hayat?

 Yoğun tempo ile nasıl baş edebilirim derken akşamları eve gelip bir kaç bir şey atıştırıp hemen batti altından dizilere dalıyorum sonra bir silkiniş evet evet yapılacak çok şey var daha temposu bol bu[aranın]
 Olacak O Kadar'dan bir ayrılık daha
  Tiyatro oyuncusu Mehmet Güney hayatını kaybetti.
Güney, Cuma gecesi rahatsızlandı ve komşuları tarafından Taksim İlkyardım Hastanesi'ne kaldırıldı. 70 yaşındaki tiyatro oyuncusu Cumartesi gecesi, hayatını kaybetti.
Mehmet Güney, 25 yıldır Levent Kırca'nın Olacak O Kadar adlı programında ve tiyatrosunda oynuyordu.
Levent Kırca 25 Mart 2001'de de Tekin Siper'i kaybetmişti.Mekanları cennet olsun diyoruz efendim.
 --------------------------------------------------------------------------------------------------------------->

Taksim Kalmasıııııııııın

 Türkiye-İstanbul ve Trafik.Bermuda şeytan üçgeni gibi.Trafik olduğu zaman bu şehirde türlü cambazlıklara girişmeniz gerekiyor.Çünkü kimse aynalarına bakmadan araba kullanıyor (Özellikle Florya semtinde) Eğer ben yok abi düzgün kullanacağım derseniz ayvayı soymadan yiyebilirsiniz.Hele hele kaç seneden beri toplu taşıma teşvik ediliyor ama kimi insanımız otobüse binmeyi basitlik,fakirlik ve küçük düşürücü olarak görüyor.Şayet gideceğim yere daha kısa zamanda götürüyorsa bu bende daha çok zekilik binek otomobil şimdi mallık gibi geliyor (gerçi kimi zaman sürülecek zaman da olmuyor değil Bkz.Okullar yazın kapandığında) Taksim için en basit çözümü metrobüs hattında buluyorum bu aralar nazar değmesin aman.Sonra eve gelişleri zaten sabaha karşı olduğu için sarı dolmuşlara atıyorum kendimi.Geçen gün de sevindiri bir haber okudum bu yol güzergahları ile ilgili.
 Topkapı-Taksim arası 20dk.'ya iniyormuş.Nasıl derseniz;Güzergahta yolun sap kısmı özel boyalı olarak ayrılacak ve sadece belirli saatlerde bu hat çalışacak ve hiç bir sivil araç giremeyecek(miş) gel sen bunu bizimkilere anlat :D kimse kralını tanımaz ama bekleyip göreceğiz.İşin sevindirici yanı iyi bir alternatif daha çıktı bizim adımıza.Bekliyoruz ;)
 Bu Kızıl Tehlikeli!
 Kızıl renk her zaman iyi olmayabiliyor.Doğa ile ilgili yazılarımda belirttiğim gibi ve önceden yapılan uyarılar gerçekten üstteki insanları haklı çıkartıyor.Yeni yüzyıla doğru su savaşları çıkacak denmişti değil mi? Bunun ilk örneği Meksika körfezindeki BP'nin büyük ses uyandıran sakarlığı petrol kulesinin çökmesi ve ikincisi ise Macaristan'da meydana gelen Alüminyum fabrikasında ki kaza.Sen o kadar zehirli madde için sadece beton duvar seti çek! Olacak iş değil! garip olmuş bu işleri anlamadım ve bu zehir de malesef suları kirletiyor.Bakalım ileride ne gibi skandallarla karşılaşacağız.Tek üzüntüm gelecek nesilin bizim arkamızdan iyi şeyler söylemeyecek olması :(
 



Bedavaya Tutkulu Öpüşürüm :P
 Dizilerin çekildiği semtlere göre de belediyeler para alıyorlarmış yaaaaa duydunuz mu?Fiyatları görünce ağzım ve bir başka yerlerim şey oldu,oldu işte. İstanbul'da çekim için sadece valilikten izin almak yetmiyor, belediyelere de ücret ödeniyor. Beyoğlu, çekim için günlük 13 bin 200 lira ile en pahalı ilçe. Fatih 12 bin lira istiyor, Eyüp Belediyesi para almıyormuş.Oh ne güzel yahu.Valla bende çeşitli öpücüklerde tutuşturdum üstüne para aldım ayrıca ama gel gör ki aaah aaah herkes işi paraya vurmuş yahuuuu.Olmadı sevmedim ben bu işi.Nerde o eski öpüşmeler :)

 Kızıldan sonra Kırmızı da can yakacak!
Bir ay öncesine kadar da başka skandalla ortalık çalkalandı.Burger King'in soğuk hava depolarındaki etlerde üreyen bakteriler tehlikeli olarak nitelendirildi sonra öyle olmadı denildi.Onun da öncesi İthal et girişiminde bulunuldu ama hala kimse anlamıyor dışardaki inekler GDO'lu mısırla besleniyor ve devamlı bunla beslenince de ortaya hastalık çıkıyor.Doğanın dengesini bir değiştirdiniz mi? İşte o zaman iş işten geçmiştir.Neden ülkemizde hayvancılık yapılmıyor? Çok zor değil doğu da ve kuzeyde her halukarda otlatılabilir.Bunu da yapamıyorsak yuh bize asıl öküz biz olmuşuz.Bende zaten kendimi verdim tavuğa,bakalım ne zaman yumurtlayacağım? Gün sayıyorum.
 ve herkesi iyiden iyiye öpüyoruuuum

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı