31 Ağustos 2010 Salı

21. YY Hayalleri bozulmaz

 Tanıtıma ekliyorum bu yazıyı fakat tanıtım yapmayacağım bende delirdim artık :) Green Day'in yeni albümünden belki de sözleri tokat gibi çarpan en güzel şarkısı 21st Century Breakdown.Genel söz olsun genel klip çok başarılı.Özellikle kendi dönemlerini yaşamalarından mıdır bilinmez ama hafiftan Nixon'a da sataşıyor,işçi sınıfını ele alıyor.American Idiot için müzikal albüm demişlerdi fakat yeni albüm asıl müzikal albüm olmuş.Fazla sıkmadan youtube'suz dailymotion sitesinden sizlere video klibi aktarıyorum.

 
Green Day - 21st Century Breakdown
Yükleyen WBRNewMedia. - Öne çıkan müzik videolarını izleyin.
Kaydı Yayınla

3 Yanlış 1 Çoban HB Kalem.Optik formu iyi doldur

 Ne zamandır gündemi meşgul eden ve hakikatten de çıngar çıkarılası bir olay KPSS sorularının araklanması.Taaa kaç sene önce ÖSS sorusu çalındığında ortalık ayağa kalktı sınav iptal edildi,o sene içinde başka bir sınav daha yapıldı.Bu kadar titizdi işler ama ahlak seviyesi her geçen gün düştüğünden yapılan şerefsizlikler sanki normal gündelik olarak yapılan etik hareketlermiş gibi yapılıyor ve öyle gösteriliyor,bunu insanlar benimsiyor.İşin salaklık boyutları o kadar uzun ki.Hele bu [arada] yapılan salaklıklardan artık bıktım ama n'apiyim yine bilelim diye açıklıyorum.Beyler bayanlar KPSS soruları çobana kadar gitmiş.Yuh yani hem de okkalı arşınlı tarçınlı.
 Hani çobanda bu şekilde iş buluyorsa valla tebrik edicem.Hani düşünüyorum ulan inceden mesaj mı vermek istiyor Süleyman Demirel'de eskiden çobanlık yapmış.Ülke'nin başına gelmiştir diye de bu işlerle biraz zor.İstifalar oldu.Kelle gidince malesef çözüm olmuyor,insanların çoğu keşke diyor ve bu keşkeleri dememk için ders almak lazım.Alan var mı? O da yok.

Biz artık kıyametin çocuklarıyız.İyi işler beklemeyin.

 Hepinize sulugöz sakızı çiğnemeli günler diliyorum.


Demir kaynak;
Haberin Maden Suyu Kaynağı

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Benim bir balığım var Adı Rüstem.Kısaca Rüs demeyin ısırır! Hırrrrr

 Ayyyy ay bu sıcaklardan bunaldım ya fena fena.Geçenlerde aklıma eski hayvancağızım geldi.Rüstem derdim neden bilinmez.Eminönü'nden bu hayvanların olduğu yerden almıştım.Tabi o zamanlar yavruydu,ilk aldığımda akvaryumcu "Abi dikkat et!Özellikle gelişme çağında bunlar çok agresifleşiyor sonra işin içinden çıkamazsın"Dedi biraz salladım %25 gıda boyası kadar da salladım.Gelişimleri çok hızlıydı.Tam bir delikanlı balıktı.

 İlk aldım o bana bakıyore ben ona devamlı bakışıyorduk.Birden mahmurlaştı anlamıştım anne sevgisine muhtaçtı.Sen o okyanusun tehlikeli sulaırndan kalk Eminönü'ne gel.Yabancı memleket,yabancı insanlar.Ooooof of.Heey hey.Otobüste giderken bir kaç kişi ay ne sevimli acaba sevebilir miyiz? Dediklerinde hay hay dedim ama hiç de hayırlı olmadı.Direk üç kişi parmaklarından oldu,ilk durakta inip parmaklarını diktirmeye gittiler.O an anlamıştım Rüstem beni kıskanmıştı,aramızda bir bağ oluşmuştu.Bende bir balık tarafından kabullenmenin verdiği mutlulukla otobüstekilerle dans ettim.Şoför manyak mısın otur dedi.Bende Rüstemi salarım o zaman diyerek şoförü maden suyu ile biraz sindirmiştim.
  Eve vardığımda aileme durumu anlattım onunda bir yuvaya ve sıcaklığa ihtiyacı var demiştim.Annem baya sert çıkışarak ancak o tavada hamsi olur dediğinde çok üzülmüştüm.Allah'tan Rasim uyuyordu da duymamıştı bunları.Çocukluğum  Rüstem ile güzel geçiyordu bir keresinde dışarda havuzda eğlenirken göya eğlencenin bokunu çıkarmışız.Kapıcı Memiş abi bizi bi dürttü,kızdı,bağırdı,çağırdı biz bir utandık yerin dibine havuzun dibine girdik tünel açtık evin musluğundan çıktık yani o derece ama baktım Rüstem bir yerlere not aldı.Ne yapıyorsun dedim? O da abi günü gelecek dedi.Anlamamıştım :S  Sonraki zamanlarda beslenme alışkanlıklarından olsa gerek dişleri ayvayı yedi hem de ne ayva böyle bildiğin sapsarı cillop gibi.Dişlerin biri Kuzey kutbuna diğeri de Güney Kutbuna bakıyor,aradakilerde ekvator gibi takılıyordu.Rüstem konuşamıyordu ve böyle giderse konuşmayı da unutacaktı.Neyse sonra tanıdık bir dişçimiz vardı da ona gözüktü bir seneye yakın diş teli kullanmasını söyledi doktor.Netice almaya başladığını görünce hiç bırakmadı.Şimdi inci gibi dişleri var ne bulsa parçalıyor eşşoğlueşşek :D

Günler geçti ben büyüdüm.Rüstem büyüdü ve o gün gelmişti artık.Rüstem artık kendi ayaklarının üstünde duracağını söyledi,hem sevindim hem de üzüldüm.Birlikte geçirdiğim onca sene bana arkadaşlık eden balığım gidiyordu.Ailece uğurlarken kendisi hafiften gülüyordu.Meğer o gün gelmiş bizim kapıcı Memiş abiden intikam alacakmış.Adamı zor duruma soktu,elaleme maskara etti,eşini yedi.Bir de sokakta dalga geçen çocukları altına işettirdi.

Memiş abi bu olaydan sonra altına kaçırdı motorları bozdu hem kendinin hem de geminin (Soldaki resim)




 Memiş Abinin eşi izabella bellona (Nerden bulduysa bu kadını) o da arada bize zorluk çıkartıyordu.Gördü ama ebesini tersten,izometrikten.








Bunlarda dalga geçen çocuklar,altlarına cozurtturanlar.Koli basili bunlar yüzünden oldu hep.

29 Ağustos 2010 Pazar

Bırak ben yaparım (Bilenler yapsa daha iyi olacak)

 Sene ortası içinde sabah işe gitmeden haberlere bakarım gazete varsa okurum nete girmek içn vaktim varsa ona bakarım.Sonra haydi eyvallah ben kaçtım.Aklımın başında olduğundan beri şunu gördüm özellikle bizim halkımızda herkes her şeyden doğuştan anlıyor ama içi boş bilgelik bizimkisi özellikle de etrafta hatun kişi olduğunda herkes Einstein kesiliyor aman aman.Sonra da olayın şu yönü var işin içinden çıkılamadığında bu işi başkası üzerine yıkma evresi ve o işi üzerine (garibim) alan şahıs da yapamyınca azar manyağı oluyor.Malesef herkes çok biliyor ama icraat yok bu da başka bir tarafı.Bu [araya] nereden girdik?

 Öncelikle bahsetmiyim bahsetmiyim diyordum kendi kendime tek haber pek bir değeri olmaz dedim ama aynı hata iki defa belki biraz daha araştırsak başka yerlerde de benzer şekilde bulabiliriz.Olay nedir peki?
 İlk olayımız bu metrobüsler ama hani Hollanda'dan gelenler.Normalde bunlar orjinal olarak kapıları yol tarafına bakıyormuş (metrobüs güzergahına uyan yolda tabi) bizimkilerde akıl fışkırıyor tabi hemen iş ucuza kapansın diye Bursa'dan başka bir firmayla anlaşıyorlar.Ne için? Tabi ki ters tarafa da kapı yapılsın diye.Bu [arada] Hollanda'lı şirket bu olup biteni bir şekilde duyup hemen olay yerine varıyor ve firma bu işlem yapılacağı için Belediyeye dava açıyor.Çünkü hatırlarsınız hep bir LPG'li Ferrari hikayesi dönmüştü yurdumun dört bir yanında işte firmaya ciddi zarar vermesin diye böyle bir dava olmuş.Bizimkilerde yaptıklarıyla kalmışlar ve hala kaybedilen tazminat davasının paraları ödeniyor.Sonra birileri çıkıp da neden bu metrobüse dakka başı zam geliyor demesin.

 Akıllanmak lazım salaklığa giden bu yolda.

 Buna benzer ikinici bir olay ise Dünya Basketbol Şampiyonası başlamadan önce Ankara Arena yanılmıyorsam (Ankara'da ki yeni basketbol sahası) oradaki tavan skorbordunda teknik bir arıza meydana gelmişti.Bir basketbol periyodu 10 dk. düdük çaldı,durdu,foul atışları derken 20 dk'yı bulabilir.Skorbord arıza bir periyodu tam bir buçuk saat geciktirdi.Skorbord Fransız şirketin ve haliyle şirket montajı kendileri yapmak istemişler.E biz çok akıllıyız ya,yine demişiz ki yok ya biz yaparız bunun montajını.İşte sen gör o zaman montajı.Al sana montaj derler adama.Yapmayın etmeyin.Her işi ustasına bırakma mantığını ne zaman benimseyeceğiz hala bekliyorum.Belki olmayacak ama...Az da olsa bir umudum varrrrrrr.


Arızalı Skorbord Haberinin detayı;

http://salsabasket.blogspot.com/2010/08/ankaradaki-skorbord-krizinin-perde.html

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Nasıl bir etek bu mini etek?

 25 miydi? 26 mıydı? Tam hatırlamıyorum Ağustos'un yani.İşte masa üzerinde bir gazete gördüm,hani ilk sayfa haberleri önemli haberlerdir.Ne biliyim,ekonomide çok büyük dalgalanma olur,devletle ilgili haber olur...Aaaa bir de baktım yarım sayfa Anna Kurnikova'nın frikiği :( hani sadece o gazetede de değil bir kaç gazete de aynısını yapmış.Tabi üzücü aslında benim bunu yazmam bile üzücü de sadece nelere değer verildiğini,artık neyin haber niteliği taşıdığını göstermek için yazıyorum.Sanki Ülke'de her şey bitti,sıra geldi Anna Abla'nın eteğine geldi.Yok bir şeyler gözüküyormuş da sonra uyarmışlar da neymiş efendim düzeltmiş uyarılar gelince.


 Bende geçen festivale gittim fermuarı açık unutmuşum ama bir Allah'ın kulu gelip de abi makina gözüküyor,çıkmış yerinden diye uyaran olmadı.Sonra neyse yiğidin malı meydandadır diyerek kapadım :)
Kadın zaten baştan oynak tenisçiyken daldan dala atladı tamam her insanın asıl işinden ziyade farklı meslek gruplarına ilgisi vardır da bu abla fazla maymun iştahlı.

 Olayı fazla genleştirmeden özetini anlatayım İstanbul Moda Haftası için Ülkemizde bulunmuş kendisi.Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ile yanyana otururken de frikik patlamış.Hani ben oturup göstersem kim bilir kaç kişi kaçardı :D bu kadar iğrençlik yeter.Öpüldünüz

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı