19 Mart 2011 Cumartesi

Su gibi geçen ömrümüzden

 Bu Mart Ayı bana baya bir hızlı geçiş gibi geldi.Rüyalarım bile abuk sabuk,yok efendim darbe oluyor arabalı vapura tank geliyor ben kolyemi iskelede düşürüyorum falan.Sonra uyandığımda baktım arkası biraz açık kalmış :D tey Allaaaam ya.Neyse şu Mart Ayı içerisinde etkinliklerden çok Dünya üzerinde ve etrafımızda birçok şey oluveriyor bakalım nelermiş onlar;

Japonlardan örnek insanlık dersi


 Bildiğiniz üzere Japonya çok büyük bir deprem ile (11 Mart 8,9) sallandı deprem+tsunami felaketiyle neredeyse haritadan silineceklerdi.Kaybolan sayısının 10.000'e yaklaştığı söyleniyor.Bunlardan iz yok nedeni ise tsunaminin bu insanları alıp denizin derinliklerine götürmesi.Başlıkta belirttiğim konu ise Fukuşima'da bulunan nükleer reaktördeki tehlikelere karşı önlem almak için 70 kamikaze gençlere "Siz daha gençsiniz ve çocuklarınız olacak" sözleriyle örnek bir davranış sergilediler.Tesislerde bile bile ölümü göze alarak orada son görevlerini yapıyorlar.Biz de olsa biliyorsunuz yok ya bir şey olmaz bakın ben girdim siz de girin gibilerinden bir zamanlar Çernobil'de olanlar gibi bir takım absürtlükler başımıza gelirdi.

Not: Unutmadan şunu da ekleyeyim yağmurun şu sıralar ara ara bastırdığı günlerde mümkün olduğu kadar evde kalın veya şemsiye ile dışarıya çıkın.Havaya büyük oranda radyasyon yayıldı ve çok ciddi bir şekilde her yeri gezmeye başlıyor.Ben tabi özellikle güneş sonra bu güzel yağmuru görünce kendimi dışarıya atıyorum o da ayrı bir olay.


Son Haber (JAPONYA)
Reaktöre yakın yerden ıspanak örneklerinde radyasyon olduğu ortaya çıktı aynısı süt içinde geçerli.En kötüsü ise şebeke suyu da malesef radyasyonlu.Sanırım bu gidişle bir Ülkeyi kaybettik.




Paper Girl


Üretmek adına bir şeyler ama mantıklı ve göze hitaben güzel şeyler varsa aklınızda.Hemen çizim yaptığınız programlara veya bez afişinize ya da kalem kağıda sarılın.10 Mayıs Tarihine kadar rulo hailne getirilebilir şekilde en az iki kopya olmak üzere yaptığınız çizimler başkalarının ellerinde gezebilir,okunabilir,izlenebilir.Daha Detayını isterseniz buradan verelim,benim de aklıma iki tane çalışma geldi ben de yayınlamayı düşünüyorum ne kadar çok çoğaltırsanız o kadar kişiye ulaşır.

http://papergirl-istanbul.blogspot.com/


Yeşilçam için saygı duruşu


21-28 Mart tarihleri arasında Beyoğlu'na işiniz düşerse ve vaktiniz varsa,15:30'da film gösterilerine davetlisiniz.Sadece bununla da bitmiyor.Daha fazla detayı için kopyala-yapıştır olmasın;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25193082/

Bir derbi yaşadık


 Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yaşandı 18 Mart Cuma günü TT Arena'da.2-1'lik bir skorla Fenerbahçe galip geldi.Bugüne kadar sahaya atılanlar arasında sidik torbası (İnönü'de şahit oldum),cep telefonları o takoz olanlar hani falan da filan ama rakı şişesi de oha dedirtti.Yani yakında meze falan gelirse paket olarak şaşırmam.Ne desem boş inşallah spor gün geçtikçe bu Ülke'de daha iyi yerlere gelir kültür seviyesi bakımından tabi ve mücadele+profesyönellik.

 Çünkü yaşadğımız yerde çok kavram karmaşası var.


Benden bu kadar,daha da aklınıza gelen olursa benle de paylaşırsanız sevinirim.Herkese şimdiden iyi haftalar.

14 Mart 2011 Pazartesi

Bakalım sıra sıra

 Bakalım bakalım derken bu yazıdaki haberleri biraz karışık vererek devam ediyoruz..

 Bundan sonra pek şaşırtmadıkça pek havalarla ilgili pek bir şey yazmak istemiyorum.Zaten küresel ısınmadan dolayı mevsimsel değişimler yaşandığından en gerçek örneğini bu mart ayında gördük,ikinci hafta başlayan şiddetli tipi ile karışık kar karşısında bizi de televizyon kanalları korkutmaya çalıştı.Yok efendim çok fena kar geliyor herkes alarma geçti de bilmem ne! Bu kadar hazırlığı yeminlen deprem için yapmıyorlar ve yapmıyoruz (Bakınız 17 Ağustos sonrası çeşitli yerlere konan konteynırların kaldırılması)

8.9 Japonya
 Yerin 24km altından gelen ve çoğunlukla doğu tarafı zarar gördü.Daha sonra bu da yetmezken ardına Tsunami geldi.Bu kadar şanssızlık olur dedirten bir felaketler zinciriydi.Bununla yetinmeyen katil dalgalar 500 km hızla Hawaii'ye ulaşmış.Japonya-Fukuşima bölgesinde ise nükleer reaktörde basınç normalin üstüne 1,5 kata ulaşmış.Şu anda insanlık açısından en büyük sıkıntı bu ve bir de elektrik tabii ki de.Google ise buradakilere çok büyük bir iyilik yapıp,depremde yakınlarından haber alamayanlar için özel sayfa oluşturdu.
 Radyoaktif sızıntı tehlikesine karşı halkına iyot dağıtan hükümeti de ayrıca kutlamak lazım.Başkaları olsa sözüm onlara direk ölüme terketmişti.Aynı olayların Sinop'ta kurulmuş bir nükleer merkezde olduğunu düşünüyorum da Türkiye çoktan bitmişti şimdi.
 Umarım bundan sonra Japonya yeniden yaşanılacak yer olmaya devam eder yoksa sadece ölü bir yer yüzü olarak kalacak.


ABC News Before-After olayına girmiş fotoğraflarla.Pek iştah açıcı görüntüler yok ama değişik bir çalışma ve bakmak isterseniz;
http://www.abc.net.au/news/events/japan-quake-2011/beforeafter.htm


Erdil Yaşaroğlu'na sorularım var!


Diyenlerdenseniz,sıkı durun info@erdilyasaroglusohbetleri.com'a (ilk 200 kişi mail'i ile sınırlı) mail attığınızda şanslı kişilerden olursanız Taksim-Bronx Pi sahnede sorularınızı cevaplayacak.Yanında DJ Kaan Sezyum'da cabası :)




Imogen Heap'den günlükler



Sesine bayıldıklarım listesinde yer alan bir diğer isim olan Imogen Heap 4. Stüdyo albümü için yeniden kapandı.Kapandı ama yine öncekiler gibi günde bir veya birkaç günde bir bize neler olduğunu kısa videolar eşliğinde anlatacak.En hoşuma gidenleri de doğadan kaydettiği sesler kısmı oldu.





Kendisinin gerçekten de sıradışı bir dünyası var bu albümde sizin payınızın olmasını istiyorsanız siteye çeşitli sesler yükleyebiliyorsunuz ve oylayabiliyorsunuz.Bunun için;
http://heapsong1.imogenheap.com/14/index.html


Video klip içinde aynı şeyler geçerli elinizde farklı görüntüler var ise bunları da yüklemek için,ama durun! Öncelikle bir Vimeo sitesine ait üyelik bulunmak zorunda ;) Bunun için de;
http://heapsong1.imogenheap.com/17/index.html

Bu kısımda da teker teker hangi gün neler yaptığını izleyebilirsiniz.Oldukça eğlenceli :)
http://heapsong1.imogenheap.com/keys/index.html

Ana sayfası;
http://heapsong1.imogenheap.com/index.html

Sonuç olarak çok değişik bir albüm olacağa benziyor,hep beraber bekleyeceğiz ve göreceğiz ama bunun sonunda inşallah geçen sene olduğu gibi İstanbul Modern'e tekrar gelip bize o güzel sesiyle şarkılarını söyler.

Blogspot buraya yumruk havaya!!!






Geçtiğimiz günlerde Digiturk'ün bazı futbol yayınlarının yasadışı bir şekilde blogspot üzerinden yayınlandığığnı gördüğünde sanırız ki çılgına döndü ve şimşek hızında bir kararla yeni sansür haberi geldi.Milyonlarca kullanıcısı olan blogspot servisinin kullanıcıları da şoka uğradı.Zaten youtube faciasını yeni atlatmışken şimdi de bunu görmek gerçekten de içler acısı.

 Yasaklar yerine çözüm üreten bireyler ne zaman olacağız çok merak ediyorum.Sonumuz hayır ola.Neyse ki yeni haberleri okuduğum üzere,sansür bu ay sonuna kadar kalkacakmış.

 Bu formatlara daha ne kadar katlanacağız?

Her geçen gün Tv kutusuna düşen aptal programlar ve yarışmalar bir kenara dursun diziler aldı başını gidiyor.Hatta bununla ilgili bir de yazılar döktürmüştüm o yüzden fazla girmiyorum yine.Tek sıkıntım yeni bir abukluk görmem o kadar.Zaten kimliğini kaybetmiş bir toplum ortaya  çıkıyor bunu daha da çirkinleştirmek,eğlenceden başka bir şey olmasa gerek.Gelinim olur musun? ve buna dahil başka salak yarışma formatlarına yeni bir tanesi daha eklenecek: "Eski Eşim Nikah Şahidim" adlı bir program.Ülkemizde umarım yayınlanmaz öncelik olarak diğer Ülkelere pazarlanma stratejisi var.Bildiğiniz üzere dışarıda ne tutuyorsa,bizde de ona ilgi var mantıklı olsun veya olmasın.


İpin ucu çoktan kaçmış,ne dediğimi aşağıdaki linke tıklayarak öğreneceksiniz.İzzet Pinto ile yapılan söyleşi;
http://www.milliyet.com.tr/-sira-disi-format-bulmak-sizi-cok-zengin-edebilir-/pazar/haberdetay/13.03.2011/1363487/default.htm


28 Şubat 2011 Pazartesi

Susssssss!

 Bazen sessiz kalmak bile bize bir çok şeyi hatırlatıyor.Kendinizi dinlemek,sustuğunuzda karşınızdakini dinlemek.Bunun bir örneğini de özellikle de müzik alanında sanatını icra eden grup veya sanatçı içinde söyleyebiliriz.Sessiz konserler adlı tepkiyi ilk gösteren mekanlardan Babylon çok da doğru karar almış.Thindersticks adlı grubun konserinde çok gürültü olması sebebiyle konser az daha yarıda kesiliyormuş,onun da önlemi var dışarıya çıkartmak ama kim ister ki? Hem izleyenin canını sıkacaksın hem de sen ordakilerle zorlu muhabbete gireceksin ama malesef insanımız anlamıyor.Sadece ben etkinliğe,festivale,konsere gittim mantığıyla gezen bir sürü insan var ama onlarda olmak çözüm değil.Bir kere bir şeyler üretebilen adam varsa karşınızda ona saygı mutlaka gereklidir.Özellikle bu tip hoş olmayan olaylar konserlerde olduğu için örnekler ve başıma gelenler bu yönde olacaktır.

 Eğer dinlemiyorsam,sevmiyorum,sevmiyorsam,dinlemiyorumdur ve haliyle de oraya gitmem.Karşımıza gösterdiğimiz saygı kadarını alıyoruz fakat bunu tartan kaç kişi var onu da bilmiyoruz.Sadece kapalı alanlar için anlatmıyorum mesela Kuruçeşme Arena'da bir çok konsere gittim sadece akşam boğaz manzarası güzel diye oraya gelenleri biliyorum.Çoğunda da ya muhabbet,ya da manzaraya karşı aşk tazelemeler.Facebook'ta da en son okuduğum kadarıyla Alp Ersönmez'in "Yazısız" albümünün lansman gecesi vardı ama işim olduğundan dolayı gidememiştim iyi ki de gidememişim.Konu yine aynı ve face'e konan videodan da anlaşılıyor ki tanıtım gecesinden çok konuşma gecesi olmuş ve rahatsızlık verenler dışarıya çıkarılmış iyi de olmuş.Yine yakın zamanda başıma gelen "Hidden Orchestra" konserinde en öndeydim ama bas bas bağıran elemanlar doluydu.Kültür,eğitim,davranış bunlar kişinin kendisini geliştirmesi ve eğitmesiyle mümkün.Senin veya benim dememle düzelecek işler değil umarım her eğlence bundan sonra daha da güzel ve renkli geçer.

Not: Bundan sonra eğlenmek için resmi kurallar oluşturulursa hiç şaşırmayacağım.

26 Şubat 2011 Cumartesi

Festival Zamanı,sen neredesin?

 Mart Ayı'nın gelmesiyle sadece kediler değil biz de sevindik.Yine küçük bir ara verdim hem kendimi dinledim tekrardan hem de farklı işlere yoğunlaşmıştım.Evet biz neden heyecanlıyız? Onu söyleyelim hemen; Ülkemizde şu anda en genç festival ünvanına sahip Olan Nublu Jazz Festivali'ne inşallah bir aksilik olmazsa elimizden geldiğince eşlik edeceğiz.İlhan Erşahin'li  İstanbul Sessions yeni parçalarıyla hem de ilk albümden bizi yine coşturacak buna eminim.4 Mart Cuma Babylon'da başlayacak olan etkinliklerin diğer gün programları için buraya tıklayabilirsiniz yine.






5 Mart Cumartesi Günü Indie türü icra eden bir grup çıkıyor sahneye; Junip biraz slow ama tam keyiflik+kafa dinlemelik.Hatta tadına da bakmak isterseniz size "Always" parçasını takdim edeyim



JUNIP - Always (Official Video) from City Slang on Vimeo.

Eğer 9 Mart'ta da müsayit olursanız "Love Trio with Arto Tunçboyacıyan" var saatler 23:00 gösterdiğinde.Elinizdeki bilitleri sakın atmayın etkinliğin son günüde 12 Mart'da Kapanışa ortak oluyorsunuz "Closin Jam" adı altında yine eğlenceli bir şekilde veda edeceğiz efendim.


Bir not daha unutmadan 4 Mart gecesi tüm katlarda dolaşıyor olabileceksiniz,nublu+babylon ve üst kat :D daha ne olsun! Hadi herkese iyi eğlenceleeeeeeeeer 



(Biletler biletix'de satışa sunulmaktadır,nublu performanslarını biletleri sadece nublu'da satılmaktadır)

Daldan dala

  Üzerinden çok çok da uzun bir süre geçmedi ama olayın soğumasını bekledim açıkçası.Peki bu olay nedir?

 Belki üzerinden geçeli bir ay daha olmadı.Bilgi Üniversitesinde bir öğrenci bitirme tezi olarak porno film sunduğu için okuldan atıldı ve ardından gelişen olaylar büyük yankı uyandırdı.Öğrenci,filmi de kampüste çekmiş üstelik,herkesin çekemezsin demesine rağmen.İsim vermek istemiyorum pek fazla ucu dokunmasın ve fazla yankılanmasın diye (zaten yankılanacağı kadar yankılanmış) filmde oynayan bayan arkadaş da bazı ilkler için öncülük etmiş ve kendi yaptığını haklı buluyor.

 Kendi görüşüm:
Elalemin şeyi germez tabi ama bu olayı özgürlük adı altında kılıfa sokmaya çalışırsanız işte o zaman da bütün ipler kopar.

 Özgürlük porno çekmekle mi doğru orantılı.Aptal aptal işler yapıp,bunları düzgün bir biçimde en basitinden normalmiş gibi halka sunan beyinler aslında toplumu yozlaştırmaya çalışıyor gibime geliyor.Neden?

 Çünkü bu ilk olduğu için haliyle yüksek bir tepki ile karşılandı fakat sonrasında buna benzer olaylar çıktıkça halkın tepkisi "Hııı bak yine aynısı" olacak.Böyle böyle empoze edilerek,aşağılık,basit ve her verileni yemeye çalışan,emen bir varlık sürüsüne dönüşeceğiz burası çok açık.Sorgulamayan beyin her şeyi kabul ediyor.En basitinden Tv'nin önünde saatlerce kalan çocuklar veya yetişkin bireyler.

 Sözün özü Üniversite ortamlarında pata pat zaten her türlü dönüyor bunu daha da resmileştirmeye gerek yok.Onun yerine biraz belgesel çekin de kendimize gelelim ;)


 İkinci bir skandal ise çok geçmeden kutsal bilgi kaynağı dediğimiz ekşi sözlükte patladı.Bir kız arkadaşımız sözlükte düzenlenen zirveye katılır ve alkolü kaçırınca gerisi malum olay ama tek kişiyle değil.Kızımızın üstüne çullanmışlar ondan sonra baya kıyamet koptu sözlükte.


+18'den +24'e

Yeni tasarıyla beraber artık 18 yaşındakilere içki satışı yasak.Tabi ne kadar dinlenir orasını bilemeyiz ama herhangi bir baskında ayvayı yemek de o yaştakilerin cesaretine kalmış.Şunu da belirteyim eğer gittiğiniz konser ve başka etkinlikleri düzenleyen firmalar arasında sponsor olarak alkol firması varsa ve yaşınız 24'ün altında ise etkinliklere katılamıyorsunuz bunu baştan belirteyim geçen ilk uygulamayı babylon başlattı ve çok tepki aldı fakat işin ceza yeme tarafı da olduğu için mecburen bu uygulamayı yaptı.

Okuduğum diğer bilgiler ise,düğünlerde ve sosyal tesislerde de alkol yasağının gelmedi.Hatta başka bir sitede eczanelerde ki alkolü bile kaldıracakları açıklandı.Ne kadar doğru bilinmez ama sormak lazım.Yasaklarla insanlar daha fazla azacak ama hadi bakalım neler olacak bekliyoruz.

İKEA'ya helal olsun

Ürün bu kadar ucuz olmasa yapar mıydı bilmiyorum ama ikea el yapımı olarak üretilen Rund cam kupaları geri çağırıyormuş.Firma dediğin imajı için değil zarar insanların zarar görmemesi için tedbir almalı.İnşallah diğerlerine de örnek olur bu davranış.

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı