19 Mayıs 2011 Perşembe

Merhabaaaaaaaaaaaaaaaaaa

 Yine uzun bir aradan sonra merhaba.Bu sefer ara vermemin sebebi ise nisan ve mayıs ayının yoğun geçmesiydi iş olarak.Üstüne bir de bir hafta Trabzon'da bulundum normalde ben Karadeniz fıkrası bile anlatamam ama bir hafta daha kalsaydım yavaştan çünkü "Ha bakayum" gibisinden hitab şekilleri hafiften başlamıştı ve Karadeniz şivesi kaptım inanamıyorum :D bendeniz taklit bile yapamayan özellikle Karadenizlillerin bundan sonra daha başarılı işlere imza atacağım ;)

 İstanbul'a ayak basar basmaz hemen yine gözüm etkinliklerdeydi.Geçen sene kaçırmanın verdiği büyük üzüntüsü olan Swingle Singers bu sene yine ülkemizde 22 Mayıs 2011 tarihinde CRR'da (Cemal Reşit Rey'de sahne alacak) saatlerimiz 20:00 olduğunda ışıklar sönecek ve acapella'nın sihirli dünyasına gireceğiz şahsen canlı hiç dinlememiştim :) Elemanlarımız acapella tarzı müzik yapıyorlar yani demek oluyorlar ki enstrüman yok sadece kendi doğal sesleriyle.Haydi bakalım bir kaç performanslarına ;)

Görevimiz Tehlike'den bir kuple



Sonra en çok gelmesine sevindiğim bir grup da INTERPOL oldu açıkçası ilk duyduğumda inanamamıştım.Sonra geleceği resmileşince koşa koşa biletimi aldım.Ön grup olarak Mor ve Ötesi sahne alıyor bilginize.Kendileri indie rock icra ediyorlar alanında en başarılarından biri diğeri de editors adlı grup.Evil ve Success parçalarını canlı dinleyeceğime inanamıyorum.Hı unutmadan nerede sahne alacak derseniz; Küçükçiftlik Park'da.



 Daha bitmedi ardı ardına nur yağıyor sanki.Sonisphere bu sene daha bir bomba olarak geliyor.Tek kelime " Iron Maiden" sanırım gazınızı almıştır. :D  Ardından da deli gibi kudurtan bir grup olan Slipknot geliyor.Buna gitmeyi çok istiyorum fakat bilet fiyatı gerçekten pahalı geldi bu gruplar için normal gibi gözüküyor ama ne bileyim valla çok pahalı geldi.








Bu festival de Küçükçiftlik Park'da 


ayrıntılı bilgi:
http://web03.biletix.com/etkinlik/MLSON/TURKIYE/tr


şimdilik bu kadar diyelim bu yazının ikinci bölümü ile diğer festivallerden tadımlık olarak açıklama yapacağım ;) takipte kalın.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Mola Yok!



Mart Ayı iyi ki de gitti,biraz olsun şu yoğun ve daraltı psikolojisinden kurtuldum gibi.Nisan 1 ve şakaları olmadan da nefes almaya başladık çok şükür.Nisan 1 için Google klasik şakalarından birisini yapmış yine bakalım neymiş?

Bakalım neymiş bu 1 Nisan şakası Google'ın :)





 Gerçek olduğunu mu sanıyorsunuz hala ? :D bir yüzünüzü yıkayıp gelin isterseniz.


Farelerin cinsel yönelimi


Yahu arkadaş bu bilim adamları var ya bu bilim adamları tam sopalık yeminlen.İşi gücü yok sıkılıyor tabi ortamda bilgisayar hak getire sadece araştırma için,alkol bilmiyorum nasıl içiyorlar hani bilim adamı ya yüz göz olmaz bizim gibi :) sonra pek fazla netten de takılamıyorlar böyle salak salak işlere imza attım diye manyak manyak ortalarda dolaşıyorlar.Bu sefer Çinli bilim adamları olaya el atmış,iyi bok yemiş diyorum huzurlarınızda.Hayvancağızın serotonini de aldılar ah yavrum benim ya.

Şoka girmek elde değil


Bu aralar gündemi biraz meşgul eden bir problem vardı.Öğrenci andının iptal edilmesi.Bunu ilk okuduğumda nasıl yani diyerek yine kendime olan sorumu yönelttim ve yine baktım,düşündüm.Daha önceleri de resmi kurumlarda Atatürk Fotoğrafı kaldırılacak diye bir yaygara ortaya çıkmıştı ama bu kadarı da pes ya birileri sabrımızı taşırmaya çalışıyor ya da artık neyse...
 İşin komik tarafı da bu iptali isteyenin kim veya hangi kurumun olduğu.Komik aslında,rezil olsun diye açıklayacaksın.Daha önceden BDP'liler Diyarbakır'da bu iş için bir öğrencinin her sabah okunan ilköğretim okullarındaki andımız için muaf durumunu istemişti.Olayların bu yönden doğduğuna inanıyorum.İstedikleri kadar kışkırtmaya gitsinler ama yerin dibine az kala uyanan bir çoğunluk geliyor sonumuz darbelerde ki gibi olaylı olmasında,hak yerini bulsun.

 Daha hızlı dahaaaaaaaaaaaaaaaaa


 Hız,herkese göre değişen bir devamlılıkta ilerliyor.Yavaşlık da bir hız değil mi?Kararlı bir ilerlemede ve süratle devam ediyor.Google internet ortamının babası olmak için sanırım bu projeyi başlattı ve sonunda test için karar kıldıkları eyalet Kansas oldu.2012'de denemelere başlanacak Kansas'da internet hızı 1Gbps olacak yanlış okumadınız.Hani bizim süründüğümüz 1 Mbps var ya onun artık kaç katı düşünün.İnternetten youtube videoları veya online izleme siteleri çerez gibi açılacak çat çaat.Bunu zorlamak içn yapmanız gerekenler belki üç boyutlu nette gezinen büyük beyaz perde yapıtları olacaktır.Yani bir haftada kararlı bir yapınız olduğunu düşünün sistemli bir şekilde tüm interneti sömürebilirsiniz.Tabi aklıma şu geldi,tamam Kansan eyaleti 1Gbps ama diğer yerlerden edineceği bilgiler normal fiber optikten en yüksek hızda gelecek ama 1Gbps değil o hızı nasıl dengeleyecekler.Neyse üzümü ye,bağını sorma ;)

http://www.google.com/appserve/fiberrfi/






Film Festivalleri başladı bildiğiniz üzere İKSV Film için çok şey yazamıyorum yönetmen ve oyuncu ismi hatta normal ismi bile ilk başta hafızam kabullenmediğinden dolayı belleğe kazımak için uğraş veriyorum ama olmuyor.Gündüz vakitlerini de ayıramadığımdan pek değil hiç gidemedim ya birilerinden temin edip izliyorum ya da arkadaşlara takılıp evde o gün film günü yapıyoruz.Sevdiğim NTV yayın kuruluşu da çok iyi bir hamle ile ödüllü belgeseller kuşağı yapmış.Gece saatlerine yakın olanlar var bir tanesine gitmeyi planlıyorum bakalım.Söz vermiyorum kendime o zaman olmuyor çünkü.

Neler var,saat kaçta? ve diğer sorularınız için;
http://film.iksv.org/tr/program/14


Babam,benim babaaaaaaaam

Baba evin direği.Evde yemekleri pişirten eve kazancını getiren.Yılmadan bıkmadan çalışan,bazen canı tak etse de yine yoluna devam eden kişi baba.Bazen de örnek alınacak çocukluk kahramanınız.Şiir gibi oldu be :) peeeah

 Neyse efendim Şahan Gökbakar'ı Recep İvedik rolüyle görünce kabullenememiştim gerçi fanı da değilim ama hani ne bileyim işte.Kendisi ve kardeşi Togar Gökbakar ile bir "Kendi gözleriyle baba" kısa filmini çekmişler bence güzel de olmuş,kendimden de bir şeyler buldum.Hafif duygulandım.Hadi izleyelim.



Sona kaldı ama,


 Sona kaldı evet ama çok güzel haberler bunlar.Birincisi Büyük Ev Ablukada 8Nisan Babylon konserinden sonra 24 Nisan Pazar günü saat 18:00'da İKSV'de Çay Saati konseptiyle konser verecek bunu kaçırmayın derim.

 İkincisi de geçen yazımda bahsettiğim Melis Danişmend.20Nisan'da Ghetto'da olacak.İnşallah gidebilirsek ona da hep birlikte ya ağlarız ya uçarız bir yerlere ya da bir duvara yaslanıp eşlik ederiz kendisine.Bin doz öfke,bin doz bela ile videomuzu da yayınlayalım;


Bu da daha önce Ghetto'da konser öncesi "Kettle" parçasına ısınırken,



Sıra geldi biraz gazlanmaya
Geçen sene tam bir metal cümbüşü olmuştu Ülkemiz Sonisphere ile bu senede aynı gelenek bozulmadı ve ikincisi geliyor.Headliner olarak sıkı durum IRON MAIDEN ve özellikle de bilet almak için gaza getiren Co-Headliner olan Slipknot.Tabi bakmayın hep Jazz-deneysel takıldığımıza çoğu durumlarda gerçi bu sene hep sakinliğim üstündeydi ondan mıdır jazz'a kaymıştım.Metal ve Rock (Rock-Metal türevleri) arasında dolaşırdık.Böyle performanslı gruplar gelince de dayanamıyorum.











Sevdiğim ve biraz da insanı tokatlatan Slipknot'dan Vermillion


Slipknot Vermillion  RoadrunnerRecords

ve Duality







ve hayatımız bu şekilde akıp gitmeye devam eder,biz yine kendi hobilerimize döner,parçalar kaydeder ve etkinlik peşinde koşarız ve işimizi yaparız.Kalın sağlıcakla ;)


28 Mart 2011 Pazartesi

Sıkılgan-Takılgan

 Mart Ayı şaşırtıcı derecede güzel geçerken yine dedim kendime var bu işte bir terslik.Sevdiğim bir sanatçı olan Melis Danişmend'in solo albümünü dinledim ve yine kendimi çıkmazlarda,darboğazlarda buldum bütün psikolojim değişti.Sağolsun arkadaşım bir kaç sene önce beni dürtüp o zaman üç nokta bir dağılmadan ki zamanlarında hadi konserine gidelim dediğinde fazla zorlanmadan konserini yolunu tutmuştum ve çok da eğlenmiştim.Grup artık yok dağıldı nedenini bilmediğimiz üzere.Kendisi artık solo projesi ile devam ediyor ama çok afedersiniz "Sır" parçası ağzıma zıçanzi yani.Hala kendimi toplarlayamadım kaç günden beri.Sözler ağır geldi ya da tınısı.



DEVAM EDELİM


 Başlangıç yazımızı biraz bunalım yaptık neyse bu seferde böyle olsun.Alışveriş furyası bu sene sanırım diğerlerine göre daha çok patlama yaptı bir yandan iyi oldu pahalı gelen markalardan ben ucuza güzel şeyler kaptım yani ihtiyacım olanda.Kış ortasında (kış demeye bin şahit) çoğu markalar zaten indirime gitti hatta %50 civarı.Şimdi yeniden bir furya çıktı ama festival havasında olduğu için insanımız zaten tüketmeye alıştığından,kendisine normal geldi.İstanbul Shopping Fest 18 Mart-26 Nisan arası AVM'ler gece 12:00'a kadar açık olacak,yani sen gel abi yeme-içme boyuna tüket denilen bir kavrama girdik.Geçen pazar Taksim'de bulundum yine,şu Yeşilçam Sokağa gelmeden önce büyük bir AVM inşaatı vardı hani o bitmiş eşşek kadar olmuş.Cadde dar diye kafamı kaldırıp da bakamıyorum komik oluyor :D göya içeride virgin mağazası da olacak deniyordu ama pek AVM merkalısı olmadığım için içeri girip kasmadım.Ancak işim olursa bakarım o da uğradım diye.
 Ne denir?


Eğitimi nasıl düzgün bir raya oturturuz diye düşüneceğimize veya planını yapacağız yerine biz köy enstitülerini kapatalım.Onun yerine bu işi özel şirketlere verip gelin destek olun kampanyaları yaptırtalım,giderek körelelim.Belki bu gidişle bir yerlere geliriz,para belki çok şeyi satın alabiliyor ama doğru kullanılmadığı taktirde sizi en dibe doğru yozlaştırıyor.

 Çarşamba-Perşembe (30-31 Mart)


Konser-Monser olarak yine Babylon'dan.Fredrika Stahl ablamız o güzel gırtlağıyla bizi şenlendirecek fazla aksiyonlu bulmadığımdan gitmeyi düşünmüyorum ama sesi çok tatlı evde sakinleşmek için dinleyeceğim bayanlardan birisi oldu.Size güzel bir parçasını da takdim edeyim;



bir de şu olsun


Sanırım bir bayanın yanına böyle bir şovalye ya da kahraman gerekli.Bu hayat tecrübesinde yorgun bir süreç,sevdiğiniz bunun için değerse ne ala :)



Fredrika Stahl - "Rocket Trip To Mars"  Mplay



 Değişik bir tat var


Müzik icra etmede yapılan çalışmaların çeşitliliğinden veya kullanılan enstrümandan,sözlerden,kurgudan diğerlerine göre hep bir farklılık var.Bana daha da ilginç gelen bir çalışma var; "Büyük Ev Ablukada" kendilerinin 12 tane yanlış hatırlamıyorsam tabi parçaları var ve hala bir albümleri yok,bu tabi kölenecek bir şey değil kendileri accaaaayip derecede eğlenceli bir grup.Adlarını çok duyuyordum fakat hiç dinleme fırsatım olmadı ya da içimdeki diğer ben (alter ego) dürtmedi beni.Geçen bir dinleyeyim dedim iyi ki de dinlemişim.Şarkılarındaki o alengirli sözler ve iç gıdıklayıcı sound yahu bu işi bizden birileri mi yapıyor dedirtiyor ve dinleyince de hakikatten kendinizi kaptırmamanız elde değil.

Efendim grup üyelerini de sizlere takdim edeyim zira isimleri de çok ilginç :D


Canavar Banavar
Afordisman Salihins
Bass Bariton
Ben Tek Siz Hepiniz
Galvaniz Gelbiraz
Balon Suyla da Dolar
Baksen Oyalama










BiL from Büyük Ev Ablukada on Vimeo.





favorim bu şarkı


Havadar



kayıtları nereden bulabilirim diye nette delirirken sitesinde altta "yolda dinlemek için" kısmına öküz gibi bakıyordum ama tıklamak aklıma gelmemişti.Üstüne üstlük adamlar şarkı sözlerini de içine dahil etmişler bende  sabah sözleri arayıp Itunes'dan yapıştıracaktım tam yapacakken,yahu bu sözler nereden geldi dememe vesile oldular kendileri;

http://www.buyukevablukada.com/

 Akıl fikir bağışlarınız bu[ara]ya

Dünya'nın hiçbir yerinde sanırım alışveriş sitelerinde mini forum kısmında bizim insanımız kadar tartışan veya olayları politik yönlere çeken olmamıştır sanırım.Yine Mart Ayı Ipod için App Store'dan bedava uygulama arıyorum baktım gitar için akort programı buldum yorumlara bakmak istedim hani kullanışlı mı? Diye neyse bakmaz olaydım kimisi AKP kimisi de CHP yorumları yapmış ulan alt tarafı gitar akort programı nerelere taşımışlar bizim manyaklar.Dedim işim biraz eğlence değil mi? Ekran görüntüsü de aldım,paylaşıyorum sizlerle :D
Tekrar hatırlatayım burası Apple firmasının Application (uygulama satın alma mağazası) Store :D




















Bu seferlik bu kadar herkes kendine çok iyi baksıııııııııııııııııııııııın.Umarım Büyük Ev Ablukada konserine gidebilirizzzzzzzzzzz.

19 Mart 2011 Cumartesi

Su gibi geçen ömrümüzden

 Bu Mart Ayı bana baya bir hızlı geçiş gibi geldi.Rüyalarım bile abuk sabuk,yok efendim darbe oluyor arabalı vapura tank geliyor ben kolyemi iskelede düşürüyorum falan.Sonra uyandığımda baktım arkası biraz açık kalmış :D tey Allaaaam ya.Neyse şu Mart Ayı içerisinde etkinliklerden çok Dünya üzerinde ve etrafımızda birçok şey oluveriyor bakalım nelermiş onlar;

Japonlardan örnek insanlık dersi


 Bildiğiniz üzere Japonya çok büyük bir deprem ile (11 Mart 8,9) sallandı deprem+tsunami felaketiyle neredeyse haritadan silineceklerdi.Kaybolan sayısının 10.000'e yaklaştığı söyleniyor.Bunlardan iz yok nedeni ise tsunaminin bu insanları alıp denizin derinliklerine götürmesi.Başlıkta belirttiğim konu ise Fukuşima'da bulunan nükleer reaktördeki tehlikelere karşı önlem almak için 70 kamikaze gençlere "Siz daha gençsiniz ve çocuklarınız olacak" sözleriyle örnek bir davranış sergilediler.Tesislerde bile bile ölümü göze alarak orada son görevlerini yapıyorlar.Biz de olsa biliyorsunuz yok ya bir şey olmaz bakın ben girdim siz de girin gibilerinden bir zamanlar Çernobil'de olanlar gibi bir takım absürtlükler başımıza gelirdi.

Not: Unutmadan şunu da ekleyeyim yağmurun şu sıralar ara ara bastırdığı günlerde mümkün olduğu kadar evde kalın veya şemsiye ile dışarıya çıkın.Havaya büyük oranda radyasyon yayıldı ve çok ciddi bir şekilde her yeri gezmeye başlıyor.Ben tabi özellikle güneş sonra bu güzel yağmuru görünce kendimi dışarıya atıyorum o da ayrı bir olay.


Son Haber (JAPONYA)
Reaktöre yakın yerden ıspanak örneklerinde radyasyon olduğu ortaya çıktı aynısı süt içinde geçerli.En kötüsü ise şebeke suyu da malesef radyasyonlu.Sanırım bu gidişle bir Ülkeyi kaybettik.




Paper Girl


Üretmek adına bir şeyler ama mantıklı ve göze hitaben güzel şeyler varsa aklınızda.Hemen çizim yaptığınız programlara veya bez afişinize ya da kalem kağıda sarılın.10 Mayıs Tarihine kadar rulo hailne getirilebilir şekilde en az iki kopya olmak üzere yaptığınız çizimler başkalarının ellerinde gezebilir,okunabilir,izlenebilir.Daha Detayını isterseniz buradan verelim,benim de aklıma iki tane çalışma geldi ben de yayınlamayı düşünüyorum ne kadar çok çoğaltırsanız o kadar kişiye ulaşır.

http://papergirl-istanbul.blogspot.com/


Yeşilçam için saygı duruşu


21-28 Mart tarihleri arasında Beyoğlu'na işiniz düşerse ve vaktiniz varsa,15:30'da film gösterilerine davetlisiniz.Sadece bununla da bitmiyor.Daha fazla detayı için kopyala-yapıştır olmasın;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25193082/

Bir derbi yaşadık


 Galatasaray-Fenerbahçe derbisi yaşandı 18 Mart Cuma günü TT Arena'da.2-1'lik bir skorla Fenerbahçe galip geldi.Bugüne kadar sahaya atılanlar arasında sidik torbası (İnönü'de şahit oldum),cep telefonları o takoz olanlar hani falan da filan ama rakı şişesi de oha dedirtti.Yani yakında meze falan gelirse paket olarak şaşırmam.Ne desem boş inşallah spor gün geçtikçe bu Ülke'de daha iyi yerlere gelir kültür seviyesi bakımından tabi ve mücadele+profesyönellik.

 Çünkü yaşadğımız yerde çok kavram karmaşası var.


Benden bu kadar,daha da aklınıza gelen olursa benle de paylaşırsanız sevinirim.Herkese şimdiden iyi haftalar.

14 Mart 2011 Pazartesi

Bakalım sıra sıra

 Bakalım bakalım derken bu yazıdaki haberleri biraz karışık vererek devam ediyoruz..

 Bundan sonra pek şaşırtmadıkça pek havalarla ilgili pek bir şey yazmak istemiyorum.Zaten küresel ısınmadan dolayı mevsimsel değişimler yaşandığından en gerçek örneğini bu mart ayında gördük,ikinci hafta başlayan şiddetli tipi ile karışık kar karşısında bizi de televizyon kanalları korkutmaya çalıştı.Yok efendim çok fena kar geliyor herkes alarma geçti de bilmem ne! Bu kadar hazırlığı yeminlen deprem için yapmıyorlar ve yapmıyoruz (Bakınız 17 Ağustos sonrası çeşitli yerlere konan konteynırların kaldırılması)

8.9 Japonya
 Yerin 24km altından gelen ve çoğunlukla doğu tarafı zarar gördü.Daha sonra bu da yetmezken ardına Tsunami geldi.Bu kadar şanssızlık olur dedirten bir felaketler zinciriydi.Bununla yetinmeyen katil dalgalar 500 km hızla Hawaii'ye ulaşmış.Japonya-Fukuşima bölgesinde ise nükleer reaktörde basınç normalin üstüne 1,5 kata ulaşmış.Şu anda insanlık açısından en büyük sıkıntı bu ve bir de elektrik tabii ki de.Google ise buradakilere çok büyük bir iyilik yapıp,depremde yakınlarından haber alamayanlar için özel sayfa oluşturdu.
 Radyoaktif sızıntı tehlikesine karşı halkına iyot dağıtan hükümeti de ayrıca kutlamak lazım.Başkaları olsa sözüm onlara direk ölüme terketmişti.Aynı olayların Sinop'ta kurulmuş bir nükleer merkezde olduğunu düşünüyorum da Türkiye çoktan bitmişti şimdi.
 Umarım bundan sonra Japonya yeniden yaşanılacak yer olmaya devam eder yoksa sadece ölü bir yer yüzü olarak kalacak.


ABC News Before-After olayına girmiş fotoğraflarla.Pek iştah açıcı görüntüler yok ama değişik bir çalışma ve bakmak isterseniz;
http://www.abc.net.au/news/events/japan-quake-2011/beforeafter.htm


Erdil Yaşaroğlu'na sorularım var!


Diyenlerdenseniz,sıkı durun info@erdilyasaroglusohbetleri.com'a (ilk 200 kişi mail'i ile sınırlı) mail attığınızda şanslı kişilerden olursanız Taksim-Bronx Pi sahnede sorularınızı cevaplayacak.Yanında DJ Kaan Sezyum'da cabası :)




Imogen Heap'den günlükler



Sesine bayıldıklarım listesinde yer alan bir diğer isim olan Imogen Heap 4. Stüdyo albümü için yeniden kapandı.Kapandı ama yine öncekiler gibi günde bir veya birkaç günde bir bize neler olduğunu kısa videolar eşliğinde anlatacak.En hoşuma gidenleri de doğadan kaydettiği sesler kısmı oldu.





Kendisinin gerçekten de sıradışı bir dünyası var bu albümde sizin payınızın olmasını istiyorsanız siteye çeşitli sesler yükleyebiliyorsunuz ve oylayabiliyorsunuz.Bunun için;
http://heapsong1.imogenheap.com/14/index.html


Video klip içinde aynı şeyler geçerli elinizde farklı görüntüler var ise bunları da yüklemek için,ama durun! Öncelikle bir Vimeo sitesine ait üyelik bulunmak zorunda ;) Bunun için de;
http://heapsong1.imogenheap.com/17/index.html

Bu kısımda da teker teker hangi gün neler yaptığını izleyebilirsiniz.Oldukça eğlenceli :)
http://heapsong1.imogenheap.com/keys/index.html

Ana sayfası;
http://heapsong1.imogenheap.com/index.html

Sonuç olarak çok değişik bir albüm olacağa benziyor,hep beraber bekleyeceğiz ve göreceğiz ama bunun sonunda inşallah geçen sene olduğu gibi İstanbul Modern'e tekrar gelip bize o güzel sesiyle şarkılarını söyler.

Blogspot buraya yumruk havaya!!!






Geçtiğimiz günlerde Digiturk'ün bazı futbol yayınlarının yasadışı bir şekilde blogspot üzerinden yayınlandığığnı gördüğünde sanırız ki çılgına döndü ve şimşek hızında bir kararla yeni sansür haberi geldi.Milyonlarca kullanıcısı olan blogspot servisinin kullanıcıları da şoka uğradı.Zaten youtube faciasını yeni atlatmışken şimdi de bunu görmek gerçekten de içler acısı.

 Yasaklar yerine çözüm üreten bireyler ne zaman olacağız çok merak ediyorum.Sonumuz hayır ola.Neyse ki yeni haberleri okuduğum üzere,sansür bu ay sonuna kadar kalkacakmış.

 Bu formatlara daha ne kadar katlanacağız?

Her geçen gün Tv kutusuna düşen aptal programlar ve yarışmalar bir kenara dursun diziler aldı başını gidiyor.Hatta bununla ilgili bir de yazılar döktürmüştüm o yüzden fazla girmiyorum yine.Tek sıkıntım yeni bir abukluk görmem o kadar.Zaten kimliğini kaybetmiş bir toplum ortaya  çıkıyor bunu daha da çirkinleştirmek,eğlenceden başka bir şey olmasa gerek.Gelinim olur musun? ve buna dahil başka salak yarışma formatlarına yeni bir tanesi daha eklenecek: "Eski Eşim Nikah Şahidim" adlı bir program.Ülkemizde umarım yayınlanmaz öncelik olarak diğer Ülkelere pazarlanma stratejisi var.Bildiğiniz üzere dışarıda ne tutuyorsa,bizde de ona ilgi var mantıklı olsun veya olmasın.


İpin ucu çoktan kaçmış,ne dediğimi aşağıdaki linke tıklayarak öğreneceksiniz.İzzet Pinto ile yapılan söyleşi;
http://www.milliyet.com.tr/-sira-disi-format-bulmak-sizi-cok-zengin-edebilir-/pazar/haberdetay/13.03.2011/1363487/default.htm


Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı