4 Şubat 2012 Cumartesi

Sinir Belirtisi olarak Olivia Dunham bakışı

 Şu okulların tatil olmasından sonra en çok neye sevindim biliyor musunuz? Ben bilmiyorum ne güzel trafikten yoksun yollar göreceğim diye sevinirken aniden destursuz kar yağışı gelerek yaşamı altüst etti iyi halt yedi. Kırk yılın başında bir bisiklet aldık anasını satayım onu da kullanamadık. Her ne hikmetse millet içindeki çocuğun turşusunu kurmuş ve bekletmiş bu günlere saklamış. Bakıyorum babam kadar herif belki de babama benzeyen herifler kardan adam yapıyorlar. Hatta eşşek kadar hani yap ulen ufak tefek gir evine yok, her şeyin irisi makbul hesabı. Çağımızda çoğu değişen şeylerden kardan adamlar da nasibini aldı. Eskiden gözler kömürden burun havuçtan olurdu, şimdi yaratıcılık en üst seviyede. T-shirt giydirmeler, peruk takmalar falan.

 Reklam: Blog içerisinde bahsi geçen anahtar kelimeleri yakalayan 4,5 kişi bizden ters koltuklu uçak bileti kazanacak.

 Her insanın duygularını farklı yansıttığı bir gerçek. Özellikle sinirlenme esnasında, kimi diş sıkar, kimi imalı bir bakış atar, kimi de bunlara gerek kalmadığını bilir yapıştırır bir tane. Benim bu içlerinden en korktuğum ise şu J. J. Abrams abimizin çevirdiği Fringe dizisinde oyuncu olan Ajan Olivia Dunham'ın bakışı. Öyle bir bakış yok, özellikle de bu bakışı yeni bir olay olduğunda veya araba başındayken atıyor ben tabi yusuflarda...

  Ablamız hep sinirli hep bir gergin arada rahatlasın diyeceğim yok o da olmuyor. Mesailer zaten yıpratıcı derecede yoğun, spor diyeceğim o da hak getire. Sgk + yol he bir de ticket olarak ajanlık iyi bir meslek mi orası tartışılır. Hayır arada ne bileyim st. patrick olsun şu olsun bu olsun git biraz dışarıda takıl yok. İlla gerecek illa gerecek.

 Bazen düşünüyorum aslında hak veriyorum ama sen gel paralel evrende sıkış. Senin ikizin milletle aşna fişne arayı yapsın, saçları koleston saç boyasıyla kızıla boyatsın, kızılkayalar'da ıslak yesin. Oh ne ala memleket. Anladım seni Olivia anladım. Haklısın aslında ama hani biraz gülsen güller açacak yüzünde ama nasıl dersen öyle olsun.





 Aslında Olivia'nın gazını alacak tek bir kişi var o da Peter Bishop abimiz. Efendi mefendi takılıyor ama Asmalı'da ne çıtırlar götürüyor bir görseniz :)

30 Ocak 2012 Pazartesi

Yaratıcılıkta sınır yok ama ...

 Milletçe nerde sivri zekalık var orada biz bitiyoruz ama birazdan anlatacağım olay gerçekten dahiyane hatta yurtdışından bile tam not almış.

 Sakın karşı komşuya sövmek için denemeyin ;)

 29/01/2012 Karşıyaka-Göztepe derbisi için Karşıyakalı tarafatarlar küfürlü pankart sokamayınca biraz düşünmüşler ve ortaya QR KOD olarak bilinen ve kameralı cep telefonları arasında rezervasyondan tutunda envai çeşit işleri yapmak için kullanılan kodu kullanmışlar.  Bunu merak eden Göztepe'liler de hemen fotoğraf çekip mesajın ne anlama geldiğine bakmak istediler :D işte sonuç ;


 İngiliz basını bu dahiyane fikri kendi taraftarları için de söyledi. Notunuzu Alın !

29 Ocak 2012 Pazar

Fantezilere sahip bir havayolu

 Bugüne kadar sayısız uçuş yaptım, reklamlarda gördüğümüz gibi çok ateşli hosteslerle karşılaşmadım ya da ne bileyim Avrupa'da uçakları o kadar övdükleri kadar  konforlu bulmadım. Hatta şöyle söyleyeyim Sicilya'ya geçerken uçağın içinde her şey parayla satılıyordu, ikramlık şekerler bile. Yuh anasını diyemedim Sicilya yani sıkıysa söyle sıkarlar topuklara.

 İş havayolu reklamlarına gelince ve haliyle müşteri çekmek istenince ne kadar erotiğe kaçabilirsiniz? Bilmiyorum ama birazdan görecekleriniz gerçek reklamlardan ibaret. Tabi bunu ne kadar etik bulup yayınladılar orası da işin tartışılacak boyutu.  Tabi bir yandan da şurasını da düşünmüyor değilim. Millet zaten akıllı işlere kafa yormuyor mesela televizyon ekranında tüm bilgisini sizlere sunan bir adamı mı izlemek ister çoğunluk yoksa güzel bir mankenin frikiğini mi? Cevaplar farklıdır tabi ama ikincisinin nereden baksan bir ay içinde daha çok ses getireceği tartışılmaz gerçeklerdir ( Boş beyin tartışmaları) tabi bu malzemeyi bulan ve kullanmak isteyen abiler veya her kimseler işin kaymağını da sanırım yiyorlar.

 Bundan sonrası için yorum yok tabi :D işinize nasıl gelirse ;)





27 Ocak 2012 Cuma

Bankalar Acımaz !

  Banka banka söyle bana senden daha çok müşterisini kazıklayan banka var mı bu Dünya'da?
Bu yazımızda başıma gelen ve başınıza gelen gerçek mağduriyet olaylarını isim vermeden renk esaslı olarak dile getirmeye çalışacağım. Amacım aman böyle yapın dikteleri değil en azından böyle oluyor hani aklınızın bir köşesinde bulunsun niteliği taşıyor.

 Öncelikle bankalar yaş tahtaya basmayacağı için kendi gelirlerini en üst düzeyde garanti altına almaları gerekmektedir. Bunun en canlı örneğini 2000 krizinde gördük. Çoğu finans şirketi ve banka battı. Bunun nedenleri arasında perde arkasından çevrilen işler yatıyordu, borsa ile iyi oynayan abiler devamlı dolarla oynamaktan milleti deli etmişlerdi. O zamanlar yine iyi anlaşması olan kişiler vadeli mevduat hesaplarının faizlerinden %15'lere kadar faiz yiyorlardı. Şimdi bu durum bankalara göre değişmekte olup %6-7 aylık faiz olarak değişiyor.

 Kredi kartı konusuna değinelim mesela. Renginden dolayı güvenli gelen bir banka yeşil. Bu bankada sağolsun b tipi likit fon ( getirisi az, riski düşük) ile baya işlem yaptım sağolsun sonra kredi kartına ihtiyaç duydum ama hiç çıkartmamıştım. Bir yerden başlamak gerekir diye başvurdum ama türlü saçmalıklar ortaya çıktı bunlardan bazıları;

 Hiç kredi kartınız yok, o yüzden çıkartamıyoruz! Neyse diyerek bu sefer o zamanlar yeni popüler olan öğrenci kredi kartına başvurayım dedim. Bu sefer de yine aynı bahaneyi sundular. Ya sabır diyerek Mavi bankaya başvurdum ve bir ay içinde kartım çıktı. Sonra yeşil bankanın ki çıktı. Neden?
 Kredi kartlarının genel merkezinde sicilimi düzenli ödeyen biri olarak gördüklerinden. Sonra bu takibe alınır bankalarca ve siz artık bir yeme dönüşürsünüz. Yani; maaşınız yüksek ise bankalar kredi için telefonlarınıza saldırır, kredi kartı limitlerinizin arttırımı için yine her ay olmasa da iki ayda bir aranırsınız. Daha sonra kredi kartı senelik ücreti çıkardılar. Zaten kart kullanımı- harcamadan dolayı türlü faizlerle ben bankaya ödeme yapıyorum ama bunu da kendilerine çıkar bularak eklediler. Önüne geçilebilinir mi? Çok detaylı konuşmak lazım.

 Aradan çok süre zarfı geçmeden emeklilik paketi sunmaya çalıştılar. Önce mantıklı geldi, daha sonra zaten bana ödenecek para için bile aylık bültenimde net bir ifade yer almıyordu. Sadece tahmini o sene sonunda alınacak tahmini para yer alıyordu. Yani bankanın size ne ödeyeceği para belli değil ve bunun belli kısmını yine sizden alıyor. Belki sağlık masraflarını karşılayan paketler daha avantajlıdır ama onları kullanmadım. İptal ettirdim ve gerçekten de yaka silkerek kurtulmuştum onlardan, bir ay geçtikten sonra kendi kendilerine paketimi aktive ettiler bağıra çağıra yeniden kapattırdım hatta şu ocak ayı içinde telefonum gün aşırı 444'lü müşteri hizmetleri ile taciz ediliyor.

Ülkeler'de işsizlik, ekonomik olarak düşüşü çok yankı getirecek şekilde haber yapmak, ülke içerisinde yaşayan bireyler için en büyük silah. Neden? Çünkü çoğu detayı bilmeyen insanlar, hemen durumu kabullenip psikolojik olarak da buna kafayı hazırlıyor. Ortada kriz olsaydı şu anda her ilçede (İstanbul için konuşuyorum) 5-6 tane alışveriş merkezi olmazdı. 2000 krizi ile orta seviyedeki iş merkezleri zarar gördü. Tekstilcileri başta olmak üzere çoğu kişi kepenk kapattı. Zengin daha zengin - fakir daha fakir oldu, uçurum büyüdü. 2000-2012 Senesindeki Ülke çapındaki otomobil sayısına bakın, yapılan dönem içi alışverişlere bakın. Grafik hep yukarıda.

 Son iki seneden beri de Altın üzerinde ciddi oynamalar yapılıyor 2012'ye girmeden önce Haziran-Temmuz aralığında altın 1900'leri bile görü hatta yılbaşına gelmeden 2000 olacak deniyordu ama ne oldu istemediler oldu bitti. Forex adı altında dijital borsacılık oyunu da Ülkemizde pek tutunamadı onun da nedeni haksız kazanç ve resmi olmayan şirketlerin bile bu işe girerek insanlardan aldıkları ilk katılım ücretleri olan 100$'ı cebe attılar tabi bunlar milyonlarca ve milyarlarca olunca siz hesaplayın.

Bankanın eşeğini sağlam kazığa bağlamasının en büyük örneği kredi faizleri ile diğer hizmetleri. Yine bunu örneklendirecek olursak. Misal olarak 5,000TL Kredi çektiniz tüm masrafları ile geri ödemeli bu rakam 6.000TL oldu banka bunun bir kısmını diğer işlemlerine kullanıyor, diğer geri kalan parayı da o bankada vadeli hesap açan kişiye bankanın size vermiş olduğu faiz olarak kullanıyor. Ortada hiç zarar yok değil mi? :) Güzel ve basit oyunlar bunlar.

 Daha 2005'de veya öncelerinde sokak sokak kredi kartı çıkartalım diye milletin yakasına yapışan çalışanların standları nerede?  Diye sormak istiyor insan bazen.

 Kredi kartının çalınmasından sonra müşterinin en büyük görevi olan bankaya bildirim yapmasından sonra banka kartı iptal ediyor. Fakat neden kredi kartına ait bir sigortalatma işlemi diye bir şey çıkıyor?

 Kendi bankamda bankamatik veya kredi kartım bana öncelik olarak sıra vermeyecekse ne işe yarayacak?

 Kredi kartımın borcunu ATM'den yatırmak istediğimde tam para yoksa, bir kuruş fazla ödeme yapmak istediğimde bunu kabul etmiyorsa. Kısaca bu kadar ırza geçtikten sonra azıcık olsa kolaylık sağlamaması işin korkutucu boyutunu gözler önüne seriyor.

 Siz siz olun en ufak bir harcamanız bile olsa ince eleyin sık dokuyun.

Fikirler ölmez!

 Sanatçı kişilikteki insanların üretkenliği daha fazla. E abi tabi yani adı üstünde sanatçı üretmesi lazım. Tamam ama sanatçı olmayan insanlarda üretim bandında yerlerini alıyor, peki istediğiniz gibi mi? Bu seferki konum bilgisayar teknolojileri üzerine. Steve Jobs 5 Ekim 2011'de Dünya'ya gözlerini kapadıktan sonra Apple fanları için kara bir gündü. Fakat bu teknolojinin öleceği anlamına gelmiyordu.

 Ölümünden sonra bir sürü haber ortaya çıktı daha bu yayınlanacaktı yok iphone 5 çıkacak falan derken dedikoduların sonu kesilmedi. Fakat bunların yanında en ilginci Steve Jobs'ın edebiyat ve fotoğrafçılık alanında daha yeni şeyler yapmak istemesi vardı. Fotoğrafçılık bazında bir yenilik ise Lytro Teknolojisi. Lytro Teknolojisi nedir? 



 En kaba tabirle anlatmak gerekirse. Lytro kamera ile çektiğiniz fotoğraflara daha sonradan el ile müdahalede netleşme yapabiliyorsunuz. İsterse flu olsun, yine de başarılı bir iyileştirme sunuyor.




 Aşağıdaki demoda ise biraz pratiği gösteriliyor;


 Daha açıklayıcı bir video ise bu[arada]


 Apple her zamanki yenilik ilkesinden yola çıkarak yeni ürünlerinde, özellikle iphone'da bunu kullanmak istiyor. Bundan sonra konserlerde ve diğer etkinliklerde arkada bulanıklaşmaya sooooon :)

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı