11 Ekim 2010 Pazartesi

Ekspres Tren: Seal

 Oraya koştur,bu mekanı gez,yeri gelir o kişiyle röportaj,sıkılırım film izlerim,daralırım geceleri etkinlik peşinde koşarım,sacak basar bas bas şarkı söylerim,uçarım kısa film çekerim dalarım dalarım.Bünyem de bir yere kadar kaldırabiliyor bunları.Eğleniyorum aslında işin güzel yanı da bu :) hele hele sporun da verdiği destek de olmasa yerlerde sürünürüz.Konu fazla şekil değiştirmeden arada benim de kaçırdığım albümler ve etkinlikler oluyor.Mesela Ozzy ve Scorpions'ın konser detaylarını yazamadım ki büyük bir üzüntü :( iş yerinden sevdiğim ve hemen hemen müzik camiasından aynı kültürleri benimsediğim bir arkadaşıma bir teklif yaptım gel sende bir şeyler yap ama sadece yap değil bizi tamamlayacak bir iş olsun dediğim de o da beni kırmadı ve ona da "Ekspres Tren" bölümünü verdim.Bundan sonra Ekpres Tren bölümü bana ait değil ve bir yorum katacaksam da onu belirteceğim :)
 
Seal 6:Commitment
 Soul müziğin son kralı olarak bilinen ve güzeller güzeli Heidi Klum’un eşi Seal’in 6.albümü Commitment 20 eylülde yayınlandı.Albümün single’ı Secret 13 eylülde yayınlanmıştı.Albümün prodüktörlüğünü David Foster gibi müziğin önemli bir isminin yapması albümü cazip kılan bir nokta.Zaten David abimizin müzik dünyasında el atmadığı ünlü nerdeyse kalmamıştır.Bunların arasında bir çok isim yer alıyor; Cher,Celine Dion,Mariah Carey… diye devam eder..Zaten Seal kardeşimizde onun hakkında söylediği şu sözlerle ona ne kadar güvendiğini beyan etmiştir: ‘’David’den “Commitment”ın yapımcılığını üstlenmesini istedim, çünkü o çok uzun zamandan beri stüdyoda beraber çalıştığım en inanılmaz insandı. Dünyada Foster’ın yapabildiğini yapan başka bir yapımcı olduğunu düşünmüyorum. O eşsiz bir insan...”.Albüm gerçekten güzel bir çalışma zaten bu zamanda güzel bir soul albümü bulmanız Türkiye’de ucuz domates bulmak gibi buldun mu alacaksın.Son olarak Seal abimiz gerçekten müziği gibi güzel bir insandır. Hatta son verdiği İstanbul konserinde de bunu görmüştük ne zaman sahneye çağırdık geldi tekrar söyledi konser saatini bile aştı aynı şarkıları tekrar bile söyledi.Çok güzel bir jest olmuştu ve inşallah tekrar gelir.
 Yeni Haberlerle görüşmek üzere ;)

8 Ekim 2010 Cuma

Aç-Kapa Vana (Şöyle ola ki...)

 Bu sabah işe sırılsıklam gelmenin siniri bir yana (Sağolsun hava şartları) neye sinirleneceğimi de şaşırdım gerçi.Bir yandan hafif koşuşturmacalar,bir yandan kurulanmaya çalışma çabaları...
 En sonunda bir oh diyerek bilgisayar başına geçtim pek futbolla aram yoktur ama face'de ilk defa bir oyuna sardım bola neyse uzatmayayım.Haberlere bakayım dedim günlük yoksa kendimi bildiğin cıbıldak hissediyorum sanat için de değil he.Bir haber gözüme takıldı neredeyse çıkaracaktı o derece.Haberde diyordu ki; Sıkıntıdan 10 cm'lik vana yutmuş.Nası yani?Dedim kendi kendime.Kafada şalterler atmaya yakındı,kendime gelmem lazımdı,neşeli şeyler düşündüm mesela; kuşlar,böcükler ve bir adet sahil kasabası.Sonra kendime geldim ve irdeledim pek de ?!@rik bir konu değil ama mallığın son noktası olarak gördüm.Hatta bir ara jüri özel ödülü verecektik ama kargo çok para tutar diye vazgeçtik.Hala detaylara giremedim farkındayım.

 Van'da mide ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırılan kadının bağırsağında 10 santimetre uzunluğunda vana kolu çıkmış.Olay gerçekten de çok büyük bir soğukkanlılıkla anlatılıyor.Hatun kişi sıkıntıdan yutmuş göya :D töbe töbe.Bir de üzerine doğal yollarla dışarıya atılması beklenmiş.Yahu günümüzde de döte girilen şemsiye zor açılıyor vana nasıl çıksın be sevgili ve saygı bazında tavan yapmış canlarım benim he he sorarım size şimdi bu satırları yazarken saat 23:00 aşşağıda komşu mesela kafa zikiyor niye? Matkapla duvar deliyor bak haberi de mındar etti içine etti yazamıyorum.
 Ya kadın ne derdin vardı da bu kadar efkarlandın?Bileydim ben sana bir koli rakı yollardım valla.Hani hiç olmazsa daha acısız olurdu,şaftın kayardı falan.Nasıl bir fantezi anlamadım.Herhalde kavanoz üzerine oturan adamdan sonra en çok hatırlayacağım haberlerden biri de bu oldu.Yok bir de Karadeniz'de evin camından buzdolabı atan elemanlar vardı o best of.Bu ise yine gönlümüzün birincisi :D

7 Ekim 2010 Perşembe

Araya sıkışanlar (Etkinlik)

 NUBLU ISTANBUL
 Ekim etkinlikleri için geniş çaplı bir bülten hazırlamıştık efenim arada da ufak tefek ama çok eğlenceli etkinlikler oluyor yani.Evet önce şundan bahsedelim Nublu artık İstanbul'daaaaa! Evet bunu ilk olarak Amerika'da ki arkadaşımdan duyunca inanamadım,dedim dalga geçiyor herhalde.Sonradan öğrenince aa hakkat ya valla açılmış dedik.Nublu nedir efendim?




  Nublu,İlhan Erşahin'in (Tıklayın) 7 sene önce New York East Village'da açtığı bir caz bar.Konsept olarak New York'da tek kendisi.Biz de tamam rock,metal falan ama cazın o güzelliğini her yerde bulamıyoruz.Nimet gibi düştü,çıkageldi istanbul'a.Bu[ara]da ki resimler New York mekanından.Ben 25 Eylül 2010 Akbank Caz festivalinden sonra bağlanmak istedim fakat artık ayaklarım ritim tutmaktan bir hal olduğu için kalamadım ama gideceğim zamanı iple çekiyordum diyecekken.Bir etkinlik haberi ile yerimden fırladım; İlhan Erşahin's İstanbul Sessions 13-14-15-16 Ekim tarihlerinde Nublu İstanbul'da.Mekanı göremedim haliyle ama haftaa kesinlikle bu etkinlik kaçmaz.Akbank Caz festivalinde bir de yeni bir parça çalmışlardı,onu da Alp Ersönmez'den bilgi alarak aktarıyorum buraya o da eğlenceli bir parça bu Nublu kaçmaaaaaaaz :D Freeeeedom çalacak yine oh oh :)
Detaylı bilgi için;
 
 
 
Oldies but Goldies aaaaabi 

  Eski jenerasyonda farklı bir elektrik var ve ufaklıktan beri o zamanlara karşı müzik olarak bir kulak aşinalığım da vardı şimdiki popları sevmem mesela (Türkçe olanlar) yabancı olarak da hep eskileri seviyorum.Diyeceksiniz ki yahu zaten büyüyene kadar zaten 90'ların ortasında olduk.Olsun yine de az buçuk eski jenerasyonundanım :) 2,5-3 seneden beri eskiye dönüş partileri yapılıyor ne kadar tutuluyor veya tutulmuyor hiç bilmiyorum bende evimde kendi yaptığım arşiv bazında kendi kendime koparım ara ara :) ama hep sağlam bir organizasyona da sulanmak istemişimdir.Neyse gün doğdu yine,babylon'da 16 Ekim'de Oldies but goldies var gitmeyi kafama koydum bakalım neler olacak neler? :) Hoşçakalın bol eğlenceli bir ay diliyorum

Oldies but goldies için daha fazla detay;


3 Ekim 2010 Pazar

Arada oluyor böyle şeyler

 Böyle yazmayı bırakmıştım ve kendime söz verme derecesine gelmiştim sadece vazgeçmiştim ama baktım ki bu mallıklar yanımdan geçiyor veya birebir beni buluyor.Bazen güzel detaylar olduğu gibi abzürdizm (Evet dötümden uydurdum) detayları da oluyor hafiften dumura uğratıyor beni fazla detaya inmeden ufak ufak yazayım;

 * Facebook kullanıcısıyım itiraf ediyorum,özellikle de eski takım arkadaşlarımı bulmak için açmıştım.Arada bir göz atıyorum sayfaya.Kullananlar biliyor artık her şeyin orada da boku çıktı.Şimdi de ilişki durumunu onaylayan bir çoğunluk nasıl desem komite var.Mesela bilmem ne bilmem ne ile ilişkide,alta bakıyoruz 8-10 kişi like yapıştırmış hemen evet evet bunlar mutluluk komitesi.

 * En son taze yaşadığım olay U2 konser dönüşüydü.En önde sıradayız otobüs bekliyoruz eleman hoop kız arkadaşı ile atladı önümüzden bindi.Bende yüksek tonda millete bak ne sıra biniyor ne başka bir şey.Sonra eleman arkaya geçince o da kendi halinden bu ülkede öne geçmek için birilerine çakacaksın dedi.İşte o anda şalterler koptu delikanlı bakışı :D değilde hakikatten sayko mu ne oldum bir göz göze gelişimiz var yanımdaki arkadaşım dürttü.Ben yine gerçek bir örnek vererek bağırarak söyledim.Nedense Türk Erkeklerimiz yanında bayan olunca aslan kesiliyor onu da anlamış değilim dediğimde cep telefonuma mesajınız iletildi raporu geldi rahatladım.Evet böyle malesef en azından benim baıma gelenler,kimse kusura kalmasın ama sözüm bu özellikle otobüs olayına değil.Çift olanlar hep aslan kesiliyor bir mütevazilik yok.Erkek Bodyguard ya anasını satayım her Allah'ın günü Sezercik aslan parçası olarak geziyor.

 * Sonracığıma yine U2 günü bir şey daha anladım gerçi daha önce anlamıştım da o gün daha iyi bir kavradım.Bir ilişkide eğer erkekseniz ve konsere gitmişseniz ayvayı yarım yediniz tam olarak ne zaman yersiniz?Konser bitiminde.Hani ünlü üstadın bir örneği vardı ya,erkeklerin gerzek görevlerinden biri tuvalette beklemektir diye :D konserde de yalı kazığı sendromu adını verdiğim durum oluyor.Nasıl mı?
 Erkek 1.90 cm civarlarındadır;
 -Aşkım ben göremiyorum,lakin biliyorsun boyum 1.20
 - E n'apalım güzelim?
 Kız gözlerini Shrek filmindeki kedi gibi pörtleterek;
 - Omzuna alsana beni :)
 Hoooop kız omuzlardadır artık ve konserin temposundan da kendinden geçmektedir.Yukarda her şey güzeldir.Buzdağının gözüken kısmı sonuçta ama aşşağıyı kimse görmez :D Erkeğimiz hafiften Squat dediğimiz ağırlık çalışma setine başlamıştır ve konser bitiminde en saçma soru gelir;
 - Canım konser çok güzeldi değil mi?
 -Valla ben Squat çalıştım bir de pek bir şey göremedim biliyorsun.
 Bayan kişi ipleri iyice gerer
 -Ay senle de hiç bir yere gidilmiyor,zevk almıyorsun!
 Böyleeee uzar gider :D

 * Son zamanlarda tüketiciler olarak Cep telefonu operatörlerinin sinyal azlığı yani çekiyor çekmiyor durumlarından şikayetçiyiz ama aklıma şey geldi.Şimdi 3G olayı devreye girince eskiden 3g yoktu tamam çekmeyen bölge yine vardı fakat baz istasyonları artık eskisinden daha meşgul ve daha fazla yere sinyal göndermeye çalışıyor.Bana bazı yerlerde çekmemesi normal geldi.

 * Mantık ve sonuç ilişkisini hep irdelemişimdir.U2 konserinde Red Zone bölümündekiler konser bitiminde ne hayır yaptıklarını sonradan öğrendiler.AIDS hastalarına gitmiş paraları.Güzel fakat Teoman ve birçok kişinin oraya içme ve performans izlediğine %200 eminim.Keza Tayyip'de Ipod'u (Kırmızı Ipod) alırken anlamamıştır.Canım canım :D

 * 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası burnumun dibinde oynanıyor.Gidemiyorum maçlara,kıçımı kaldırsam bir :D bizim olayımız daha önceki yazımda da anlattığım gibi makyaj.Şampiyona bitince kimse basketbolun B'sini ağzına almayacak ahanda buraya yazıyorum.

 * Devamlı arkeloglar kazı çalışmaları yapıyorlar abidik,gubidik şeyler buluyorlar.Biri de dese ya ahanda "Eski Bizans dölü bulundu" ahuauhauh :D ne yarılırım ama ya.Evet iğrencim ama ne yapayım? :D

 * Hollanda'ya gidesim geldi yine ahh ahh şu kapalı havalar beni benden alıyor.

 * 12 Eylül 2010 öncesi Evet-Hayır çatışması ve Trükiye Basketbol Şampiyonasında Sırbistan'ı yendik havalarda uçuyoruz.12 Eylül 2010 Sabahı saat 06:00 suları facebook sayfama bakıyorum millet bir ateşli bir milliyetçi ki bende haykırıyorum ve herkes Sırbistan maçını konuşuyor herkes bir gazla ABD maşına bakıyor.Saat 19:00-20:00 suları Hayır kesimi ve ben ümitleri sönük ve Tayyip'e sataşmalar :D tek uğraş var akşam ABD maçı onda da yeniliyoruz son çırpınışlar kupa töreninde yuhlamalar.13 Eylül 2010 Pazartesi herkes hiçbir şey olmamış gibi. Evet-Hayır-Basketbol unutulur.Geçici heveslere kapı açmak pek adetim değil bu benim gözlemim :)

 * Yorgunum daha etkinlik haberleri,konserler ve mekan tanıtımları ve gözlem için davetlerim var herkes kendine iyi baksın.Royksopp yeni albüm çıkarmış onu da tanıtacağım tanıtana kadar dinleyin çok hafif olmuş yatarken anne sana ninni okusun moduna giriyorsunuz.Bkz (Tanıtmışım)

* 24/09/2010 tarihi öğlen saatleri mölökberry telefonumun sim kilidini açtıracağım bizim orada bir tane telefoncu buldum.10 dakka beklerseniz hallolur dedi hay hay dedim ama ben böyle telefoncu görmedim hani kasap olur ne bileyim balıkçı olur kedi esnafı girer çıkar kapıda yalanır.Ulen dingonun ahırına dönmüş bütün kediler masalarda geziyor,girip-çıkıyor tam komedi adam telefon tamir edecek kediler makarena dansı yapıyor ama müzik yoktu :D

* Geçenlerde de salak salak işlerle uğraştım.Etiler-Ulus tarafının yollarını karıştırırım hep hele şimdi trafikte patladığından hiç mi hiç nerden giriliyor yok nereden kısa yol beyin şeyliği geçiriyorum :D anladınız siz.Neyse bizim iki yabancı oyuncuya ev gösterilecekmiş haydaaa sabahın 6:30'unda kalk sen kafayı yedim sonra o ev öyle de böyle de içeride daha farklı varmış da oraya gittik yok boyaları özelmiş Gebze'den gelmiş de ev nefes alıyormuş da beynim kuru temizlemecilerdeki ütüler gibi oldu.Sonra hala devam ediyor,yataklar özel üretimmiş baya büyükmüş ulan baktım da benim evdekinin aynısı pek bir büyüklüğünü göremedim :D boya konusuna gelince zaten yeni firmaların çoğu artık bunu üretiyor.Yok İstanbul'da ki en iyi evmiş falan :D ahuaua koptum orada hani görmesem sen gel abi benim kaldığım evleri sana göstereyim,bırak ağzı düşer dötü.

* Hayal kuruyordum önceleri,güzel hayaller sonradan bir kafama dank etme sesi ile bunların çalışarak yapılacağını biliyordum.Yapacağım çünkü hayallerimi gerçekleştirmek için çalışıyorum.

* Havaları anlayamıyorum eskiye nazaran tabi.Her gün kapşonlu polarımı taşımaktan bıktım.Gerçi akşamları rahat oluyor hani :)

* Akıllı insanın hasretini çok uzun zamandır özlüyorum

* Bıyıkla aram pek iyi değildir genelde değişik sakal şekilleri denerim,bırakırım.Hacı'ya bağlamam kendimi ama geçen sene bıyık bırakayım dedim anam herkese mi farklı gelir yahu.Her gören "Ay ne bileyim bi değişik olmuş" tepkisi ile kafamdaki koyunlar birleşti sanki eylem yapıyordu.Bu sene yine bıyık bırakayım dedim akabinde sakal ama gel görki bu seferde anam benzeten benzetene yahu görürsün hı der geçersin.Çevremde Yunanistan'ın ortaya çıkardığı Kardak Adası kadar ses getirmese de kafam bu benzetmelerle doldu taştı sıkıldım.Yok efenim: Abraham Lincoln,Prens Faysal :D , Papaz,Johnny Depp en son  bi tane arkadaş geldi "Ya oğlum bu ne hal?" Artık umuramıyordum direk tepkisini bekliyordum.Sonra bir ara yine aynı tepki geldi ve ya bir şeyi merak ettim ne göze batan var söylesene dediğimde yine bir başka acayip cevap geldi "Ya abi bu bıyıklar farklı olmuş" Nasıl? Dedim ve yine ilginç cevaplar bekliyordum bu sefer de "Tiyatrocu gibi olmuşsun dedi"  :D bıyık bırakma ile tiyatrocu olunuyorsa valla ben Pala'ya bağlarım.Hayatımda sanırım en çok bu kadar çok kişiye benzetildim.Bari iyi birilerine benzetselerdi.

* 03/10/2010 saat 20:50-20:52 suları tam müzik dinlerkene sağlam bir artçı vurdu ama nasıl bağırdığımı hatırlamıyorum.Eller ayaklar tir tir titriyor nasıl attım kendimi dışarı bilmiyorum.Meydanı turladım bi evime girdim hala kendime gelebilmiş değilim

* Akabinde turlarken akşam saatlerindeki minibüslerin ışıkları dikkatimi çekti.O duyguyu bende yaşamıştım kimi şoförler mor ışık takıyorlar dışarıdan baktığınızda bir pavyon (seyyar pavyon) havasına girmiş gözüküyor.Sadece bizde var sanırım

 Neyse bu kadar uzunluk yeter artık yayınlama vakti diğer malzemeleri de gelecek zamanlarda yayınlarım efendim.

1 Ekim 2010 Cuma

Haydi gel içeliiiiim (Mekan-Tanıtım)

 İnsanların şu bir kaç senedir işten arta kalan vakitlerinde kendilerini sokağa atma ve mekan bulma iştahı baya kabarmış gibi gözüküyor çünkü Taksim artık kaldırmıyor.İğne atsan yere düşmez bur[ara]da geçerli :) Tanıtım köşemizde bu sefer bir mekan tanıtacağım sizlere.Taksim'de Tomtom mahallesi,tosbağa sokak'da yer alan Küçük Meyhane şu sıralar gerçekten çoğu kişinin özlediği bir konsepti yerli yerine oturtmuş gibi gözüküyor.Galatasaray Lisesinden aşağıya doğru inerken sağda Ara Cafe'nin oradan girdiniz mi o yolu düz takip edin hiç bir yere sapmadan tam aşağıda sağda kalıyor.Dışarıdan göründüğü gibi değil,her şey ayrıntılarda gizlidir ya işte burası tam orası.O sıcaklığı ve samimiyetin buluştuğu bir yer.Özellikler haftasonu tomtom sokak hınca hınç dolu yürüyecek yer içkinizi yudumlamak içn yaslanacak duvar bulamıyorsunuz.Küçük Meyhane'de ise günlerden özellikle de cumartesi ise değmeyin oradakilerin eğlencesine.Canlı fasıl ve rakı kültürü bu[ara]da işte.Hani bar ortamında al eline içkini dans dans dans bir yere kadar zaten muhabbet edecek pek bir ortam pek oluşmuyor.Meyhane öyle mi ama ilk dublelerden sonra insanlar hemen kaynaşmaya başlıyor,her kesimden insan ve konular uzadıkça uzuyor üstüne muhabbete doyum olmuyor.Yeni yeni insanlarla tanışıp kaynaşıyorsunuz :) İşte bunların hepsi Küçük Meyhane'de.
 Yemeklere,içkilere ve mezelere gelelim efenim.Yemeklerde yok yok tek tek saymaya kalkarsam baya uzun sürer.Alkol öncelikle tabi ki Rakı ve mezeleri mezeler arasında favorim havuç tarator ve alternatif içeceğiniz bira ve şarap.Web sitesinde yazılanlardan çok daha fazlası var ve inanılmaz lezzetli.Hatta ilk hamsili pilav'ımı da eski konsepti olan yine aynı yerde ama adı Sinope'de yemiştim.On numara hamsili pilavı var.Hepsi birbirinden güzel baya ağzınızı sulandırdım galiba.Eğer muhabbetin dibine vurmak veya haftasonun canını çıkarmak istiyorsanız ve bunları da güzel ağız tadıyla pekiştirecekseniz.Doğru adres Küçük Meyhane,hepinizi bekliyorve burayı tavsiye ediyorum.Canlı Fasıl da cabası ;)

Siz Beğendiniz ;)

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı